
Sulh hangi uyuşmazlığı bağlar
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 313, sulhü görülmekte olan davada, uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek için mahkeme huzurunda yapılan sözleşme diye tanımlar. Sulh, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkta yapılır. Dava konusunun dışında kalan hususlar sulhun kapsamına girebilir. Sulh şarta da bağlanabilir. Bu şartlar, kâğıtta durmuyorsa durmuş sayılmaz.
Madde 315, bu sözleşmenin ilgili bulunduğu davayı sona erdirdiğini ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğunu yazar. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterse sulh sözleşmesine göre karar verir. İstemezlerse karar verilmesine yer olmadığına karar verir. İlgili dava, ceza soruşturmasının kendiliğinden adı değildir. Ceza dosyasının numarası sulh metninde yoksa numara, hukuk davasının esas numarasından tamamlanmaz.
Hastane koridorunda veya vekâletle imzalanan ibraname, mahkeme huzurundaki sulh sözleşmesiyle aynı kâğıt olmayabilir. Adı sulh diye anılması, madde 313’ün şartlarını kendiliğinden doldurmaz. Huzur, dava ve taraflar kâğıttan okunur. Okunmayan şart tamamlanmış sayılmaz. Koridordaki kâğıt, kendi cümleleriyle bir borç ilişkisi kurabilir. Kurduğu ilişki, madde 315’in davayı sona erdiren etkisini kendiliğinden taşımaz. Taşıyıp taşımadığı, kâğıdın mahkeme huzurunda yapılıp yapılmadığından okunur.
Sulh, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebildiği uyuşmazlıkta yapılır. Ceza soruşturması, hastanenin tek başına üzerinde tasarruf ettiği bir kalem değildir. Şikâyeti koyan, suçtan zarar görendir. Hastanenin ödeme cümlesi, zarar görenin vazgeçme cümlesi yoksa onun yerine geçmez.
Madde 314, sulhun hüküm kesinleşinceye kadar yapılabileceğini yazar. Gün sayısı bu metinde yoktur. Kesinleşmeden sonra imzalanan bir kâğıt, madde 314’ün içindeki sulh diye tamamlanmaz. Tamamlanmayan kâğıt, kendi metninden okunur. İrade bozukluğu veya aşırı yararlanma hâlinde sulhun iptalinin istenebileceği, madde 315’in ikinci fıkrasındadır. İptal, bu sayfada dilekçe örneği yapılmaz. Hangi irade bozukluğunun gerçekleştiği, dosyadaki olgudan sorulur. Sorulmayan olgu, iptal varmış gibi yazılmaz.
Vazgeçme satırı
Kâğıtta yalnızca tazminat, ibra veya dava konusunun bittiği yazıyorsa yazılan budur. Ceza şikâyetinden vazgeçildi cümlesi yoksa cümle varsayılmaz. Cümle varsa cümle, hangi dosya numarasına ve hangi kişiye ilişkin olduğunu göstermelidir. Numara yoksa hangi soruşturmanın kastedildiği tamamlanmaz. Tamamlanmayan numara, bütün ceza dosyalarını kapsar diye okunmaz.
İbra, hangi alacağın kapandığını kendi satırından gösterir. Satır, manevi tazminat veya tedavi gideri diyorsa o kalem okunur. Kalem yazılmadan her alacak kapandı denmez. Denmeyen kapanış, şikâyeti de kapsamaz. Kapsamayan ibra, hekimin kişisel alacağını da, kuruma karşı alacağı da birbirinin yerine koymaz. Hangi alacaklıya karşı yazıldığı, taraf satırındadır.
Hastane ile hasta arasındaki kâğıt, hekimi taraf olarak yazmıyorsa hekimin ceza dosyası bu kâğıdın tarafı değildir. Hekim taraf olarak yazılmış olsa bile yazılan kalem tazminat ise şikâyet ayrıca aranır. Taraf listesi, vazgeçme listesi değildir. İmza, listedeki her kalemin kabul edildiği anlamına da gelmez. Hangi kalemin imzaya bağlandığı, metindeki cümleden okunur.
Ödeme dekontu, sulh metninin yerine geçmez. Dekont, bir tutarın çıktığını gösterebilir. Tutar, bu metinde rakam yapılmaz. Dekontun açıklama satırında dosya numarası yoksa numara, banka hareketinden uydurulmaz. Uydurulmayan numara, şikâyetin kapandığı anlamına gelmez.
Şikâyete bağlılık dosyadan okunur
Vazgeçmenin soruşturmayı veya kovuşturmayı düşürüp düşürmeyeceği, fiilin şikâyete bağlı olup olmamasına bağlıdır. Bağlılık, şikâyet dilekçesindeki veya iddianamedeki vasıftan okunur. Vasıf yoksa bu metin suç adı seçmez. Şikâyete bağlı olmayan fiilde vazgeçme satırı, soruşturmanın kendiliğinden bittiği anlamına gelmez. Bağlı olan fiilde de satır yoksa düşme varsayılmaz. Varsayılmayan düşme, ödeme yapılmış olsa bile kurulmaz.
Ceza yolu ile tazminat yolunun ayrımı ceza ve tazminat kaydındadır. Bu sayfa o ayrımın sürelerini ve suç tiplerini yeniden yazmaz. Süre, öğrenme günü ve infaz bu metinde yoktur. Şikâyet süresi de gün olarak yazılmaz. 5237 sayılı Kanun metni, vasıf seçmek için bu sayfada taranmaz. Vasıf, dosyadaki kendi kâğıdındadır.
Birden fazla zarar gören varsa her birinin vazgeçmesi kendi kâğıdında aranır. Birinin imzası, diğerinin şikâyetini kendiliğinden kapatmaz. Kapatmanın kişiye etkisi dosyadaki kayıttan okunur. Bu metin kişi sayısını tahmin etmez. Tahmin edilmeyen sayı, eşin veya yakının imzasını hastanın vazgeçmesi diye de tamamlamaz. Yakın, kâğıtta suçtan zarar gören olarak duruyorsa o sıfat okunur. Durmuyorsa durmuyor diye bırakılır.
Hasım, sulh metnindeki ilk imzadan seçilmez. Kurum türüne göre davalı malpraktis davasında davalı yazısındadır. Sulh, o yazının hasım listesini yeniden kurmaz. Kamu hastanesi ile özel hastane, aynı kâğıdın tarafı diye birleştirilmez. Birleştirilmeyen taraf, hekimin kişisel adını da silmez.
Arabuluculuk tutanağı bu kâğıt değildir
Arabuluculuğun dava şartı olup olmadığı, son tutanağın ne işe yaradığı ve hangi mahkemede arandığı malpraktis arabuluculuk kaydındadır. Tutanak tazminatta anlaşma taşıyabilir. Taşıması, ceza şikâyetinin bittiğini yazmaz. Anlaşma kalemi ile vazgeçme satırı tutanakta ayrı duruyorsa ayrı okunur. Vazgeçme satırı tutanakta yoksa arabuluculuk bitmiş olsa bile şikâyet bitmiş sayılmaz. Bitmiş sayılmayan şikâyet, tutanağın icra edilebilirliğiyle de kapanmaz. İcra edilebilirlik, tazminat kaleminin kendi sorusudur. Bu sayfa o soruyu yeniden yazmaz.
Arabuluculuk tutanağı, mahkeme huzurundaki sulh sözleşmesinin kısa adı değildir. İkisi aynı sonucu taşıyabilir. Taşısalar bile her biri kendi kâğıdından okunur. Tutanakta hastane taraf, hekim taraf değilse hekim, tutanağın tarafı yapılmaz. Yapılmayan taraf, ceza dosyasına da kendiliğinden yazılmaz.
Büro adresi, sulhun yapıldığı mahkemeyi veya savcılığı seçmez. Merci, kâğıdın başlığındadır. Başlıktaki merci ile ödemenin yapıldığı banka şubesi aynı yer olmak zorunda değildir. Şube, merciyi değiştirmez.
Hastane imzası hekim dosyasını kapatmaz
Hastanenin imzası, hekimin ceza dosyasındaki sıfatını silmez. Hekim, sulh metninde ad olarak durmuyorsa durmayan ad, şikâyetten düşmüş sayılmaz. Ad duruyorsa duran ad, hangi kalem için durduğuna bakılarak okunur. Kalem tazminatsa şikâyet ayrıca aranır. Kalem, şikâyetten vazgeçme diye yazılmışsa yazılan cümle okunur. Cümlenin etkisi, fiilin şikâyete bağlı olup olmadığından sorulur. Sorulmayan etki, bu metinde düşme diye kapanmaz.
Hekim ile hastane arasında ayrıca bir rücu veya iç ilişki kâğıdı durabilir. O kâğıt, hastanın şikâyetinin yerine geçmez. İç ilişki, hastanın imzasını taşıyorsa taşıyan cümle okunur. Taşımıyorsa hasta, o kâğıdın tarafı yapılmaz. Yapılmayan taraf, ceza şikâyetini de bağlamaz.
Sigorta şirketinin ödeme yazısı da aynı ayrımdadır. Yazı, teminat kalemini gösterebilir. Limit rakamı bu metinde yoktur. Yazı, şikâyetten vazgeçildi cümlesini taşımıyorsa cümle varsayılmaz. Varsayılmayan cümle, hekimin dosyasını da kapatmaz.
Sonuç
Hastaneyle sulh, ilgili hukuk uyuşmazlığını bağlar. Ceza şikâyeti bu sözleşmeyle kendiliğinden bitmez. Vazgeçme satırı ve şikâyete bağlılık dosyadan okunur. Düşeceğine dair vaat kurulmaz. Çerçeve sağlık hukuku sayfasındadır. Kâğıttaki taraf ve satır okunacaksa iletişim açıktır. Açılan yol, şikâyetin kapanacağı vaadi değildir.
Dayanak 6100 sayılı Kanun madde 313, 314 ve 315 ile ceza şikâyetinin kendi dosyasıdır. Şikâyet süresi bu metne gün olarak yazılmaz. Suç tipi bu sayfada seçilmez. Ödeme satırı görülmeden şikâyetin akıbeti kilitlenmez.