
Ad satırı boşsa dil okunmaz
Tutanakta aranan ilk iz, çevirenin adıdır. Ad kutusu boşsa, beyanın hangi dilde alındığı o kâğıttan kurulamaz. Oturumdan sonra söylenen “tercüman vardı” cümlesi, boş satırı doldurmaz. Türkçe cümleler kâğıtta duruyorsa o cümleler durur. Durmaları, hangi dilde kurulduklarını kendiliğinden göstermez.
Sanığın yabancı uyruklu olması, her tutanakta çeviri satırını dolu saydırmaz. Okunan yer uyruk hanesi değil, çeviri hanesidir. O oturumda Türkçenin yeterli olduğu yazılmışsa, yazılan cümle okunur. Yazılmamış bir yeterlilik, sonradan eklenmiş gibi tamamlanmaz. Yeterlilik cümlesi başka bir kişinin ağzından aktarılıyorsa, aktaranın adı da aynı kâğıtta durmalıdır. Ad yoksa yeterlilik, söylenti olarak kalır.
Aynı dosyada birden fazla tutanak bulunabilir. İfade tutanağı, sorgu tutanağı ve duruşma tutanağı ayrı kâğıtlardır. Birinde ad yazılı olması, diğerindeki boş haneyi doldurmaz. Her oturum kendi satırından okunur. Önceki oturumun çevireni, sonraki oturuma ad yazılmadan taşınmaz. Taşınmış gibi okumak, olmayan bir satırı var saymaktır.
Adın yazılması da tek başına dil hanesini kurmaz. Ad duruyorsa çeviren bellidir. Dil boşsa, hangi dilin çevrildiği adın varlığından çıkarılmaz. İki hanenin ikisi de doluysa beyanın dili bu ikisinden okunur. Biri eksikse eksik, duran haneyle tamamlanmaz. Eksik haneyi dosya kapağındaki uyrukla doldurmak, uyruk ile dili aynı şey saymaktır. Uyruk, dili kendiliğinden söylemez.
Dil hanesi ad hanesinden ayrı durur
Dil hanesi, ad hanesinden ayrı bir kutudur. Adı yazıp dili boş bırakmak ile dili yazıp adı boş bırakmak aynı eksik değildir. Birincisinde çeviren bellidir, dil belli değildir. İkincisinde dil yazılmış görünür, çeviren belli değildir. İkisi de beyanın dilini tek başına kurmaz. Kurulması için iki satırın da o oturum kâğıdında durması aranır.
Tutanak Türkçe tutulur. Sanığın konuştuğu dil başka ise, anladığı cümle ile yazılan cümle aynı kâğıtta ayrıca bağlanır. Bağ, dil hanesinin kendisidir. Bağ yoksa iki metin aynı kabul edilmez. Sanığın kendi dilinde bir not iliştirilmişse not, iliştiği tutanağın parçası olarak okunur. Not başka bir güne aitse o günün kâğıdına yapıştırılmaz. Tarih yoksa not, hangi oturuma ait olduğu bilinmeden dil hanesi yapılmaz.
Hangi kelimenin yanlış aktarıldığı bu sayfada listelenmez. İşaret, tutanağın kenar notundaysa oradan okunur. Not yoksa kelime uydurulmaz. Çevirinin eksik kaldığı sonradan söyleniyorsa, bu söz ancak tutanakta veya aynı oturuma ait bir itiraz satırında duruyorsa okunur. Söz tutanakta yoksa, beyanın dili bu söze göre yeniden yazılmaz. Yeniden yazmak, tutanağın yerine ikinci bir beyan koymak olurdu.
Birden fazla dil adı yazılmışsa, yazılan adlar durur. Hangisinin esas dil olduğu satırda ayrıca belirtilmişse o belirtme okunur. Belirtme yoksa bu metin bir dili diğerinin yerine seçmez. Seçim, elde olmayan bir tahminle yapılmaz. Aile içinde konuşulan dil ile oturumda çevrilen dil aynı cümlede yazılmamışsa aynı dil sayılmaz.
Hangi oturumun kâğıdıysa o oturum okunur
Beyan, alındığı oturumun tutanağına aittir. Sonraki bir dilekçe, o oturumun çeviri hanesini geriye dönük doldurmaz. Dilekçede tercüman vardı yazması, tutanaktaki boş kutuyu dolu hale getirmez. Dilekçe kendi tarihindedir. Tutanak kendi tarihindedir. Tarihler yan yana konur. Biri diğerinin satırını üretmez.
Savcı veya hâkim başlığı, çeviri hanesinin dolduğunu göstermez. Başlık, oturumun hangi merci önünde yapıldığını gösterir. Merci adı duruyorsa merci oradan okunur. Merci adı yoksa merci, dosya kapağından ezbere tamamlanmaz. Çeviri hanesi yine kendi kutusundan okunur. Merci ile çeviren aynı kişi diye yazılmamışsa aynı kişi sayılmaz. Zabıt kâtibinin imzası da çevirenin imzası değildir. Kâtip satırı, oturumu yazana aittir.
Tutanak örneği birden fazlaysa, imzalı ve aslına uygun suret aranır. Fotokopide ad satırı kesilmişse, kesik suret adın varlığını kanıtlamaz. Tam suret eldeyse tam suret okunur. İki suret çelişiyorsa çelişki, birini silerek giderilmez. Her suret kendi görünen satırıyla bırakılır. Görünmeyen satır, diğer suretten kopyalanarak aslında vardı denmez. Ses veya görüntü kaydı dosyada anılıyorsa, anılma çeviri hanesinin yerine geçmez. Kayıt çözümü ayrıca yazılmışsa çözüm kendi sayfasından okunur. Çözüm yoksa tutanak, kayıttan tamamlanmaz.
Yakın çevirisi ad yazılmadan belge olmaz
Çeviren, görevli bir tercüman, bir yakın veya başka bir kişi olabilir. Sıfat ne olursa olsun ad satırda durmalıdır. Yakınım çevirdi sözü, isim yazılmadan belge yerine geçmez. Yakının olayı kendisinin de görüp görmediği, çeviri ile tanıklığın karışıp karışmadığı yine o satırdan sorulur. Satır yoksa ne karışma ne de karışmama tutanaktan kurulur.
Çevirenin imzası ayrı bir izdir. İmza yoksa ad satırı eksik kalabilir. Eksik imza, beyanın hiç yapılmadığı hükmü değildir. Kurulmayan şey, adı olmayan bir çeviriye dil bağlanmasıdır. İmza var, ad yoksa imza tek başına adın yerine geçmez. Ad var, imza yoksa ad durur ve imza eksikliği ayrıca görülür. İkisi de yoksa çeviri hanesi boştur.
Yakının meslek sahibi olması, ad yazılmadan görevli tercüman hanesini doldurmaz. Yemin veya görev belgesi dosyada duruyorsa o belge kendi adıyla okunur. Belge yoksa yemin edilmiş sayılmaz. Yemin kaydı, dil hanesinin boşluğunu kapatmaz. Dil hanesi yine tutanakta aranır. Görev belgesindeki ad ile tutanaktaki ad farklıysa, iki ad iki kişi gibi durur. Hangisinin o oturumda çevirdiği, tutanak susuyorsa bu sayfadan seçilmez.
Müdafi adı ve kimlik kartı çeviri hanesini doldurmaz
Müdafi, savunma yardımının adıdır. Tercüman, dilin adıdır. Müdafi aynı dili biliyor diye çeviri hanesi dolmuş sayılmaz. İki görev aynı kişide yazılmışsa tutanak öyle okunur. Yazılmamışsa bir sıfat diğerini tamamlamaz. Bu sayfa, müdafi seçmenin yolunu tarif etmez. Seçim, savunma kaydının konusudur. Çeviri hanesi o kaydın kısa adı değildir.
Konsolosluk görevlisinin odada bulunması da çeviri hanesini doldurmaz. Haber satırı, bildirim talebinin kâğıdıdır. Haber, beyanın dili değildir. Görevli çeviri yaptıysa, bu ancak tercüman hanesine adı yazılmışsa oradan okunur. Yazılmamışsa odada bulunmak, çeviri yapılmış anlamına gelmez. Haberin gidip gitmediği de dil hanesinden okunmaz.
İkamet kartı, pasaport ve yabancı kimlik numarası, kişinin kim olduğunu gösterir. Bu belgeler çeviri hanesi değildir. Kartın süresi dolmuş olsa da bu durum, tutanaktaki ad satırını kendiliğinden doldurmaz veya silmez. İkamet izninin uzatılmaması ayrı bir bildirimdir. Çalışma izni reddi de ayrı bir bildirimdir. İkisi de beyanın dilini kurmaz. Ret veya uzatılmama gerekçesi, oturumda konuşulan dil diye yapıştırılmaz.
Sınır dışı kararı da ifade tutanağının çeviri satırı değildir. Karar tebliğ edilmişse sınır dışı kararına itiraz kendi kâğıdından okunur. İdari kararın metni, sanığın hangi dilde beyanda bulunduğunu göstermez. Göstermiyorsa bu sayfa bir dil eklemez. Karardaki uyruk ibaresi, tutanaktaki boş dil hanesinin yerine geçmez.
Çeviriyi şaşırtmak bu kaydın konusu değildir
Bu metin, sanığa ne söyleyeceğini, tercümana hangi cümleyi kurduracağını veya çeviriyi nasıl şaşırtacağını anlatmaz. Suçun işlenmesi ve kaçma da burada yoktur. Konu, ad ve dil satırının o oturum kâğıdında durup durmadığıdır. Satır durmadan beyanın dili söylenemez. Satır duruyorsa da bu sayfa, beyanın doğru veya yanlış olduğuna hükmetmez. Hüküm, tutanağın dışındaki bir tahmin değildir.
Yanlış anlaşılmayı giderme yolu da bir taktik listesi değildir. Düzeltme, tutanakta veya aynı oturuma bağlanan bir satırda yazıyorsa oradan okunur. Yazmıyorsa düzeltme bu sayfadan uydurulmaz. Okuyucuya hazır cümle kalıbı verilmez. Kalıp, beyanın yerine geçerdi. Beyan, tutanakta duran cümledir. Cümlenin nasıl kurulacağı, hangi kelimenin seçileceği ve çevirenin nasıl yanıltılacağı yazılmaz.
Yabancının idari statüsü, ifade tutanağının çeviri hanesini kendiliğinden doldurmaz. Ceza muhakemesindeki çerçeve ceza hukuku sayfasında, idari yabancı kaydı uluslararası hukuk sayfasında durur. Tutanak eldeyse okuma iletişim ile o kâğıt üzerinden yapılır. Kâğıt yokken dil, uyruktan tamamlanmaz.
Sonuç
Tercümanın adı tutanakta yoksa yabancı sanığın beyanının dili okunamaz. Dil hanesi de boşsa eksik, adın yokluğuna eklenir. Müdafi adı, kimlik kartı ve idari karar bu eksikleri kapatmaz. Her oturum kendi kâğıdından okunur. Sonraki dilekçe, önceki boş haneyi doldurmaz. İfade taktiği yazılmaz. Süre ve madde numarası bu metinde yoktur. Beyan yönünden dayanak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleridir. İdari statü 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu metninden ayrı okunur.