
Salon satırı saati de taşır
Çağrıda mahkeme, gün, saat ve salon aranır. Salon, koridor alışkanlığıyla seçilmez. Ankara’da birden fazla adliye binası olsa da merci, çağrının başlığındaki mahkemedir. Hangi binanın hangi odası olduğu, bu başlık ile salon satırından okunur. Büronun bulunduğu semt bu satırı değiştirmez. Satır boşsa bir önceki celsenin odası yazılmış kabul edilmez. Esas numarasıyla kaleme sorulur. Sorulmadan girilen oda, tutanakta görünen celse değildir. Kalemin söylediği oda, yeni bir kâğıtta veya tutanakta durmuyorsa eski salon satırı kalkmış olmaz.
Saat, duruşmanın başlama saatidir. Tebliğ şerhindeki tarih, kâğıdın ulaştığı gündür. İki tarih aynı işi görmez. Tebliğ gününü celse saati sanmak, başka günde kapıda bırakır. Şerh okunmadan yokluk anlatılmaz. Şerhteki saat ile çağrıdaki saat çelişiyorsa çelişki gizlenmez. Hangisinin celse saati olduğu, çağrı metnindeki duruşma satırından okunur. Tebliğ şerhi, duruşma saatini kendiliğinden değiştirmez. Yokluğun sonucu sanık duruşmaya gitmezse yazısındadır. Bu sayfa, gidilmemesinin ne sonuç doğuracağını kurmaz.
Çağrı birden fazla sayfaysa salon ve saat her sayfada aynı mı bakılır. Bir sayfa başka saat yazıyorsa iki saat aynı cümlede eritilmez. Hangi sayfanın tebliğ şerhini taşıdığı not edilir. Şerh taşımayan sayfa, tek başına yeni saat ilan etmez. Sayfa numarası yoksa hangi yaprağın eksik kaldığı, eldeki yaprak sayısından yazılır. Eksik yaprak, salon varmış gibi doldurulmaz.
Sıfat satırı sanığı ayırır
Aynı adliye, sanığa, tanığa, müştekiye ve katılana ayrı kâğıt çıkarabilir. Sıfat satırı, hangi hazırlığın yapılacağını gösterir. Sanık yazmıyorsa sanık gibi dosya okunmaz. Tanık yazıyorsa bakılacak yer tanıklık çağrısı yazısıdır. O yazı, tanığın kendi kâğıdını anlatır. Bu sayfa o kâğıdın yükümlülüğünü üstlenmez. Tanık kâğıdındaki yemin ve çekinme satırları, sanık çağrısına taşınmaz.
Müşteki veya katılan olmak, sanık sorgusu demek değildir. Şikâyetçi sıfatı, duruşmada isnat edilen kişiyle aynı hak setini taşımaz. Çağrı bir sıfat, tutanak başka sıfat yazıyorsa ikisi aynı cümlede eritilmez. Dosyadan hangisinin güncel olduğu istenir. İstenmeden sıfat seçilmez. Çağrıda ad doğru, sıfat başka kişiye ait görünüyorsa fark, kâğıttaki ad satırı ile sıfat satırı yan yana yazılarak sorulur. Fark giderilmeden sanık hazırlığı o kâğıda kurulmaz.
Birden fazla sanık varsa çağrı, hangi sanığın adına çıktığını ad satırından gösterir. Başka sanığın çağrısı, sizin salon saatiniz değildir. Ad satırı eksikse eksik ad, dosyadaki sanık listesinden tahmin edilerek tamamlanmaz. Liste, çağrının yerine konmaz. Çağrı ile listedeki ad örtüşmüyorsa örtüşmeme, duruşmadan önce dosyaya yazılır.
İddianame çağrının eki değildir
Çağrı, ne zaman nerede olunacağını söyler. İddianame, hangi fiilin hangi suç adıyla mahkemeye geldiğini söyler. Ekte iddianame yoksa suç adı, çağrıdaki bir kelimeden tamamlanmaz. Esas numarasıyla iddianame alınır. Alınmadan savunma iskeleti kurulmaz. İddianamenin hangi fiili hangi sanığa bağladığı, iddianamenin kendi paragraflarından okunur. Paragraf yokken fiil, çağrıdaki kısa kelimeden kurulmaz. Kısa kelime ile iddianamedeki ad farklıysa fark, iki metin yan yana durur. Fark, çağrıdaki salon satırını silmez.
Bazı suçlarda kanun, duruşmada müdafi bulunmasını ister. Bu gerek, isnadın niteliğinden çıkar. Çağrıda müdafi adı boş diye celse kalkmış olmaz. Boş satır, zorunluluğu da silmez. Hangi suçta müdafinin zorunlu olduğu bu sayfaya liste halinde yazılmaz. Liste, iddianame ile kanun yan yana konulunca görülür. Müdafi adı çağrıda yazılıysa ad, o satırdan okunur. Yazılı ad ile duruşmaya gelen müdafi farklıysa fark, tutanağa geçmesi için söylenir. Söylenmeden ad değişmiş sayılmaz.
Savcılık ifadesi soruşturma tutanağıdır. O tutanak duruşmada okunabilir. Okunması, cümleyi mahkeme önündeki savunma yapmaz. İfade öncesi çerçeve ifade vermeden önce yazısındadır. İfadeden sonraki soruşturma adımı da ifade sonrası yazısındadır. İfade tutanağının fotokopisini salonda okutmak, yeni bir savunma cümlesi kurmaz. Savunma, mahkeme önünde söylenen ve tutanağa geçen sözdür. Tutanakta yoksa yok diye bırakılır.
İki kâğıt iki saat gösterirse
İlk çağrıdaki gün ile sonra gelen kâğıttaki gün çelişirse, tebliğ şerhi bulunan sonraki kâğıt esas alınır. Ezberdeki eski saat, yeni kâğıdı düşürmez. Şerh yoksa hangisinin sonra çıktığı tahmin edilmez. Tahminle gidilen saat, mahkemenin tuttuğu saat değildir. Telefonla saat değişti denmesi de şerhin yerine geçmez. Yeni saat, yeni kâğıtta veya tutanakta durur. Durmuyorsa eski satır silinmiş sayılmaz. İki kâğıdın esas numarası farklıysa her biri kendi dosyasına aittir. Numaralar benzese bile mahkeme adı farklıysa salon, başlıktaki mahkemeden okunur.
Celseye kimlik belgesi götürülür. Belge, sıfatı kanıtlamaz. Esas numarası, mahkeme adıyla birlikte okunur. Başka dosyanın numarası bu salonu açmaz. Kimlik belgesi yokken içeri alınmakta zorluk çıkabilir. Çıkan zorluk, çağrıdaki sıfatı değiştirmez. Sıfat yine kâğıttaki satırdadır. Görüntülü katılımın talebi ve tutanak kaydı bu kontrolün içinde anlatılmaz. O ayrım SEGBİS ile duruşma yazısındadır. Talep yazılmış olsa bile kabul, duruşma tutanağında görünmeden salon kalkmış olmaz.
Dosyadan istenecek örnek
Çağrı, salon ve saati söyler. Savunmanın hangi fiile kurulacağı, iddianame örneği gelmeden tamamlanmaz. Örnek istenince dilekçe, çağrıdaki mahkeme adını ve esas numarasını yazar. Numara okunmuyorsa okunmuyor denir. Başka dosyanın fotokopisi bu numaranın yerine konmaz. Önceki celse tutanağı varsa onda yazılan saat, eldeki çağrıyla çelişebilir. Çelişki, iki kâğıt yan yana konarak sorulur. Önceki tutanak, yeni çağrının tebliğ şerhini silmez. Şerh yeni kâğıttaysa yeni kâğıt esastır. Tutanakta sanığa söz verildi yazıyorsa bu cümle, henüz gelmemiş celsenin savunması değildir. Gelecek celsede söylenecek söz, o günün tutanağına geçmeden kurulmuş sayılmaz.
Çağrıda duruşmanın konusu kısa bir kelimeyle yazılmışsa kelime, iddianamedeki suç adının yerine geçmez. Kelime dilekçede olduğu gibi tekrarlanır. Tekrar, vasıf seçmek değildir. Vasıf, iddianame geldikten sonra iddianamenin kendi cümlesinden okunur. Gelmeden liste halinde suç adı yazılmaz. Kapıda asılı liste, çağrıdaki saatle çelişirse yazılı çağrı durur. Liste, tebliğ edilmiş yeni bir kâğıt değildir. Listeyi gösteren görevlinin sözü de tutanak yoksa saat değiştirmez. Celseye girildiğinde esas numarasının o salonda okunduğu, tutanaktan anlaşılır. Tutanak başka numarayı yazıyorsa fark o anda söylenir. Söylenmeden fark, hiç girilmemiş saydırmaz. Fark tutanağa geçmemişse geçmemiş diye dosyaya yazılır. Çağrıda duruşmanın açık veya kapalı olacağına dair bir satır varsa satır olduğu gibi okunur. Satır yoksa celse kapalıdır diye tamamlanmaz. Kapalı celse kararı ayrı bir tutanaktaysa o tutanağın tarihi, çağrıdaki günün yerine konmaz. İki kâğıt yan yana durur. Sanık, yanında getireceği belgeyi çağrıda sayılanlarla sınırlı tutar. Çağrıda belge listesi yoksa liste uydurulmaz. Kimlik ve eldeki çağrı kâğıdı, salon satırını okumak için yeter. Ek belge, dosyada ayrıca istenmişse o istemin yazısından okunur.
Sonuç
Yanlış salon veya eski saat, kâğıttaki celseye katılmış sayılmaz. Sıfat tanık ise sanık için tutulan hazırlık o kâğıda uymaz. İddianame ekte yoksa suç adı çağrıdaki kelimeden kurulmaz. Üç satır düzeltilmeden yokluk veya görüntü yazısına geçilmez. Çerçeve ceza hukuku sayfasındadır. Dayanak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu duruşmaya çağrı hükümleridir.