
Kabul tutanak satırında durur
SEGBİS, duruşmanın ses ve görüntüsünün kurum sisteminden iletilmesidir. Sanık veya müdafi, salonda bulunmak yerine bu yolla katılmayı isteyebilir. İstek dilekçede veya tutanağa geçen sözde durur. Mahkeme kabul etmeden duruşmanın yeri değişmiş olmaz. Kabul, ayrı bir ara karar veya tutanak satırı ister. Dilekçenin verildiği gün, kabul günü değildir. Kabul satırı yoksa bağlantı açılmış sayılmaz. Sözlü olarak olur denmesi, ara kararın yerine geçmez.
Tutuklu sanıkta bağlantı, bulunduğu kurumdan kurulabilir. Kurumun adı, tutuklama veya bulunduğu yere ilişkin kâğıttan okunur. Ad yoksa kurum, hatırlanan bina ile doldurulmaz. Bu kurulum, serbest sanığın evini stüdyo yapmaz. Serbest sanıkta nokta, mahkemenin kabul ettiği yerdir. Kabul yokken evden bağlandım denmez. Kabul bir adliyeyi veya kurumu yazıyorsa yazılan yer, ev adresinin yerine konur. Salon ve saat, salona gidecek kişi ile salonda duracak müdafi için çağrı kâğıdında kalır. O kâğıdın okunması duruşma çağrısı yazısındadır. Çağrıdaki salon, kabul satırı yokken kalkmış olmaz.
Tanık sıfatıyla gelen çağrı, sanığın görüntü talebi değildir. Tanığın kendi kâğıdı tanıklık çağrısı yazısındadır. Sanığın tanık listesi de bu talebin yerine geçmez. Liste ayrı yazıdadır. Listede bir adın bulunması, o kişinin görüntüyle dinlendiği anlamına gelmez. Dinleme, duruşma tutanağındaki katılım satırından okunur.
Ekranda eksik kalan işlem
Salonda gösterilen belge, ekrana aynı netlikte düşmeyebilir. Tanığın yüzü, salondaki hâliyle ekranda aynı okunmayabilir. Kişi, belgeyi veya anlatımı izleyemediğini o anda söyler. Söylemek, tutanağa geçmesi için gerekir. Geçmeyen şikâyet, sonradan katılım kaydını kendiliğinden bozmaz. Şikâyet tutanağa hangi cümleyle geçtiyse o cümle okunur. Cümle yokken belgeyi görmedim iddiası, katılım satırını silmez. Gösterilen belgenin adı tutanakta yazılıysa ad, o satırdan aktarılır. Ad yoksa hangi evrakın gösterildiği tahmin edilmez.
Görüntüyle katılmak, salondaki her işlemin aynısını yapmış olmak değildir. Kimlik, bağlantı noktasındaki görevli tarafından doğrulanır. Bu sayfa o doğrulamanın adımlarını vermez. İmzalanacak bir tutanak salondaysa, ekrandaki söz imzanın yerine kendiliğinden geçmez. Hangi kâğıdın nerede imzalandığı tutanaktan okunur. İmza yeri boşsa boşluk, ekrandan söylendi diye doldurulmaz. Söylenen söz tutanağa geçmişse geçmiş haliyle durur. Geçmemiş söz, imzanın yerine yapıştırılmaz.
Birden fazla kişi aynı bağlantıdan görünüyorsa tutanak, kimin konuştuğunu ayırıyorsa o ayrım okunur. Ayırmıyorsa dilekçe, ayrımın tutanakta bulunmadığını yazar. Bulunmayan ayrım, sonradan isim eklenerek tamamlanmaz. Ankara’da bağlantıyı kabul eden merci, tutanak başlığındaki mahkemedir. Başka bir salonda açılan görüntü, bu başlığın kaydı değildir.
Gizlilik görüşmesi duruşma hattı değildir
Müdafi salondayken sanık kurumdan bağlanıyorsa açık celse hattı, baş başa konuşma değildir. Gizlilik istenirse ayrıca istenir. İstek, duruşma kaydının içine karışmaz. Ayrı kayıt yoksa görüşme yapılmış sayılmaz. Yapılmış sayılan görüşme, savunmayı tamamlamış da sayılmaz. İsteğin kabul edilip edilmediği, ayrı satırdan okunur. Kabul satırı yokken görüştük denmez. Görüşmenin hangi aralıkta yapıldığı yazılıysa aralık, o yazıdan aktarılır. Aralık yoksa süre eklenmez.
Bu ayrım, cihazın hangi düğmeyle açılacağını anlatmaz. Oda, şifre ve uygulama adı bu metinde yoktur. Kaçmak için bağlantıyı bilerek düşürme yolu da yoktur. Düşmeyen bağlantı, tutanakta katılım diye duruyorsa yokluk diye okunmaz. Hiç açılmayan bağlantının sonucu yokluk yazısında durur. Açık hattın kapanması, gizlilik görüşmesinin yapıldığı anlamına gelmez. İki işlem ayrı kayıt ister. Kayıtlardan biri yoksa diğeri onun yerine okunmaz.
Müdafiin salonda hazır olması, sanığın görüntüyle hazır olduğu anlamına da gelmez. Sanığın katılımı, kendi adının geçtiği satırdan okunur. Müdafiin adı, sanık satırının yerine konmaz. Sanık satırı yoksa sanık katıldı denmez. Vekilin beyanı, sanığın sorgusunun yerine kendiliğinden geçmez. Sorgu yapılıp yapılmadığı, tutanaktaki soru ve cevap satırlarından görülür.
Kopan bağlantı kurulum rehberi değildir
Bağlantı kesilirse kesilme tutanağa yazılır. Mahkeme, kesilme yüzünden duruşmayı erteleyebilir. Erteleme her kopmada kendiliğinden doğmaz. Tutanak katılımı sürdürdü diyorsa sürdürdü diye okunur. Katılmadım cümlesi, bu satırı silmez. Kesilmenin saati yazılıysa saat, o satırdan alınır. Saat yoksa saat uydurulmaz. Kesilmeden sonra duruşmanın sürdüğü yazılıysa sürdüğü aralık ayrıca okunur. Aralık, kesilme hiç olmamış gibi tek cümlede eritilmez.
Kurulum tarifi verilmez. Hangi programın kurulacağı, hangi odanın ayrılacağı ve bağlantının nasıl gizleneceği bu sayfanın konusu değildir. Arıza iddiası, tutanaktaki kesilme kaydına bağlıdır. Kayıt yokken arıza var denmez. Varsa da bu var demek, duruşmanın hiç yapılmadığı anlamına gelmez. Ne yapıldığı, tutanağın o sayfasından okunur. Yeni gün verilmişse yeni gün, tutanaktaki erteleme satırındadır. Satır yokken duruşma ertelendi denmez. Erteleme, bir sonraki çağrının salon ve saatini de kendiliğinden yazmaz. Yeni çağrı ayrı kâğıttaysa o kâğıt okunur.
Katılım aralığı bütün celse değildir
Tutanak, bağlantının hangi saatte açıldığını ve kapandığını yazıyorsa aralık o satırlardandır. Aralık, duruşmanın başladığı saatten kısa olabilir. Kısa aralık, celsenin tamamına katılmış saydırmaz. Aralık yazılmamışsa bütün celseye bağlandı denmez. Duruşmanın açılış saati ile bağlantı saati farklıysa ikisi ayrı okunur. Fark, dilekçede iki saat olarak durur. Saatlerden biri silikse silik olan tamamlanmaz.
Bağlantı yalnızca müdafi için açılmış, sanık için açılmamışsa tutanak bu ayrımı yazıyorsa ayrım korunur. Sanık adına katıldı cümlesi, müdafi satırından üretilmez. Sanık kurumda bekletildi ama bağlanmadıysa bu hal, tutanakta ayrıca duruyorsa durduğu cümleyle yazılır. Durmuyorsa bekletildi diye eklenmez. Bekletme, görüntülü katılım değildir. Talep bir celse için yazılmışsa talep, sonraki celseyi kendiliğinden kapsamaz. Sonraki celsede kabul satırı yoksa eski talep, o günün katılımı sayılmaz. Her celsenin tutanağı kendi katılım satırını taşır. Satır taşımıyorsa o celse için görüntüyle duruldu denmez.
Kabul edilen yer bir kurumsa kurumun adı tutanakta nasıl yazıyorsa öyle aktarılır. Ad kısaltılmışsa kısaltma açılmaz. Açıklama, kurumun antetli kâğıdında duruyorsa o kâğıttan okunur. Kâğıt yokken kurumun tam unvanı eklenmez. Sesin duyulmadığı iddiası da aynı kurala bağlıdır. Duyulmadı sözü tutanağa geçmişse geçmiş cümle okunur. Geçmemişse katılım satırı, duyuldu veya duyulmadı diye yeniden yazılmaz. Mahkeme tekrar bağlanılmasını istemiş ve bu istem tutanakta duruyorsa istem, kendi satırından aktarılır. İstem yokken bağlantı yenilendi denmez. Bağlantı yeniden kurulmuşsa ikinci aralık, tutanakta ayrı yazılıysa ayrı okunur. Yazılı değilse tek kesilme, iki katılım diye çoğaltılmaz. İkinci aralığın saati yoksa saat, birinci aralıktan kopyalanmaz. Duruşma bu aralıkta belge okuduysa okunan belgenin adı, o aralığın yanında duruyorsa durduğu gibi aktarılır. Ad başka sayfadaysa sayfa yazılır. Sayfa yoksa belge, bu aralıkta okundu diye tamamlanmaz. Katılımın bittiği saat ile duruşmanın kapandığı saat aynı satırda durmuyorsa ikisi birleştirilmez. Kapanış saati tutanakta yoksa yok denir. Sanığın son sözü bu aralıkta alınmışsa alınan söz, tutanaktaki cümledir. Cümle yokken son söz söylendi denmez.
Sonuç
Talep dosyada, katılım tutanakta ayrı durur. İkisi birleşmeden görüntülü katılım var denmez. Birleşen kayıt, salondaki her işlemi yapılmış saydırmaz. Gösterilemeyen belge ve yapılamayan gizlilik görüşmesi, açık hattın içinde tamamlanmış olmaz. Kopma, tutanakta yokken katılmadım cümlesi kaydı silmez. Çerçeve ceza hukuku sayfasındadır. Dayanak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ses ve görüntüyle katılma hükümleridir.