
Şikâyet hangi masada yazılır
Mağdurun bildirdiği yer, kolluk veya Cumhuriyet başsavcılığıdır. Okunan belge, o birimde tutulan şikâyet tutanağıdır. Sözlü başvurdum cümlesi, tutanağın yerine geçmez. Başlıkta şikâyetçi, tarih ve birimin adı aranır. Birim adı yoksa kâğıt, tamamlanmış bir şikâyet kaydı gibi okunmaz. Tarih yoksa kayıt, hangi güne ait olduğu bilinmeden tamamlanmış sayılmaz.
Kimlik sorulması, şikâyetin konusunu değiştirmez. Pasaport veya ikamet kartı, kişinin kim olduğunu gösterir. Kartın bitiş günü kimlik satırına düşebilir. O gün, olay bölümünün yerine yazılmaz. Olay bölümü boşsa kart fotokopisi şikâyeti tamamlamış sayılmaz. Kayıt hiç tutulmamışsa, bu metin tutulmuş bir şikâyet varsaymaz. Varsaymak, olmayan bir dosya numarası üretmek olurdu.
Şikâyet ile ihbar aynı kâğıt olmayabilir. Tutanak şikâyet diyorsa şikâyetçi sıfatı o başlıktan okunur. Tutanak ihbar diyorsa başlık ihbar olarak kalır. Bu sayfa, hangi suçun şikâyete bağlı olduğunu listelemez. Liste, eldeki yazının nitelendirme satırındaysa oradan okunur. Satır yoksa nitelendirme uydurulmaz. Nitelendirme, olayın nasıl işlendiğinin tarifi de değildir.
Birden fazla tutanak varsa her biri kendi tarih ve birim adını taşır. Kolluktaki tutanak, savcılıktaki kayıt numarasıyla kendiliğinden aynı evrak olmaz. Numara savcılık evrakında duruyorsa o numara oradan okunur. Kolluk tutanağındaki sayı, savcılık sayısı diye kopyalanmaz. İki kâğıt aynı anlatıyı taşıyorsa bile başlıkları ayrı kalır.
Kartın bitiş tarihi şikâyetin konusu değildir
Kart bitmiş olsa da şikâyet kaydı, bitiş satırından kapanmış sayılmaz. Kayıt varsa konu, tutanağın olay bölümüdür. Kartın uzatılması ayrı bir idari işlemdir. İkamet izninin uzatılmaması o işlemin bildiriminden okunur. Uzatma yazısı, şikâyet tutanağına yapıştırılmaz. Uzatılmama gerekçesi, olay bölümünün yerine geçmez.
Şikâyet, sınır dışı kararı da değildir. Sınır dışı kâğıdı varsa kendi metni ve kendi tebliği vardır. O kâğıt yokken tutanaktan ülkeden çıkarma sonucu kurulmaz. Sınır dışı kararına itiraz, tebliğ edilmiş idari karara aittir. İki evrak aynı gün düzenlenmiş olsa da biri diğerinin gerekçesi olmaz. Şikâyetçinin yabancı olması, tutanağı sınır dışı kararına çevirmez.
Kart hiç yoksa da tutanak, kart yokluğundan silinmez. Kimlik pasaportla kurulmuşsa pasaport satırı kimlik içindir. Pasaport süresi, şikâyetin kabul şartı diye bu metne yazılmaz. Şart, tutanakta ayrıca yazıyorsa oradan okunur. Yazmıyorsa süre engeli uydurulmaz. Engel yok diye de bir sonuç vaat edilmez. Vaat, soruşturmanın açılacağı hükmü olurdu. Hüküm, tutanağın dışında kurulmaz.
Tercüman satırı tutanağın neresindedir
Tercüman satırı, şikâyetçinin anlatım satırından ayrıdır. Satırda dil, tercümanın adı ve imza yeri aranır. Satır boşsa tutanak, tercümanın katıldığını göstermez. Boş satır, sonradan sözle dolmuş sayılmaz. Ne yazıldıysa o okunur. Ad yazılıp dil boşsa, dil adın varlığından tamamlanmaz. Dil yazılıp ad boşsa, çeviren belli değildir.
Bu satır mağdurun şikâyet tutanağına aittir. Sanığın beyan oturumundaki çeviri kaydı başka tutanaktır. O oturumun nasıl kurulacağı burada yoktur. Mağdur satırındaki ad, sanık oturumuna ad yazılmadan taşınmaz. Taşımak, iki tutanağı tek tutanak yapmak olurdu.
Şikâyetçi ile tercümanın imzası aynı kutuda duruyorsa, kimin hangi metni üstlendiği ayırt edilmez. Ayırt edilmeyen imza, tercüman satırını doldurmuş olmaz. Tutanak Türkçe tutulmuş ve satır boşsa, mağdurun hangi dili konuştuğu da o kâğıttan çıkmaz. Bu eksik, kartın süresinden bağımsızdır. Kart geçerli olsa da boş satır kendiliğinden dolmaz. Yakın çevirdi demek, ad yazılmadan satırı doldurmaz.
Çevirinin nasıl şaşırtılacağı, hangi kelimenin seçileceği ve anlatımın nasıl yönlendirileceği yazılmaz. Düzeltme, tutanakta duruyorsa oradan okunur. Durmuyorsa düzeltme bu sayfadan eklenmez.
Koruma kararı ayrı bir belgedir
Şiddetten korunma kararı, ceza şikâyetinin tutanağı değildir. Koruma istemi ayrı bir başvurudur. Şiddetten korunma kararı o belgeden okunur. Bu sayfa, olayın nasıl geçtiğini, yaralanmayı veya tehdidin içeriğini anlatmaz. Koruma kararının kapsamı, şikâyet tutanağına ezbere kopyalanmaz. Kapsam, koruma kararının kendi fıkrasındadır. Fıkra yoksa kapsam, şikâyet cümlesinden üretilmez.
Aile ikametinin süresinin koruma kaydıyla değişip değişmediği, şikâyet tutanağından okunmaz. İki başvuru aynı gün yapılmış olabilir. Biri kolluk veya savcılık tutanağı, diğeri koruma dosyasıdır. Koruma kararı yokken şikâyet tutanağı, koruma tedbiri kurulmuş gibi okunmaz. Şikâyet tutanağı yokken koruma evrakı da suç duyurusunun yerine geçmez. Kararın kesinleşip kesinleşmediği, koruma dosyasının kendi şerhinden okunur. Şerh bu sayfada tamamlanmaz.
Çalışma ve ikamet yazıları şikâyet tutanağı değildir
Çalışma izni belgesi, şikâyet kaydı değildir. İşyerinin adı tutanakta geçiyorsa ad, geçtiği satıra aittir. Ad, çalışma izninin kabul edildiği anlamına gelmez. Çalışma izni reddi ayrı bir idari bildirimdir. Ret yazısı, şikâyet tutanağının olay bölümüne yapıştırılmaz. Ret, şikâyeti düşürmez. Şikâyet de ret yazısını kendiliğinden doğurmaz.
İkamet türünün adı da olayın hukuki adını kurmaz. Kısa dönem, aile veya öğrenci ibaresi karttadır. İbare, suçun adını söylemez. Suçun adı, tutanakta veya sonraki bir yazıda nitelendirme olarak duruyorsa oradan okunur. Durmuyorsa bu metin bir suç adı seçmez. Seçmek, unsur saymak olurdu. Unsur bu başlıkta yoktur.
İş kazası tutanağı, ücret bordrosu veya hastane fişi dosyada duruyorsa her biri kendi başlığıyla okunur. Bu kâğıtlar şikâyet tutanağının yerine geçmez. Şikâyet tutanağı yokken fiş, suç duyurusu yapılmış sayılmaz. Fiş, şikâyet tutanağına eklenmişse ek, kendi tarihini taşır. Tarih yoksa ek, asıl tutanağın olayı diye genişletilmez.
Suçun işlenişi ve unsurları yoktur
Bu başlık, belirli bir suçun unsurlarını saymaz. Suçun nasıl işleneceği de yazılmaz. Okunan şey, mağdurun bildirdiği kaydın nerede durduğudur. Unsur tartışması bu metinde açılmaz. Olayın ayrıntısı, yaralama veya tehdit tasviri de açılmaz. Tasvir, tutanakta duran cümlenin ötesine geçmez.
Şikâyetçiye hazır cümle kalıbı da verilmez. Tutanakta ne yazıyorsa odur. Yazılmayan satır, bu sayfadan tamamlanmaz. Kimlik kartının süresi de unsur listesinin yerine konmaz. Soruşturmanın açılacağı, kamu davası kurulacağı veya bir sonuç çıkacağı vaat edilmez. Sonuç, dosyanın kendi kararındaysa oradan okunur. Karar yoksa sonuç yazılmaz.
Ceza kaydının çerçevesi ceza hukuku sayfasındadır. Kalış belgesi uluslararası hukuk sayfasından ayrı durur. Tutanak ile kart yan yanaysa iletişim ikisinin de metniyle yapılır.
Şikâyetçinin imzası tutanakta ayrı bir kutuda aranır. İmza yoksa anlatım satırı duruyorsa satır durur. Durması, imzanın varlığını üretmez. Parmak izi veya işaret varsa işaret, kâğıtta ne diye yazıldıysa odur. Yazılmamış bir rıza, imza boşluğunu kapatmaz. Boşluk, şikâyetin hiç yapılmadığı hükmü de değildir. Hüküm, ancak tutanak bunu ayrıca söylüyorsa okunur.
Birim, tutanağın bir örneğini verdiyse örnek üzerindeki sayı, asıl kayıtla karşılaştırılır. Sayı yoksa örnek, tamamlanmış bir şikâyet dosyası gibi okunmaz. Sayı varsa sayı, o örneğin ait olduğu kaydı gösterir. Başka bir birimin sayısı, bu örneğe yapıştırılmaz. Yapıştırılırsa kolluk kaydı ile savcılık kaydı tek numara sanılır. Tek numara, iki başlık duruyorsa kurulmaz.
Mağdurun yanında bulunan kişinin adı tutanakta geçiyorsa ad, geçtiği satıra aittir. Ad, tercüman hanesini doldurmaz. Ad, müdafi hanesi de değildir. Şikâyetçi sanık değildir. Sanık sütunu bu tutanakta boşsa boşluk, bir sanık adı ile tamamlanmaz. Tamamlama, suçun unsurlarını ve işlenişini bu sayfadan yazmak olurdu. O yazım yoktur.
Sonuç
Yabancı mağdurun şikâyeti, kolluk veya Cumhuriyet başsavcılığı tutanağına yazılır ve ikamet kartının süresinden bağımsız okunur. Tercüman satırı ayrıdır. Kartın uzatılması, çalışma izni, sınır dışı kararı ve korunma kararı başka belgelerdir. Suçun unsurları ve işleniş yolu burada yoktur. Şikâyet kaydı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu çerçevesindedir. Kalış rejiminin adı 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'dur.