
Belge hangi aşamada çıkar
Alacaklı haciz talep eder, mal araştırılır, varsa satış ve paylaşma yürür. Mal çıkmazsa veya bedel yetmezse müdürlük belgelendirme yapabilir. Belge, takibin ilk evrakı değildir. Araştırmanın sonucudur. Araştırma tutanağı yoksa belge, tahminle düzenlenmiş sayılmaz. UYAP özeti ile belge aslı çelişirse asıl evrak esastır. Özet satırı, müdürlük kaşesinin yerine geçmez.
Geçici belgelendirme, henüz satış tamamlanmadan şu an mal görünmüyor fotoğrafıdır. Kesin belge, paylaşma sonrasına bakılır. Paylaşmada kimin ne aldığı sıra cetvelinden okunur. Aciz, kalan alacağın belgesidir. Kalan satır yazılmadan kesin belge, bütün alacağı karşılamamış gibi ilan edilmez. Kısmi tahsilat, belgenin kapsamını daraltır. Tamamen ödenen kalem için aciz belgesi istenmez.
Alacak neden ayakta kalır
Aciz belgesi, alacağın düştüğünü yazmaz. Sonradan ortaya çıkan maaş, miras veya tapu, yeniden haciz tartışması açabilir. Bu tartışmanın süresi, belgenin türüne ve dosyadaki kayda bakılır. Bu metin o süreyi gömmez. Süre eklenmez. Faiz ve masraf, belgedeki asıl alacakla birlikte okunur. Belge satırı, bakiye hesabının yerini tutmaz. Kalan alacak satırı, yeni mal çıktığında hangi kalemin ayakta olduğunu gösterir. Satır yoksa yeni haciz, bütün dosyayı yeniden kurmuş sayılmaz.
Borçlu, belgenin temize çıktım anlamına geldiğini sanmamalıdır. Kredi, tapu ve üçüncü kişi ilişkilerinde belge, sicile işlenen başka kayıtların kopyası değildir. Üçüncü kişi, belgeyi görmeden borcun bittiğini varsayamaz. Alacaklı da belgeyi, yeni mal öğrenildiğinde takibi yenilemenin önünü kapatan bir feragat sayamaz. Öğrenme, dosyaya giren belgeyle gösterilir. Gösterilmeyen duyum, yeni haciz sebebi diye tamamlanmaz.
Komşu kayıtlar
Haczin nasıl uygulandığı haciz başlığında durur. Borçlunun bildirimi mal beyanı başlığında durur. Paylaşmanın kendisi sıra cetveli başlığında durur. Tacir borçluda iflas kapısı iflas davası başlığında, tasarrufa karşı yol tasarrufun iptali başlığında durur. Bu kayıt yalnızca tahsil umudunun belgelenmesini ayırır.
Hangi evrak yan yana gelir
Okunan belge, aciz belgesinin aslı, haciz tutanağı ve kapak dökümüdür. Tebligat, belgenin alacaklıya veya borçluya gidip gitmediğini şerhten ayırır. Şerh yoksa tebliğ varsayılmaz. Dilekçe, geçici mi kesin mi istendiğini yazmalıdır. İkisini aynı sonuç sanan dilekçe, aşamayı karıştırır. Karar veya daire yazısı, belgenin hangi alacaktan düzenlendiğini göstermelidir. Başvuru, hacizde mal bulunup bulunmadığını tutanakla taşımalıdır. Sözleşme, alacağın kaynağını gösterebilir. Sözleşme, aciz belgesinin yerine geçmez. Fatura, borç kalemini gösterebilir. Fatura, mal bulunamadığını kanıtlamaz. Sicil, sonradan çıkan tapu veya pay için okunur. Sicil, eski belgeyi kendiliğinden hükümsüz bırakmaz. Tutanak yoksa mal yok cümlesi kurulmaz.
Ankara icra avukatı aciz belgesini nereden okur
Ankara icra avukatı haciz tutanağını, belge aslını ve kapak dökümünü yan yana koyar. Ankara icra avukatı bu metne süre eklemez. Ankara icra avukatı aciz belgesini, borcu silen bir kayıt saymaz. Çankaya bürosu yetkili merciyi değiştirmez.
Belgenin çıktığı daire, dosyanın bağlı olduğu mercidir. Başka ilçedeki büro, o dairenin belgesini üretmez. Aslı görülmeden kesin veya geçici adı seçilmez.
Sonuç
Aciz belgesi, tahsil umudunun o andaki resmî fotoğrafıdır. Borcu silmez ve iflas davasını kendiliğinden açmaz. Ankara avukat aciz belgesine süre eklemez. Çerçeve icra ve iflas hukuku sayfasında durur. Dayanak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu haciz ve belgelendirme hükümleridir.