
Tutanak neyi bağlar
Taahhüt, borçlunun dosyadaki borcu belirli vadelerde ödeyeceğini müdürlük kaydına geçirir. Kefil, bu plana “ödenmezse ben de sorumluyum” diye girer. WhatsApp’ta “ben kefilim” yazmak, tutanak yerine geçmez.
Tutanakta tutar, vade ve kefilin adı açık olmalıdır. Belirsiz “gerekirse öderim” cümlesi, takip talebinin rakamı olmaz. Kefilin sorumlu olduğu tavan, asıl kapak hesabının tamamı diye ezbere genişletilmez.
Borçlu taksiti yatırırsa kefilin o vade için sorumluluğu, tutanaktaki şarta göre daralır. Hangi taksitin ödendiği dosyaya ödeme kaydından izlenir. Sözlü “ödedim” kefili kurtarmaz.
Sözleşme kefili ile ayrım
Sözleşme kefili, borç doğarken imza atar. Adi veya müteselsil oluşu o belgededir. İcra kefili, takip başladıktan sonra dosya tutanağına girer. Aynı kişi iki sıfatı da taşıyorsa iki belge ayrı okunur. Biri diğerinin limitini kendiliğinden yükseltmez.
Kefil olduğunu sanan kişinin savunmaları kefil oldum yazısındadır. Şirket borcunda ortağın şahsi malı, kefalet olmadan hacze konu olmaz. O sınır şirket borcu yazısındadır.
Alacaklı, icra kefiline haciz istiyorsa talebi tutanaktaki kefalete dayandırmalıdır. Asıl borçluya ait maaş yazısı, kefilin işverenine kendiliğinden gitmez. Kefilin malı ayrıca gösterilir.
İhlal kefile hapis yazmaz
Borçlu vadeyi kaçırırsa alacaklı ihlal şikâyeti açabilir. Şikâyetin muhatabı, taahhüdü veren borçludur. Kefilden para istenmesi, kefil hakkında tazyik hapsi açıldığı anlamına gelmez. İki sonuç aynı dilekçede eritilmez.
Kefil ödemeyi üstlenip kendi adına yeni taahhüt vermişse o ikinci tutanak ayrıca okunur. İlk tutanaktaki kefalet, ikinci taahhüdün ihlali sayılmaz.
Ankara’daki dairede imzalanan tutanak, kefil başka ilde oturuyorsa kefilin malvarlığına o ilde gider. İmza yeri, kefilin bütün mallarını tek daireye kilitlemez.
Sonuç
İcra kefili, dosya tutanağındaki ödeme planına kefil olandır. Sözleşme kefili değildir. Sorumluluk tutanakla sınırlıdır. Hapis tartışması borçlunun ihlal şikâyetine kalır ve kefile kendiliğinden geçmez. Çerçeve icra ve iflas hukuku sayfasındadır. Resmî dayanak 2004 sayılı Kanun taahhüt hükümleridir. Tutanak sureti olmadan kefalet tutarı söylenmez.