
Sıfat hangi sözcükle yazılmış
Soruşturma evresinde suç şüphesi altındaki kişiye şüpheli denir. Kovuşturma başlayınca aynı kişi sanık adını alır. Tanık bu iki sözden ayrıdır. Çağrı hangisini yazıyorsa o okunur. Hastanın koridorda kullandığı sıfat kâğıdı değiştirmez. Sözlü haber de değiştirmez. Kâğıdın bir yerinde şüpheli, başka bir yerinde tanık yazıyorsa iki söz kapatılmaz. Hangi başlığın çağrının asıl sıfatı olduğu, kâğıdın çağrı bölümünden okunur. Bölüm karışıksa karışık bırakılır. Karışıklık, okurun seçtiği sıfatla düzeltilmez.
İfadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişi davetiye ile çağrılır. Çağrıda neden açık yazılır. Neden satırı kısa bir olay adından ibaretse o ad okunur. Ad yoksa ad, dosya numarasından türetilmez. Gelinmezse zorla getirileceği cümlesi kâğıtta duruyorsa o cümle okunur. Cümle yoksa bu metin onu eklemez. Zorla getirme kararı, çağrı cümlesinin kendiliğinden tutanağa dönüşmüş hali değildir. Karar ayrıca durur. Kararın tarihi ile çağrının tarihi farklıysa fark kapatılmaz.
Çağrı kâğıdındaki merci adı da okunur. Hangi savcılığın yazdığı, başlıktadır. Başlık yoksa numara, başka bir ilin savcılığı diye tamamlanmaz. Hekimin çalıştığı kurumun adresi, tebligat adresinin yerine geçmez. Tebligat hangi adrese çıkmışsa o adres okunur.
Soruşturma numarası ile hastane protokol numarası aynı rakam diye birleştirilmez. Çağrıda yalnız biri varsa öbürü var sayılmaz. İki numara birden yazılmışsa ikisi de okunur. Aynı çağrıda birden fazla hekimin adı duruyorsa her ad kendi sıfatıyla kalır. Birinin şüpheli yazılması, yanındaki adı da şüpheli yapmaz. Sıfat her adın yanında ayrı aranır. Adın yanında sıfat yoksa sıfat, listenin başlığından herkese kopyalanmaz. Başlık tek bir sıfat söylüyor ve adlar alt alta duruyorsa kâğıt öyle okunur. Kâğıt ayırmıyorsa ayırım uydurulmaz.
Fiil satırı neyi soruyor
Fiil, hangi işlem, hangi gün ve hangi sonucun sorulduğudur. Tarih satırı boşsa hatırlanan müdahale günü yazılmaz. Birden fazla işlem alt alta duruyorsa her satır kendi cümlesidir. Satırlar tek olaya bağlanmamışsa bağ, okuyucunun aklından kurulmaz. İşlem adı “müdahale” gibi genel bir sözse söz olduğu gibi bırakılır. Genel söz, belirli bir ameliyatın veya belirli bir ilacın adı diye daraltılmaz. Daraltma, kâğıdın sormadığı bir fiili çağrıya ekler.
Sonuç cümlesi kâğıtta “yaralanma” veya “ölüm” diye duruyorsa duran kelime okunur. Kelime yoksa sonuç, hastanın dosyasındaki epikrizden taşınmaz. Epikriz çağrıya ekliyse ek kendi sayfası olarak durur. Ekin içindeki cümle, çağrının fiil satırını değiştirmiş sayılmaz. Fiil satırı hâlâ çağrıda aranır.
Çağrı, ifadenin alınacağı yeri ve saati yazıyorsa yazan satır okunur. Satır boşsa boş bırakılır. Boş saat, kurumun mesai düzeninden tamamlanmaz. Bu tamamlamama, hekime salonda ne söyleyeceğini de öğretmez. Beyan cümlesi, susma cümlesi ve kayıt düzeltme yolu bu metinde yoktur. Çağrı, müdafi ile geleceğine dair bir satır taşıyorsa satır okunur. Satır yoksa bu sayfa o satırı eklemez. Satırın varlığı, ifadenin metnini yazmış olmaz. Hekim, kâğıdın sorduğu fiili okur. Fiile verilecek cevabın kelimeleri burada kurulmaz.
Kâğıttaki olay adı, komplikasyon ile tıbbi hata ayrımının hükmü değildir. O ayrım komplikasyon mu tıbbi hata yazısındadır. Tıbbi uygulama hatasının çerçevesi tıbbi malpraktis başlığındadır. Çağrı, bu iki yazının yerine geçmez. Çağrıdaki olay adı, kusur bulunmuş gibi de kusur bulunmamış gibi de okunmaz. Okunan, savcılığın hangi olayı sorduğudur.
Tanık kâğıdı ile şüpheli kâğıdı
Kâğıt tanık diyorsa hekim, başkasının fiili hakkında dinlenen kişidir. Tanık çağrısında gelmemenin sonucu yazılır. Sonuç cümlesi kâğıttan okunur. Kâğıt şüpheli diyorsa sıfat değişir. Şüpheli kâğıdındaki zorla getirme uyarısı, tanık kâğıdının kopyası diye taşınmaz. İki sıfat aynı tutanak diye birleştirilmez. Aynı hekime iki ayrı çağrı gelmişse her çağrı kendi sıfatıyla kalır. Biri, diğerinin saatini veya fiilini silmez.
Hekim, mesleği nedeniyle hasta ve yakını hakkında öğrendiği bilgi bakımından tanıklıktan çekinmenin ayrıca bir kâğıdı olabileceğini bilir. Bu yazı o çekinme cümlesini kurmaz. İlgilinin rızasını yazan kâğıt da burada yazılmaz. Çekinme veya rıza dosyada duruyorsa kendi başlığıyla okunur. Durmuyorsa durmuyormuş gibi bir metin üretilmez. İfade metni de üretilmez. Hekimin ne söyleyeceği, ne söylemeyeceği ve hangi cümleyle susacağı bu sayfanın konusu değildir. Kayıttaki bir satırı sonradan düzeltmek veya belgeyi ortadan kaldırmak da bu yazının konusu değildir.
Hastanın şikâyetinin hangi mercie gideceği doktor şikâyet süreci yazısındadır. O yazı hastanın yoludur. Hekimin elindeki çağrı, o dilekçenin kalemlerini öğretmez. Şikâyet dilekçesinin bir sureti çağrıya ekliyse ek, çağrının sıfatını değiştirmez. Ekteki anlatı, fiil satırının yerine geçmez. Fiil, çağrıda yazan cümle olarak kalır.
Tebliğ parçası sözlü haber değildir
Telefon, faks veya elektronik posta ile yapılan duyuru, çağrı kâğıdına bağlanan sonucu taşımaz. Hangi kâğıdın tebliğ edildiği, tebligat parçasından görülür. Parçada tarih, adres ve tebliğ olunanın adı okunur. Ad başkasına aitse bu hekime tebliğ edilmiş sayılmaz. Parça yokken “yarın savcılığa geleceksin” haberi, çağrının yerini tutmaz. Haberin hangi gün söylendiği de bu metne gün sayısı olarak yazılmaz.
Tebliğ parçası ile çağrı kâğıdının tarihi farklıysa iki tarih ayrı durur. Parçadaki imza, çağrıdaki sıfat sözcüğünü değiştirmez. İmza okunmuyorsa okunmuyor diye bırakılır. Kuruma yapılan tebliğ, hekimin adına çıkmış tebliğ değildir. Kurum kaşesi, hekimin tebliğ aldığı anlamına kendiliğinden gelmez. Hekime ayrıca çıkmış bir parça varsa o parça okunur.
Çağrıda getirilmesi istenen belge adları yazıyorsa yazan adlar okunur. Liste yoksa liste bu sayfadan kurulmaz. Listedeki bir belgenin hastane dosyasında durup durmadığı, çağrının sıfatını değiştirmez. Belgeyi sonradan düzeltmek veya eksik sayfayı yok etmek burada anlatılmaz. Anlatılan, listenin kâğıtta olup olmadığıdır. Çağrı bir vekile veya bir kuruma yazılmış, hekimin adına ayrıca çıkmamışsa hekim çağrılmış sayılmaz. Vekile çıkmış kâğıt, vekâletin dosyada durup durmadığıyla birlikte okunur. Vekâlet yoksa yokluk, çağrıyı hekime yapıştırmış olmaz.
Çağrının kapatmadığı dosya
Çağrı, tazminat esasını kapatmaz. Ceza yolu ile tazminat yolunun genel ayrımı ceza ve tazminat yazısındadır. Bu metin o ayrımı baştan kurmaz. Savcılığın soruşturmayı hangi günde bitireceği de burada yoktur. Süre, kâğıtta yazılı değilse eklenmez. Çağrının gelmiş olması, kovuşturma açıldığı anlamına da gelmez. Kovuşturma, iddianamenin kabulüyle başlar. O kâğıt elde yoksa yok diye bırakılır. Çağrı, beraat veya mahkûmiyet de değildir. Bu metin sonuç vaadi kurmaz.
Aynı olay için hem savcılık çağrısı hem hastane yazısı duruyorsa ikisi ayrı okunur. Hastane yazısındaki disiplin veya idari başlık, çağrıdaki sıfatı değiştirmez. Çağrıdaki fiil de, hastane yazısının sonucunu kapatmaz. Hangi yazının hangi numarayı taşıdığı, o yazının başlığından çıkar.
Sonuç
Hekim, çağrıda sıfatı ve fiili ayırır. Şikâyet dilekçesi ile beyan metni bu sayfada yazılmaz. Sözlü haber, tebliğ parçasının yerine geçmez. Çerçeve sağlık hukuku sayfasındadır. Kâğıt duruyorsa değerlendirme iletişim ile o kâğıt üzerinden yapılır. Dayanak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu çağrı hükümleridir.