
İstemi kim imzalar
İflasa tabi borçlu, kendi iflası için mahkemeye başvurabilir. Başvuruyu alacaklı, borçlunun yerine doldurmaz. Gerçek kişide imza, istemi yazan borçluya veya temsil belgesindeki kişiye bağlanır. Vekâletname, hangi işe yetki verdiğini kendi metninden gösterir. Metinde bu başvuruyu kapsayan yetki yoksa yetki, tahsilat cümlesinden genişletilmez. Şirkette dilekçe, yetkili organın kararını taşır. Tutanak yoksa istem, alacaklının faturasıyla açılmış sayılmaz.
Tutanakta unvan ve kararın konusu okunur. Konu, iflas istemi veya borca batıklığın mahkemeye götürülmesi diye yazmıyorsa alacaklı o konuyu kendisi eklemez. İmza sirküsü, kimin şirketi temsile yetkili olduğunu gösterebilir. Sirkü, mahkemenin istemi kabul ettiğini yazmaz. Ticaret sicili, unvanı ve merkezi gösterebilir. Sicil, başvurunun kabul edildiğini de yazmaz. Sicil çıktısı ile dilekçe çelişirse çelişki durur. Çıktı, eksik organ kararının yerine yapıştırılmaz.
Kimlerin iflasa tabi olduğu iflas davası başlığında durur. Bu metin o listeyi ve davanın açılış adımlarını yeniden yazmaz. Merci, karar başlığından okunur. İcra dairesinin kapısı, bu istemin mahkemesi değildir. İcra dosya numarası, iflas isteminin esas numarası sanılmaz. İki numara yan yana duruyorsa ikisi de yazılır. Biri diğerinin yerine çizilmez. Alacaklı, icra müdürlüğünün kapı numarasını mahkeme adı diye okumaz.
Alacaklının dava evrakı bu kâğıtta aranmaz
Alacaklının iflas davası, alacaklının kendi dilekçesi ve takip evrakıyla kurulur. Borçlunun isteminde ödeme emri, depo ve alacaklı sıfatı aranmaz. Bu üçlü, borçlunun kâğıdına yapıştırılmaz. Çek veya bono ile yürüyen özel iflas yolu da bu istemin adı değildir. Senet, borçlunun başvurusunu kendiliğinden o yola çevirmez. O yolun adımları burada yazılmaz. Senedin fotokopisi dilekçenin ekinde duruyorsa ek, dayanak olabilir. Ek, davanın türünü değiştirmez.
Alacaklı, borçlu istemiş diye davacı olmaz. Taraf sıfatı, karar metnindeki haneden okunur. Hane boşsa veya hanede borçlu yazıyorsa alacaklı, davayı kendisi açmış sayılmaz. Karar iflası açmamışsa alacaklı, borçlunun dilekçesini kendi davası gibi kullanamaz. Dilekçedeki alacaklılar kelimesi, belirli bir alacaklıyı davacı yapmaz. İsim dilekçede geçse bile geçiş, taraf sıfatı kurmaz. Sıfat, kararın taraf hanesindedir.
Fatura, cari hesap özeti veya sözleşme, alacağın belgesi olabilir. Belge, istemi alacaklının davasına çevirmez. Birden fazla alacaklı aynı faturayı taşıyorsa her biri, borçlunun dilekçesiyle davacı olmuş sayılmaz. Her alacaklının kendi takip evrakı, kendi dosyasında aranır. Bu istem dosyası, o evrakın arşivi değildir. Ortak bir vekil, evrakları tek zarfta birleştirmiş olsa da birleşme, tek dava kurmaz.
Karar çıkmadan masa konuşulmaz
Dilekçe, iflasın açıldığı anlamına gelmez. Açılma, mahkeme kararında yazar. Karar yokken iflas idaresi kurulmuş varsayılmaz. Karar varsa bile alacaklının tutarı o kararda kabul edilmiş değildir. Tutar, dayanak ve sıra, karar cümlesinden çıkmaz. Karar iflasın açılmasına diyorsa açılma o cümleyle sınırlıdır. Cümlede alacak kabulü yoksa kabul eklenmez.
İflas açılmışsa alacaklının okuyacağı iş, aynı davayı ikinci kez kurmak değildir. Alacağın yazılması iflas masasına alacak kaydı başlığındadır. Duyuru, ayrı bir ilan metnidir. Bu dilekçe ilanın yerine konmaz. İlan örneği dosyada yoksa örnek, dilekçe tarihinden üretilmez. Haczin akıbeti haciz düşer mi başlığındadır. Kefilin kapısı iflas edenin kefili başlığındadır. Bu kayıtlar, borçlunun dilekçesini açıklamaz. Dilekçe, haciz tutanağını veya kefalet imzasını okumuş sayılmaz.
Kararın gerekçesi uzun, hüküm fıkrası kısa olabilir. Alacaklı, fıkrada olmayan idareyi gerekçeden kurmaz. Fıkra iflası açmıyorsa gerekçedeki ödeyememe cümlesi açılma yerine okunmaz. Ara karar, kesin açılış sanılmaz. Ara kararda iflasın açıldığı yazmıyorsa açılış varsayılmaz. Tensip, duruşmayı veya eksik evrakı söyleyebilir. Tensip, iflas kararı değildir. Eksik evrak listesi, alacağın kabul listesi değildir.
Erteleme ve konkordato bu dilekçenin adı değildir
Borçlunun kendi istemi, yürürlükten kaldırılmış iflas ertelemesinin devamı diye okunmaz. Erteleme talebi, bugün açılan dosyanın adı değildir. Dosya kapağında erteleme kelimesi eski bir evraktan kalmışsa o kelime, yürürlükteki yolu geri getirmez. Eski kapak, yeni istemin hükmü sanılmaz. Hüküm, yeni kararın fıkrasından okunur. Alacaklı, eski kapağı bugünkü bir kapı diye kullanmaz.
Konkordato projesi de bu dilekçenin kopyası değildir. Proje varsa o dosya ayrı okunur. Proje yokken erteleme varmış gibi hüküm kurulmaz. Proje duruyorsa proje, iflas isteminin eki diye bu metne taşınmaz. İki dosya numarası varsa iki numara yazılır. Alacaklı, konkordato mühletini bu iflas dilekçesinin içinden çıkarmaz. Mühlet kelimesi dilekçede geçmiş olsa bile geçiş, projeyi bu istemin hükmü yapmaz.
Organın borca batık şirket için mahkemeye gitmesi, alacaklının dava dilekçesi hâline gelmez. Bu gidiş, yürürlükten kalkmış ertelemenin yerine yazılmaz. Borca batıklık raporu, organ tutanağının eki olabilir. Rapor, alacaklıların sırasını kurmaz. Rapordaki tutar, masaya kabul edilmiş tutar değildir. Rapor yoksa batıklık, alacaklının beyanıyla tamamlanmaz. Beyan, organ kararının boşluğunu doldurmaz.
Alacaklı hangi üç satırı yan yana koyar
Alacaklı üç satırı yan yana koyar. Karar iflası açmış mıdır. İstemi borçlu mu yazmıştır. Merci hangi mahkemedir. Merkez, sicildeki kayıttan okunur. Şube adresi, mahkeme adını tamamlamaz. Şube, işlemin yapıldığı yer olabilir. Yetkili mahkeme, şube tabelasından seçilmez. Üç satırdan biri eksikse alacaklı, dosyayı kendi lehine sonuçlanmış saymaz. Eksik satır, diğer iki satırla doldurulmaz.
Tebligat, kararın kime gittiğini şerhten gösterir. Şerh yoksa öğrenme varsayılmaz. Tebligatın borçluya gitmesi, alacaklıya da gitmiş saydırmaz. Alacaklının kendi şerhi yoksa alacaklı, kararı öğrenmiş varsayılmaz. Elektronik tebligat çıktısı duruyorsa çıktıdaki muhatap okunur. Çıktıda muhatap yoksa muhatap eklenmez. Dilekçe tarihi, ilan metninin yerine geçmez. Tarih, istemin yazıldığı anı gösterir. Tarih, masanın kurulduğu an değildir.
Birden fazla alacaklı aynı borçluya bakıyorsa her alacaklı kendi belgesini ayrı tutar. Ortak bir dilekçe taslağı, hepsini davacı yapmaz. Bir alacaklının takibindeki ödeme emri, diğerinin evrakı değildir. Vekiller aynı büroda olsa da dosya numaraları karışmaz. Büro içi not, mahkeme kararı değildir.
Sicil, şube ve organ tutanağı
Sicil kaydı, şirketin unvanını, merkezini ve temsilcilerini gösterir. Kayıt, iflasın açıldığını göstermez. İflas şerhi sicile işlenmişse şerh, kararın sicildeki izidir. Şerh yokken sicil, iflası duyurmuş sayılmaz. Şerh varsa şerh, alacağın kabulü değildir. Şerhteki tarih, alacaklının kendi kaydının tarihi sanılmaz. Unvan değişmişse eski unvan ile yeni unvan alt alta okunur. Eski unvan, yeni kararın borçlusu diye kendiliğinden silinmez. Hangi unvana karar verildiği, karar başlığından okunur.
Organ tutanağı, toplantıya katılanları ve alınan kararı yazar. Katılanların listesi yoksa liste uydurulmaz. Karar, mahkemeye başvurulmasına diyorsa başvuru o cümledir. Cümle borçlar görüşüldü deyip başvuruyu söylemiyorsa başvuru, görüşme cümlesinden çıkarılmaz. Tek imza, organ tutanağının yerine kendiliğinden geçmez. İmzayı atan kişinin bu başvuruyu yapma yetkisi sirkülerde veya tutanakta duruyorsa o kayıt okunur. Kayıt yoksa yetki tamamlanmaz.
Şube müdürünün yazısı, merkez organının tutanağı değildir. Şube yazısı, alacaklıya bilgi verebilir. Yazı, şirketin iflas istemi sayılmaz. Yazıda ödeyememe denmesi, mahkeme başvurusu değildir. Başvuru, mahkemeye sunulan dilekçe ve organ kaydıyla okunur. Sunulmuş dilekçe dosyada yoksa dilekçe varmış gibi metin tamamlanmaz. Alacaklının elindeki e-posta, sunuş yerine konmaz.
Sonuç
Borçlunun istemi, alacaklının iflas davasının kopyası değildir. Karar yokken masa yoktur. Karar, alacağı kabul etmiş sayılmaz. Yürürlükten kalkmış erteleme, bugünün kapısı diye okunmaz. Çerçeve icra ve iflas hukuku sayfasındadır. Dayanak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu metnindedir. Karar ve organ tutanağı için iletişim kaydı durur.