
Geçici haciz bu davanın yerini tutmaz
İhtiyati haciz, mal hâlâ borçlunun malvarlığındayken ve kaçırma riski varken mahkemeden istenen geçici kayıttır. Devir tamamlanmışsa şerh, artık başkasının tapusuna borçlunun malıymış gibi yazılmaz.
Şikâyet yolu da ayrıdır. İcra müdürlüğünün haciz veya tebliğ hatası icra şikâyeti ile konuşulur. Üçüncü kişiyle yapılan sözleşme, müdürlük evrakı değildir.
Alacaklım ödemiyor yazısı tahsil sırasını anlatır. Bu sayfa yalnızca elden çıkarılan tasarrufun iptal kapısını konuşur.
Dava açılmadan bakılan koşullar
Kanun, iptal davasını elinde geçici veya kesin aciz belgesi bulunan alacaklıya açtırır. İflasta iflas idaresi ve kanunda sayılan hâller ayrı sıfat taşır. Belge yoksa “içeride mal kalmadı” izlenimi dava şartı olmaz.
Uygulamada ayrıca alacağın gerçekliği, takibin kesinleşmesi ve iptali istenen işlemin borçtan sonra yapılması aranır. Bu ön koşullar, iptal sebebinin kendisi değildir. Ön koşul tamamlanmadan yakınlık veya düşük bedel tartışması erken kalır.
Aciz belgesi, satışın bitmesini her dosyada beklemez. Haciz tutanağının aciz niteliği ile paylaşma sonrası kesin belge aynı evrak değildir. Hangisinin bu davada işe yaradığı dosya aşamasından okunur.
Hangi işlemler iptal tartışmasına girer
İvazsız tasarruflar ile bağışlama sayılan işlemler ilk gruptur. Alışılmış hediyeler dışarıda bırakılır. Ölçü, aciz belgesi, aciz niteliğindeki haciz tutanağı veya iflasın açıldığı tarihten geriye doğru kanundaki süredir. Güncel metin bu geriye dönüşü bir yıl olarak yazar. Eski iki yıllık anlatı, değişiklikten önceki dosyalar için ayrıca kontrol edilir; yeni işlemde ezbere iki yıl kullanılmaz.
Yakınlar arasında gerçek bedel ispatlanmayan devir, borçlunun verdiği şeye göre pek düşük bedelli sözleşme, ömür boyu gelir, intifa veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi bağışlama sayılabilen hâllerdendir. Karine, karşı tarafın ispatıyla sarsılabilir.
Aciz hâlinde kanunda tek tek sayılan işlemler ile alacaklılara zarar verme kastıyla yapılan işlemler ayrı bentlerdir. Kast, “borçlu zor durumdaydı” cümlesiyle kurulmaz. Karşı tarafın bu durumu bilmesi veya bilmesini gerektiren açık emareler o bentte ayrıca aranır.
Kanun, tasarrufun yapıldığı tarihten başlayan beş yıllık hak düşürücü süre de öngörür. Süre dolunca dava açılamaz. Beş yıl ile bir yıllık geriye dönüş aynı takvim değildir; biri işlemin yaşını, diğeri aciz tarihine göre hangi bağışların kapsama girdiğini ölçer.
Hüküm malı nereye bırakır
İptal, tasarrufu herkese karşı yok hükmünde saymak zorunda değildir. Amaç, alacaklının o mal üzerinden alacağını tahsil edebilmesidir. Üçüncü kişi iyiniyetliyse ve bedel ödemişse sonuç, muvazaalı aile devriyle aynı kurulmaz.
Davalı, kural olarak borçlu ile lehine tasarrufta bulunulan kişidir. Yalnızca borçluya açılan dava, tapuyu elinde tutanı bağlamayabilir.
Kabul kararı, satış bedelinin sıra cetveline kendiliğinden yazılması demek değildir. Tahsil, haciz ve paylaşma usulüne döner. İptal, ihtiyati haciz teminatının iadesi de değildir.
Sonuç
Tasarrufun iptali, elden çıkarılmış malı alacaklıya karşı geri konuşturan davadır. İhtiyati haciz, istihkak ve şikâyet bu kapıyı açmaz. Aciz belgesi, işlemin türü ve hak düşürücü süre birlikte aranır. Genel çerçeve icra ve iflas hukuku sayfasındadır. Resmî dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu. Tapu tarihi ve aciz evrakı olmadan “devir batıldır” denmez.