
Nakit döngüsü tıkanınca masadaki cümleler sertleşir: “iflas ilan edelim” veya “konkordato ile toparlanırız”. İkisi aynı kapı değildir. Konkordato, borcun silindiği bir af tablosu değil; kanunun çizdiği usulle alacaklılara sunulan bir yapılandırma denemesidir. İflas ise kural olarak tasfiye yoludur. Karışıklık, hem borçluyu hem alacaklıyı yanlış bekleyişe sürükler.
Bu metin, konkordatonun ne olduğunu, mühlet ve komiser düzenini, alacaklı konumunu ve iflastan farkını genel çerçevede anlatır. “İşletme kurtulur” vaadi yoktur. Sonuç; proje, oylama, mahkeme onayı ve mali gerçekliğe bağlıdır. Alan özeti icra ve iflas hukuku sayfasındadır. Şirket organları ve temsil ticaret hukuku ile kesişir.
Konkordato nedir?
Konkordato, borçlunun vadesi gelmiş borçlarını ödeyememesi veya ödeyememe tehlikesi altında mahkemeden mühlet isteyerek alacaklılarıyla bir proje üzerinde uzlaşmaya çalışmasıdır. Proje; vade, tenzilat, taksit veya benzeri düzenlemeler içerebilir. Uzlaşma, kahve masası anlaşması değildir. Kanun, alacak kaydı, komiser raporu, oylama eşikleri ve mahkeme onayını arar.
Başvuru, iflasa tabi borçlular ve kanunun izin verdiği diğer kişiler için açıktır. Her esnaf veya her tüketici bu yola giremez. Başvuru evrakı — mali tablolar, alacaklı listesi, proje taslağı, varlık envanteri — eksikse geçici mühlet bile tartışmalı kalır. “Nakit bitti” cümlesi dilekçe yerine geçmez.
Konkordato iyi niyet ve gerçekleşebilirlik varsayımına yaslanır. Mal kaçırma, sahte alacak üretme veya sermayeyi bilerek eritme iddiaları, mühletin kaldırılması ve cezai boyutu ayrı konuşturabilir. Bu yazı ceza rejimini genişletmez; yalnızca usulî riski işaret eder.
Mühlet, komiser ve alacaklılar
Mühlet, icra baskısını belirli süre ve koşullarla durduran koruma evresidir. Geçici mühlet, ilk süzgeçtir; kesin mühlet, projenin olgunlaşıp oylanacağı asıl dönemdir. Süreler kanunda sayılır ve değişebilir; ezbere ay sayısı yazmak yerine güncel metin kontrol edilmelidir. Mühlet borcu silmez. Faiz, rehin ve imtiyaz tartışmaları proje metninde ayrıca durur.
Komiser, mahkemenin atadığı denetçidir. Malvarlığını inceler, tasarrufları izler, alacak bildirimlerini değerlendirir ve rapor yazar. Komiser, taraflardan birinin vekili değildir. Talimata aykırı satış, ipotek veya ödeme, sürecin erken bitmesi tartışmasını açar. Alacaklı, alacağını belgesiyle bildirmezse oylamada ve projede zayıf kalabilir.
Alacaklılar kurulu, belirli eşikleri aşan dosyalarda sürece katılır. Rehinli, imtiyazlı ve adi alacaklı aynı sandıkta oturmaz. Oylama gücü, alacağın niteliğine göre değişir. Ticari alacak nasıl tahsil edilir? yazısındaki belge disiplini, konkordato kaydında da işe yarar: faturasız, sözleşmesiz bakiye, komiser nezdinde tartışılır.
Mühlet sırasında yeni ilamlı veya ilamsız takip açmak kural olarak sınırlanır. İstisnalar — özellikle bazı rehinli ve kamu alacakları — kanunda saklıdır. “Her icra durdu” cümlesi, karar metni okunmadan kurulmamalıdır.
İflastan farkı
İflas, malvarlığının tasfiye edilerek bedelin sıra cetveline göre dağıtıldığı yoldur. İşletme çoğu dosyada dağılır; faaliyetin sürmesi istisnadır. Konkordato, faaliyetin mümkün olduğunca sürmesini ve alacakların projeye göre tahsilini amaçlar. Amaç, sonuç tablosu değildir. Proje reddedilirse veya mühlet kalkarsa iflas kapısı açılabilir.
Alacaklı için iflas, masaya yazılmak ve tasfiye payı beklemektir. Konkordato için alacaklı, projeyi okumak, oylamak ve onay sonrası ödemeyi izlemektir. Tenzilat içeren proje, iflastaki muhtemel paydan kötü olmamalıdır; mahkeme bu ölçütü tartışır. “Konkordato her zaman daha kârlı” varsayımı, rakamsız durmaz.
Borçlu için iflas, tasarruf yetkisinin daralması ve organların yerini iflas idaresinin almasıdır. Konkordatoda borçlu, komiser denetiminde faaliyetine devam edebilir; fakat serbestçe mal kaçırma alanı değildir. İki yol da itibar ve kredi ilişkilerini etkiler. Bu etki, hukuki sonuç vaadi değil, fiilî bir olgudur.
Süreç adım adım nasıl işler?
Tipik akış şöyle düşünülebilir:
- Mali tablonun ve vadesi gelmiş borç yükünün dürüstçe çıkarılması
- Konkordato talebi ve geçici mühlet belgelerinin hazırlanması
- Mahkemenin geçici mühlet ve komiser kararı
- Alacaklılara ilan, alacak bildirimi ve inceleme
- Kesin mühlet değerlendirmesi; uzatma veya kaldırma ihtimali
- Projenin yazılması, alacaklılarla müzakere ve oylama
- Mahkemenin onay veya ret kararı
- Onay sonrası ödemelerin izlenmesi; ihlâl hâlinde yaptırım
- Red veya başarısızlıkta iflas ve tasfiye tartışması
Her adım kendi itirazını üretir. Geçici mühlete itiraz, alacak kaydına itiraz, proje oylamasına itiraz ayrı usullerdir. “Bir kez mühlet çıktı, iş bitti” yaklaşımı alacaklıyı da borçluyu da yanıltır.
Ankara’daki ticaret ve icra pratiklerinde de aynı ulusal çerçeve geçerlidir. Yerel iş yükü rapor ve duruşma temposunu etkiler; oylama eşiğini tek başına değiştirmez.
Geçici mühlet talebi, mahkemenin evrakı şeklen tam görüp görmemesine bağlıdır. Eksik envanter, güncel olmayan bilanço veya alacaklı listesindeki bariz boşluk, talebi daha ilk günde zayıflatır. Mahkeme, geçici mühleti verirken kayyım benzeri ek tedbir de düşünebilir; bu, her dosyada otomatik değildir. Borçlunun günlük olağan faaliyet dışındaki tasarrufları — taşınmaz satışı, yeni rehin, bağlı şirkete kaynak aktarımı — komiser veya mahkeme iznine bağlanabilir. İzinsiz işlem, hem mühletin kaldırılmasını hem tasarrufun akıbetini konuşturur.
Alacak kaydına itiraz, komiser incelemesi ve mahkeme kararıyla yürür. Sahte veya şişirilmiş alacak, oylama dengesini bozar. Borçlunun yakınlarına yazılmış faturasız bakiyeler bu yüzden sık denetlenir. Alacaklı da kendi kaydının kısmen kabulünü görünce sessiz kalmamalıdır; itiraz süresi ilan ve tebligata bağlıdır. Kayıt kesinleşmeden proje oylamasına gitmek, sonradan çoğunluk tartışması açar.
Borçlunun günlük nakit yönetimi, mühlet boyunca da fatura ve bordro gerçekliğine bağlıdır. Komiser, olağan faaliyet ile olağandışı tasarrufu ayırır. Personel ücreti ve zorunlu işletme gideri çoğu dosyada faaliyetin sürmesi için konuşulur; bağlı kişiye kaynak aktarımı ise ayrı okunur. Bu ayrım, “mühlet var, her ödeme serbest” algısını bozar.
Kimleri ilgilendirir ve hangi riskler vardır?
- Nakit sıkışıklığı yaşayan, iflasa tabi şirketler ve yetkili organları
- Fatura veya ilam alacağını mühlet duvarında gören tedarikçiler
- Rehinli banka ve finansman alacaklıları
- Kefil ve imza sirkülerindeki temsilciler
- İşçiler ve kamu alacakları (imtiyaz sırası ayrı okunur)
Borçlu açısından risk, mühleti zaman kazanma oyunu sanmaktır. Gerçekçi olmayan proje, hem onaydan döner hem itibarı zedeler. Alacaklı açısından risk, ilanı kaçırıp kayda geçmemek veya projeyi okumadan kabul etmektir. Tenzilat, “biraz indirim” olmayabilir; vade yıllara yayılabilir.
Başvuru yetkisi, şirket esas sözleşmesi ve organ kararıyla bağlıdır. Yetkisiz imza, talebin sıhhatini tartışmaya açar. Bu, ticaret hukuku kesişimidir.
Dikkat edilmesi gerekenler
- Mühleti borcun silinmesi sanmayın
- Komiser talimatını iç yazışma gibi geçiştirmeyin
- Alacağı belgesiz “bakiye” diye bırakmayın
- Rehin, imtiyaz ve adi alacağı aynı sepete koymayın
- İflas ile konkordatoyu duygusal etiketle seçmeyin
- Oylama eşiğini ezbere yüzdeye bağlamayın; güncel metne bakın
- Mühlet kalkınca duran takiplerin uyanacağını unutmayın
Konkordato, kanuni bir yapılandırma usulüdür. Faaliyetin sürmesi amaçlanabilir; alacaklı onayı ve mahkeme kararı olmadan sonuç bağlanmaz. Kurtuluş veya tasfiye garantisi bu metinde yoktur.
İflasın ertelenmesi, rehin ve işçilik alacakları
Eski iflasın ertelenmesi kurumu, yürürlükteki konkordato rejiminin yerini tutmaz. Benzer koruma hissi verse de evrak, mühlet ve oylama başka bir kanuni omurgaya bağlanmıştır. “Eskiden erteleme alırdık, şimdi de aynı” cümlesi dosyayı yanlış belgelerle açtırır. Güncel yol, konkordato talebi ve komiser denetimidir.
Rehinli alacaklı, mühletten adi alacaklıyla aynı şekilde etkilenmez. Rehnin paraya çevrilmesi, kanundaki istisnalar ve mahkeme-komiser talimatıyla sınırlı yürüyebilir. Rehin açığı, oylamada adi alacak gibi konuşulabilir; açığın hesabı proje metnini değiştirir. Banka kredisini “mühlet durdurdu, teminat bitti” diye okumak çoğu dosyada eksik kalır. İpotek, rehin ve teminat mektubu ayrı ayrı envantere yazılmalıdır.
İşçilik alacakları ve kamu alacakları, imtiyaz sırası nedeniyle proje tenzilatından farklı etkilenebilir. Ücret, kıdem ve ihbar kalemlerinin konkordato içindeki yeri, güncel madde metnine göre kontrol edilmelidir. İşçi, mühleti “alacak silindi” sanmamalı; kayda geçmeyen işçilik alacağı oylamada zayıf kalır. Kamu alacağı istisnası da ezbere “her vergi durur” cümlesine sığmaz.
Alacaklı konkordatosu, borçlunun kendi talebinden ayrı bir kapıdır. Belirli alacaklılar, kanuni şartlar oluşursa borçlu aleyhine konkordato isteyebilir. Bu yol, nakit krizini borçlunun inisiyatifine bırakmama ihtiyacından doğar. Şartlar ve yeter sayı, dönemsel düzenlemeye bağlıdır; sabit eşik ezberi yerine güncel metin bakılmalıdır.
Proje ihlâli — vaat edilen taksidin ödenmemesi, mal kaçırma, gerçeğe aykırı tablo — onay sonrası yaptırım doğurur. Yaptırım, projenin feshinden iflas tartışmasına kadar uzanabilir. Onay, “artık rahatız” cümlesi değildir; ödeme takviminin fiilen işlemesidir. Komiser veya alacaklı bu ihlâli mahkemeye taşıyabilir.
Başvuru evrakındaki mali tablolar, bağımsız denetim ve envanter, geçici mühletin eşiğidir. Şişirilmiş alacak, gizlenmiş bağlı şirket borcu veya sahte stok, hem reddi hem sonraki sorumluluğu konuşturur. Organ kararı ve imza sirküleri, talebi şirket adına kimin açtığını gösterir. Yetkisiz imza, ticaret hukuku kesişimidir.
Son çerçeve
Konkordato, nakit krizini mahkeme ve alacaklılar önüne taşıyan bir usuldür. Mühlet zaman verir, komiser denetler, proje oylanır, mahkeme onaylar veya reddeder. İflas tasfiye; konkordato yapılandırma denemesidir. Deneme başarısız olabilir. Alacaklı için kayıt ve oy, borçlu için dürüst tablo ve gerçekleşebilir metin omurgadır.
Bu yazı genel bilgilendirmedir. Somut mali tablo, rehin yapısı ve güncel kanun maddeleri olmadan yol seçilmez. Değerlendirme dosyaya göre değişir. Beklenti, vaat cümlesiyle değil; ilan, rapor ve oylama tutanağıyla kurulmalıdır.