İcra & İflas · Hukuki bilgilendirme

Manevi Tazminat İlamında Faiz Hangi Satırdan Başlar?

Yazar · Av. Ayşenur Konar

Yayımlanma ·

Manevi tazminat ilamında faizin başlangıcı, hüküm fıkrasındaki faiz cümlesidir. Cümle bir başlangıç kelimesi yazıyorsa başlangıç o kelimedir. Cümle yoksa alacaklı başlangıç eklemez. Oran, fıkra yazmıyorsa yazılmaz. Bu yazı, faiz satırının hangi fıkradan okunacağını cevaplar. İlamlı takibin açılışı, yol ayrımı ve manevi tazminatın tanımı burada kurulmaz.

Gerekçedeki tartışma, fıkrayı değiştirmez. Değişmeyen fıkra, talebe başka bir başlangıç taşımaz. Taşınan kelime, ilamda olmayan bir satırdır.

Başlangıç kelimesi fıkradadır

Alacaklı, icra talebine gerekçe paragrafını değil hüküm fıkrasını yazar. Fıkra, manevi tazminatın faizini ayrı bir cümlede kurmuşsa okunan o cümledir. Cümle, faizin türünü bir kelimeyle gösteriyorsa tür o kelimedir. Yüzde, fıkra yazmıyorsa eklenmez. Fıkra bir oran yazmışsa o yazı okunur. Bu metin oran üretmez. Üretilen yüzde, ilamın dışına çıkar.

Başlangıç kelimesi belirli bir tarihi gösteriyorsa o tarih, ilamın gösterdiği tarihtir. Tarih dosyada yoksa alacaklı tarih seçmez. Seçilen tarih, cümlenin yerine geçer. Cümle, olayın olduğu zamanı, kararın verildiği zamanı veya başka bir kelimeyi başlangıç diye yazmış olabilir. Hangi kelime yazıldıysa o kelime okunur. Alacaklı, üçünden fıkrada durmayanını seçmez. Borçlu da fıkrada yazılı kelimeyi, gerekçedeki başka bir tartışmayla değiştirmez.

Fıkra, faizi asıl bedelle birlikte tek sonuç cümlesinde istemişse talep de o birleşik cümleyi taşır. Birleşik cümle, faiz kelimesini hiç kullanmadan yalnızca asıl bedeli yazmışsa faiz kısmı yok sayılır. Yok sayılan kısım, dilekçenin sonuna eklenmez.

Gerekçe paragrafı fıkrayı değiştirmez

Gerekçe, mahkemenin neden o sonuca vardığını anlatan bölümdür. Hüküm fıkrası, icraya konan sonuçtur. Gerekçede faizden söz edilmiş, fıkrada faiz cümlesi kurulmamışsa icraya konan metin fıkradır. Alacaklı, gerekçedeki bir cümleyi kesip talep dilekçesine faiz başlangıcı diye yazmaz. Borçlu da gerekçedeki tereddüdü, fıkrada açıkça yazılı bir cümleyi silen kayıt saymaz.

Gerekçe ile fıkra aynı kelimeyi kullanmıyorsa çelişki, fıkranın son söz olmasıyla okunur. Gerekçe daha uzun bir dönem anlatıyor, fıkra daha kısa bir kelime seçmişse seçilen kelime fıkradakidir. Alacaklı, uzun anlatımı fıkraya taşırsa ilamın seçmediği dönemi istemiş olur. Taşınan dönem, bu metinden doğrulanmaz.

Karar düzeltilmiş veya gerekçeli karar sonradan yazılmışsa okunan faiz cümlesi, icraya konan son metnin fıkrasındadır. Önceki kısa karardaki cümle, son metin onu korumuyorsa tek başına yürümez. Son metin fıkrayı hiç kurmamışsa önceki taslak, faiz cümlesi diye sunulmaz.

Maddi kalemin kelimesi ödünç alınmaz

Aynı ilamda maddi tazminatın faizi başka bir kelimeden başlayabilir. Manevi satır, maddi satırın tarihini almaz. İki kalem tek faiz cümlesinde birleşmişse ilamın birleşik cümlesi okunur. Birleşik olmayan iki cümle, dilekçede tek başlangıca çekilmez. Çekilen kelime, sessiz kalan kaleme faiz icat eder.

Maddi kalem bir tarih, manevi kalem başka bir tarih yazıyorsa her talep kendi cümlesinin kelimesini taşır. Alacaklı, iki tarihi yan yana görüp erken olanı manevi satıra da uygulamaz. Borçlu, geç olanı her iki satıra da yayamaz. Yayma, fıkranın ayırdığı cümleyi siler.

Manevi tazminatın ne olduğu maddi ve manevi tazminat yazısındadır. Tanım, hüküm fıkrasındaki başlangıç kelimesini doldurmaz. Tanım yazısı, hangi zararın manevi sayıldığını anlatır. Anlatım, ilamda yazılmayan bir faiz türü seçmez. Birden fazla manevi kalem varsa her kalemin kendi cümlesi aranır. Fıkra hepsini tek cümlede toplamışsa toplam cümle okunur. Toplamamışsa birinci kalemin kelimesi, ikinci kaleme geçmez.

Sessiz fıkraya ek satır konmaz

Faiz kelimesi hükümde yoksa takip talebine faiz başlangıcı konmaz. Konan başlangıç, ilamda olmayan kelimedir. Alacaklı, kanun metninden bir tür seçip fıkranın suskunluğunu doldurmaz. Bu metin de tür seçmez. Fıkra yalnızca asıl bedeli yazmışsa istenen, o bedeldir. Bedelin yanına eklenen satır, ilamın dışındadır.

İşçilik ilamındaki faiz kaydı bu satırın örneği değildir. O kayıt işçilik alacağının icrası yazısındadır. İş mahkemesinin kullandığı kelime, manevi tazminat fıkrasına taşınmaz. Taşınan kelime, bu ilamın cümlesi olmaz. Aynı şekilde, başka bir hukuk mahkemesinin ilamındaki faiz cümlesi de bu dosyanın fıkrası değildir. Her ilam kendi fıkrasıyla okunur.

Fıkra faiz türünü kelimeyle göstermiş, başlangıç kelimesini hiç yazmamışsa eksik parça tamamlanmaz. Tür, tür olarak durur. Başlangıç, fıkrada yoksa talep o türün yanına tarih eklemez. Eklenen tarih, cümlenin suskun kalan yerini doldurmuş sayılmaz.

Tutanaktaki cümle mahkeme fıkrası değildir

Arabuluculuk tutanağında faiz cümlesi varsa belge ilam değil tutanaktır. Tutanak arabuluculuk tutanağının icrası yazısındadır. Tutanaktaki başlangıç, mahkeme fıkrasına taşınmaz. İlam ile tutanak aynı uyuşmazlıkta yan yana duruyorsa icraya konan metin, takip talebinin dayanak diye gösterdiği kâğıttır. Talep ilamı gösteriyorsa tutanaktaki kelime ilama eklenmez. Talep tutanağı gösteriyorsa ilam fıkrası, tutanağın yerine yazılmaz.

İlamlı dosyanın nasıl açılacağı ilamlı takip nasıl başlatılır yazısındadır. İlamlı ile ilamsızın ayrımı ilamlı ve ilamsız takip farkı yazısındadır. Bu yazı icra emrini ve yetkili daireyi anlatmaz. Faiz cümlesi fıkrada aranırken iletişim kaydından yazılır. Kayıt, fıkrada olmayan oranı ve olmayan başlangıcı tamamlamaz.

Fıkra birden fazla davalıyı birlikte borçlu yazmışsa talep, o birlikte borçluluk cümlesini taşır. Cümle yalnız bir davalıyı borçlu göstermişse diğeri bu satıra eklenmez. Eklenen davalı, ilamın suskun kaldığı kişidir. Birlikte borçluluk kelimesi fıkrada yoksa alacaklı bu kelimeyi başlangıç cümlesinin yanına koymaz. Her davalı için ayrı başlangıç yazılmışsa her talep kendi kelimesini taşır. Birinin kelimesi, diğerinin satırına geçmez.

Üst mahkeme, ilk derece fıkrasındaki başlangıç cümlesini değiştirmişse okunan cümle son metindir. Son metin yalnız maddi kalemin başlangıcını değiştirmişse manevi satır, değişmemiş haliyle durur. Alacaklı, değişen kalemin kelimesini değişmeyen kaleme de uygulamaz. Bozma kararı yeni bir fıkra kurmamışsa bozulan metin, icraya konmuş son söz diye sunulmaz. Hangi metnin son olduğu, kapakların tarihi ve merci adından ayrılır. Tarih yoksa alacaklı son metni seçmez.

Borçlunun yaptığı kısmi ödeme, başlangıç kelimesini değiştirmez. Dekont, asıl bedele mi yoksa fıkra ayrı bir satır yazmışsa o satıra mı sayıldığını göstermelidir. Göstermiyorsa fiş, başlangıcı silmiş sayılmaz. Makbuz ile ilam çelişirse çelişki, fıkra dururken makbuz lehine kapanmaz. Kapanış, ancak ilam veya tarafların sonraki yazılı belgesi o kalemi kapattığını yazıyorsa okunur.

Talep dilekçesi, fıkradaki cümleyi kendi kelimeleriyle taşımalıdır. Alacaklı, cümlenin tür kelimesini bırakıp başka bir tür yazarsa yazılan tür ilamda yoktur. Borçlu, dilekçedeki fazla kelimeyi gördüğünde cevabını o kelimeye yöneltir. Yöneltmeyen cevap, fıkrada yazılı başlangıcı kendiliğinden tartışmış olmaz. İcra emri, talepteki kelimeyi aynen taşımıyorsa emir ile fıkra yan yana konur. Emrin eklediği başlangıç, fıkrada yoksa emir o başlangıcı kurmuş sayılmaz.

Aynı olay için birden fazla ilam varsa her ilamın manevi satırı kendi fıkrasından okunur. İlk ilamın başlangıç kelimesi, ikinci ilam ona gönderme yapmamışsa ikinciye taşınmaz. Gönderme, fıkrada hangi ilamı gösteriyorsa o ilamla sınırlıdır. Alacaklı, iki fıkrayı tek başlangıçta birleştirmez. Borçlu da ikinci ilamın suskunluğunu, birinci ilamın kelimesini silen bir kayıt saymaz. Silme, ancak son metin önceki cümleyi kaldırdığını yazıyorsa okunur.

Sonuç

Manevi tazminat ilamında faiz, hüküm fıkrasındaki satırdan başlar. Satır yoksa başlangıç ve oran eklenmez. Gerekçe paragrafı bu satırın yerine geçmez. Maddi kalemin kelimesi manevi satıra yazılmaz. Çerçeve icra ve iflas hukuku sayfasında durur. Resmî dayanak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ilamların icrası hükümleridir.

Mevzuat

Sık sorulan sorular

Faiz başlangıcı gerekçeden mi hüküm fıkrasından mı okunur?

Hüküm fıkrasındaki faiz cümlesinden okunur. Gerekçe bölümündeki tartışma, fıkrayı değiştirmez. Talep, fıkrada yazılan günü taşır.

Hükümde faiz cümlesi yoksa yasal faiz eklenir mi?

Eklenmez. Faiz kelimesi fıkrada yoksa takip talebine başlangıç günü konmaz. Konan gün, ilamda olmayan gündür.

Maddi tazminatın faiz günü manevi kaleme uygulanır mı?

Ayrı cümleler varsa uygulanmaz. Manevi satır, maddi satırın tarihini almaz. İki kalem tek cümlede birleşmişse ilamın birleşik cümlesi okunur.

Oran ilamda yazmıyorsa yüzde yazılır mı?

Yazılmaz. Fıkra faiz türünü kelimeyle göstermişse o kelime okunur. Yüzde ancak fıkrada yazılıysa talebe geçer. Bu metin oran üretmez.

Arabuluculuk tutanağındaki faiz bu ilamın satırı mıdır?

Mahkeme fıkrası değildir. Tutanaktaki gün, ilam cümlesine taşınmaz. Belgenin okunuşu [arabuluculuk tutanağının icrası](/blog/arabuluculuk-tutanaginin-icrasi) yazısındadır.

İlgili içerikler

Bu yazı bir çalışma alanına bağlıdır. Ayrıntı, kardeş rehberlerde durur; aynı cümleyi burada tekrar etmeyiz.

Çalışma alanı · İlgili çalışma alanı: İcra & İflas

Kaynaklar

AK

Yazar

Av. Ayşenur Konar

Ankara Barosu avukatı, Konar Hukuk kurucusu. Bu metin genel bilgilendirmedir; somut dosya ayrıca incelenir. Yazar profili

Danışma

İcra & İflas konusunda dosyanızı birlikte değerlendirebiliriz. Somut olayın özelliklerine göre süreç değişebilir.

Ara