
Mahkeme başlığı adliye kapağı değildir
İdare mahkemesi, vergi mahkemesi ve bölge idare mahkemesi başlığı, asliye hukuk kapağından ayrıdır. Alacaklı, icraya koyduğu kâğıdın hangi mahkeme kararı olduğunu kapaktan ayırır. Kapak benzerliği varsayılmaz. Varsayılan benzerlik, şerhi okumadan dosya açtırmaz. Vergi mahkemesi kapağı, idare mahkemesi kapağının kısa adı değildir. İki mahkeme aynı binada duruyor olsa da kararın başlığı değişmez.
Kararın tarafları da kapaktan okunur. İdare veya vergi dairesi, adliye dosyasındaki davalı sıfatıyla yazılmaz. Karşı taraf bir özel kişi olsa bile, hükmü kuran merci idari yargı ise kapak adliye ilamı olmaz. Alacaklı, idarenin adını silip kararı iki özel kişi arasındaki ilam gibi sunmaz. Borçlu idare de, kendisine karşı kurulan hükmü, adliye ilamındaki tebligat teamülüyle okumaz. Okuma yeri, bu kapağın kendi şerhidir.
Adliye ilamında kanun yolunun icrayı kendiliğinden durdurmaması, bu kapağa yapıştırılmaz. İdari ilamın okuma yeri kesinleşme şerhidir. Şerh durmuyorsa alacaklı, adliye pratiğini bu dosyaya ödünç almaz.
Şerh, numara ve açık yol notu
Şerh, kararın kesinleşip kesinleşmediğini yazan kayıttır. Esas numarası dosyayı gösterir. Numara, şerhin yerine geçmez. Kanun yolu açık notu da kesinleşme şerhi değildir. Not, başvurunun mümkün olduğunu söyleyebilir. Söylem, kararın kesinleştiğini yazmaz. Şerh, kesinleşmenin olup olmadığını kendi cümlesiyle gösterir.
Süre bu metne sayı diye yazılmaz. Süre, şerhte veya kararda yazılıysa oradan okunur. Yazılı değilse eklenmez. Şerhin bulunduğu yer, adliye ilamındaki mühür yeriyle aynı diye aranmaz. Yer, idari kararın kendi sayfasındadır. Mühür, şerh cümlesi olmadan kesinleşme yazmış sayılmaz. Cümle, mühür olmadan da dosyada aranır. İkisi birlikte duruyorsa ikisi birlikte okunur. Biri eksikse eksik parça tamamlanmış varsayılmaz.
Şerh kesinleşti diyorsa para hükmü bu kayıtla birlikte okunur. Şerh yoksa kapak, kesinleşmiş adliye ilamı gibi bırakılmaz. Şerh kesinleşmedi diyorsa alacaklı, hüküm fıkrasındaki bedeli icraya koymaz. Kesinleşmedi cümlesi, ileride kesinleşeceği tahminiyle silinmez.
Üst derece dururken ilk kapak
Danıştay veya bölge idare mahkemesi kararı dosyadaysa ilk derece kapağı tek başına son metni göstermez. Okunan kesinleşme kaydı, icraya konan son metnin üzerindedir. Üst mahkeme ilk derece hükmünü kaldırmışsa icraya konan metin, kaldıran kararın kendi sonucudur. Kaldıran karar yeni bir para cümlesi kurmamışsa ilk derecedeki para cümlesi kendiliğinden ayakta kalmaz. Üst mahkeme ilk dereceyi onamışsa onama metni ile ilk derece fıkrası yan yana okunur. Onama, ilk fıkrada olmayan bir kalemi eklemez.
Birden fazla üst karar varsa en son merciin sonucu aranır. Ara kararı, işin esası hakkındaki son metin değildir. Yürütmenin durdurulması kaydı da para hükmünün kesinleştiğini yazmaz. Alacaklı, durdurma ara kararını ilam diye sunmaz. Borçlu, durdurma kaydı dosyada yokken ilk derece kapağını durmuş saymaz. Durma, ancak kâğıtta yazılıysa okunur.
İlk derece örneğinin üzerindeki eski şerh, üst mahkeme o şerhi geçersiz kılmışsa tek başına yürümez. Hangi şerhin son olduğu, tarih ve merci adından ayrılır. Tarih yoksa alacaklı son şerhi seçmez.
İptal cümlesi para kalemi doğurmaz
İcraya konan kalem, hükümdeki para veya tazminat cümlesidir. İptal hükmünün idarece yerine getirilmesi, para kalemini icra dairesine bırakmakla aynı işlem değildir. İptal cümlesi, yazılmayan bir bedel üretmez. Para cümlesi yoksa kapak icraya bedel taşımaz. Bedel, şerhin kesinleşme cümlesinden de çıkmaz. Çıkan bedel, ancak hükümde yazılmışsa istenir.
Hüküm hem iptal hem para kurmuşsa iki cümle ayrı okunur. İptal cümlesi, para cümlesinin miktarını büyütmez. Para cümlesi de iptal edilen işlemi kendiliğinden geri almış sayılmaz. Alacaklı, para cümlesini icraya koyarken iptal cümlesini aynı talebin içinde eritmez. Borçlu idare, yalnızca iptali yerine getirdiğini söyleyerek para cümlesini, fıkra böyle yazmıyorsa kapatmış olmaz.
Tazminat cümlesi, idarenin hangi işleminden doğduğunu fıkrada yazıyorsa o yazı okunur. Fıkra işlem göstermeden genel bir bedel kurmamışsa alacaklı işlemi sonradan seçmez. Seçilen işlem, hükümde yoktur.
İnfaz idarenin kendi işidir
İptal veya yerine getirme hükmü, idarenin kendi işlemiyle yerine geliyorsa bu yerine getirme icra dairesindeki para takibinin adı değildir. İdare, hükmü uyguladığına ilişkin yazıyı dosyada saklar. Yazı yoksa uygulama varsayılmaz. Yazı varsa, yazının hangi cümleyi karşıladığı okunur. Yazı yalnız bir işlemi geri aldığını söylüyor, fıkra ayrıca para kurmuşsa para cümlesi bu yazıyla kapanmaz.
Arabuluculuk tutanağı idare mahkemesi ilamı değildir. Tutanak arabuluculuk tutanağının icrası yazısındadır. İş mahkemesi ilamı da bu kapak değildir. O ilam işçilik alacağının icrası yazısındadır. İlamlı açılış ilamlı takip nasıl başlatılır yazısındadır. Yol ayrımı ilamlı ve ilamsız takip farkı yazısındadır. Bu yazılar, idari ilamın kesinleşme şerhini adliye kapağına çevirmez.
Şerh sayfası için iletişim kaydından yazılır. Kayıt, şerhte olmayan kesinleşmeyi eklemez. Okunan kayıt, icraya konan son idari metnin üzerindeki şerhtir.
İcraya konan idare, hükümdeki taraf satırında yazılan idaredir. Bakanlık, belediye veya başka bir kamu kurumu kapakta ayrı adlarla durabilir. Alacaklı, bağlı birimi merkezin yerine, fıkra böyle yazmıyorsa koymaz. Merkez ile taşra biriminin borcu fıkrada ayrılmışsa o ayrım okunur. Unvan benzerliği, şerhteki tarafı değiştirmez. Şerh başka bir idarenin kararında duruyorsa o şerh bu kapağa eklenmez.
Kararın tebliği ile kesinleşme şerhi ayrı kayıtlardır. Tebliğ, hükmün tarafa ulaştığını gösterir. Ulaşan hüküm, şerh kesinleşti demeden icraya konmaz. Şerh tebliğden sonra işlenmişse okunan, şerhin cümlesidir. Tebliğ belgesi, şerh sayfasının yerine zımbalanmaz. Birden fazla tebliğ varsa her tarafın tebliği kendi kaydındadır. Bir tarafın tebliği, diğerinin şerhini tamamlamaz.
Para cümlesi, idareye değil üçüncü kişiye ödeme yapılmasını yazıyorsa ödenecek kişi fıkradaki addır. Alacaklı, kendi adını bu üçüncü kişinin yerine yazmaz. Üçüncü kişi takip talebinde yoksa ve fıkra onu alacaklı göstermişse talep eksik kalır. Eksik, şerhin kesinleşme cümlesinden doldurulmaz. Vergi mahkemesi ile idare mahkemesi aynı olayda ayrı karar vermişse her karar kendi şerhiyle okunur. Birinin kesinleşmesi, diğerinin şerhini yazmaz. İki kapak tek dosyada eritilmez.
Karar örneğinin kaç sayfa olduğu da kendi kâğıdından okunur. Son sayfa yoksa önceki sayfadaki sonuç, şerh varmış gibi sunulmaz. Şerh ara sayfada duruyorsa o sayfanın karar numarası, kapağın numarasıyla aynı olmalıdır. Numara farklıysa şerh bu ilama ait diye bağlanmaz. Alacaklı, eksik sayfayı başka bir idari dosyanın örneğinden tamamlamaz. Borçlu, eksik sayfayı kesinleşmemiş saymak için de dosyada olmayan bir itiraz uydurmaz. Eksik, eksik kalır.
Sonuç
İdari yargı ilamı icraya konunca okunan şerh, kesinleşme şerhidir. Kapak, adliye ilamının kapağı değildir. Üst derece kararı duruyorsa ilk kapak tek başına son metin sayılmaz. İptal cümlesi para kalemi doğurmaz. Süre dosyada yoksa yazılmaz. Çerçeve icra ve iflas hukuku sayfasında durur. Resmî dayanak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu metnidir.