
İsteyenin sıfatı çıktıyı değiştirir
5352 sayılı Kanun, bu karar türü için genel mahkûmiyet satırından ayrı bir kayıt düzeni kurar. Kayıt, soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenebilir. İstem, eldeki bir soruşturma veya kovuşturma dosyasıyla bağlantılıdır. Bağlantı, istem yazısında durur. Yazı yoksa kayıt her isteyene açılmış sayılmaz. Kişinin elindeki belgede satır olmaması, o merci bakımından kaydın bulunmadığı sonucu doğurmaz.
Bu düzen, kaydın hiçbir çıktıda yer almayacağı anlamına gelmez. Hangi alanın dolu olduğu, o belgenin kendi satırından okunur. Bu metin örnek çıktı uydurmaz. İşe alınma, belgenin boş veya dolu görünmesinden çıkarılmaz. Belgede satır görünmesi de, mahkûmiyetin arşive alındığı anlamına gelmez. Arşiv adımı, açıklanmış mahkûmiyetin rejimidir. O rejim adli sicil kaydı başlığındadır. HAGB satırı, açıklama kararı yokken o rejime mahkûmiyet gibi sokulmaz.
Kararın kurulma şartları ve denetim süresi bu görünürlük sorusunun içinde çözülmez. Şartlar, hükmü kuran mahkemenin kararındadır. Görünürlük, o karar kurulduktan sonra kaydın kime açıldığını sorar. İki soru aynı dilekçeyle kapanmaz.
Kişinin belgesi merci kaydının kopyası değildir
Ekran görüntüsü, işyerine sunulan örnek ve merci istemi birbirinin yerine konulmaz. Kişinin kendi adına aldığı adli sicil belgesi, kanunun o istem için gösterdiği alanı yazar. Merci, soruşturma veya kovuşturma bağlantısıyla daha geniş bir kayıt görebilir. İki çıktı yan yana konunca satırlar farklı olabilir. Farklılık, belgelerden birinin sahte olduğu anlamına kendiliğinden gelmez. Hangi belgenin hangi istemle alındığı, tarih ve başlıktan okunur.
İşveren, okul veya benzeri bir üçüncü kişi, kişinin elindeki belgeyi ister. Bu istem, savcının veya mahkemenin istemiyle aynı yetki değildir. Üçüncü kişinin belgeyi görmesi, merci kaydının tamamını görmüş sayılmaz. Kişi, elindeki belgede satır yok diye merci kaydını da yok ilan edemez. Merci, elindeki kaydı üçüncü kişiye açmak zorunda değildir. Açıp açmadığı, merci yazısından okunur.
Eski tarihli bir çıktı, sonra verilen düşme veya açıklama kararını taşımayabilir. Yeni çıktı alınmadan eski kâğıt, güncel kayıt diye sunulmaz. Çıktının tarihi, kararın tarihinden önceyse, aradaki karar ayrıca okunur. Arada karar yoksa eski çıktı, yeni bir satır varmış gibi tamamlanmaz. Mühür, karekod veya doğrulama bilgisi belgede varsa, belgenin kendisinden kontrol edilir. Bilgi yoksa belge doğrulanmış varsayılmaz.
Çıktıda satır varsa, satırın karar türü alanı okunur. Alan “açıklanmasının geri bırakılması” diyorsa, bu satır açıklanmış mahkûmiyet diye arşive sokulmaz. Alan mahkûmiyet diyorsa, artık HAGB görünürlüğü değil, açıklanan hükmün kaydı konuşulur. Alan boşsa tür varsayılmaz. Mahkeme adı ve esas numarası, hükmün üzerindeki bilgilerle karşılaştırılır. Karşılaştırma tutmuyorsa çıktı, eldeki karara ait diye ilan edilmez. Üçüncü kişinin ilettiği ekran görüntüsü, ne kişinin belgesi ne merci istemidir. Görüntü, tarih ve başlık taşımıyorsa kayıt diye okunmaz.
Düşme kararı satırı nasıl bırakır
Denetim sonunda davanın düşmesine karar verilmişse ortada açıklanmış bir mahkûmiyet yoktur. Düşme kararı, HAGB kaydının akıbetini kendi metninden gösterir. Süre dolmuş varsayılarak mahkûmiyet arşivi işletilmez. Düşme kararı dosyada yokken kayıt kendiliğinden kalkmış sayılmaz. Karar varsa, kararın kesinleşip kesinleşmediği şerhten okunur. Şerh yoksa düşme, her merci bakımından kapanmış ilan edilmez.
Düşme, beraat değildir. Mahkeme, yüklenen fiilin işlenmediğini beraat gerekçesiyle saptamış olmaz. Kayıt bakımından sonuç, düşme kararının sicile nasıl işlendiğinden okunur. İşleme kaydı henüz yoksa, karar verilmiş olsa bile çıktı eski satırı taşıyabilir. Bu gecikme, düşmeyi yok saydırmaz. Çıktı ile karar çelişiyorsa çelişki yazılır. Çelişki, iki evrak yan yana konunca görülür.
Yükümlülüğe uyulup uyulmadığı da düşme sorusunun parçasıdır. Uyulduğuna ilişkin kayıt infaz veya mahkeme dosyasındadır. Kayıt yokken yükümlülük yerine getirilmiş varsayılmaz. Yeni bir kasıtlı suç işlendiği iddiası varsa, bu iddia düşme kararından önce mi sonra mı doğduğu tarihlerden okunur. Tarih yoksa sıra varsayılmaz.
Düşme kararının sicile işlenmesi ile kararın verilmesi aynı an olmayabilir. Aradaki sürede alınan bir belge, düşmeden önceki satırı gösterebilir. Bu belge, düşmeyi ortadan kaldırmaz. Güncel kayıt, düşme kararı işlendikten sonra alınan çıktıdan okunur. İşlendiğine dair not yoksa eski satır hâlâ duruyor olabilir. Not varsa, notun hangi esas numarasına ait olduğu kontrol edilir. Başka bir HAGB dosyasının düşmesi, eldeki esasın satırını kapatmaz. Esaslar karışmışsa her numara kendi kararıyla eşlenir. Eşleşme yoksa satır kalkmış ilan edilmez. Kişi, düşme kararının bir örneğini çıktıyla birlikte saklar. Örnek yoksa, çıktıdaki satır tek başına düşmüş bir davanın kanıtı sayılmaz. Karar örneği varsa, örneğin hüküm fıkrası ile çıktının karar türü alanı karşılaştırılır. İkisi düşme diyorsa kayıt o karara bağlanır. Biri düşme, diğeri açıklama diyorsa iki ayrı işlem vardır. Ayrım yapılmadan satır kapanmış ilan edilmez.
Hüküm açıklanınca konuşulan kayıt değişir
Hüküm açıklanırsa artık konuşulan şey HAGB görünürlüğü değil, açıklanan mahkûmiyettir. Açıklama kararı, kurulup geri bırakılan hükmü açık hâle getirir. Bu andan sonra satır, açıklanmış mahkûmiyetin rejimine geçer. Arşiv ve silme, karardaki suç ve 5352 sayılı Kanundaki rejimden okunur. Açıklama kararının kendisi görülmeden mahkûmiyet oldu denmez. Karar varsa, hangi suç ve hangi ceza için açıklama yapıldığı fıkradan okunur.
Açıklanan hükmün kanun yolu, HAGB kararına karşı itirazla aynı dilekçe değildir. İtiraz, açıklamanın geri bırakılması kararına yönelir. Açıklanan hüküm ise kendi kanun yoluna tabidir. İstinaf ile temyizin farkı ayrı yazıda durur. Açıklama kararı kanun yolunda değişirse, sicil satırı da değişen hükme göre yeniden okunur. Eski satır, bozulan hükmü taşımaya devam etmez. Yeni satır işlenmeden eski çıktı güncel sayılmaz.
Birden fazla HAGB kararı varsa her biri kendi esas numarasıyla durur. Birinde düşme, diğerinde açıklama olabilir. Birinin akıbeti diğerine yapıştırılmaz. Numara kâğıtta yoksa kayıtlar birleşmiş sayılmaz.
Görünürlüğün kapatmadığı kararlar
Adli kontrol, hükmün açıklanmasını geri bırakan karar değildir. Soruşturma veya kovuşturma sırasında konulan yükümlülük, HAGB kaydının kimlere görüneceğini değiştirmez. Tedbirin tanımı adli kontrol yazısında, imza ve yurt dışı yasağının nasıl okunacağı yükümlülükler yazısındadır. O liste burada kopyalanmaz. Adli kontrol kalkınca HAGB satırı silinmiş olmaz. HAGB kararı yokken adli kontrol, HAGB kaydı gibi de anlatılmaz.
Denetimli serbestlik, kesinleşmiş hapis cezasının infaz biçimidir. HAGB ekranını kapatmaz. Koşul, denetimli serbestlik başlığında infaz mevzuatından okunur. Yasaklanmış hakkın geri verilmesi de görünürlük sorusu değildir. O karar sicil satırını kaldırmaz. Başvuru memnu hakların iadesi yazısındadır. Açıklanmamış kararda, mahkûmiyete bağlı yasak paketi kurulmuş sayılmaz. Yasak sorusu, ancak hüküm açıklandıktan sonra açıklanan metinden yeniden okunur.
Sonuç
Görünürlük, belgeyi isteyenin sıfatından okunur. Kişinin belgesi ile merci kaydı aynı çıktı sayılmaz. Kaydın hiç tutulmadığı söylenemez. Her belgede aynı satırın çıkacağı da söylenemez. Düşme kararı ile hükmün açıklanması satırı farklılaştırır. Çerçeve ceza hukuku sayfasındadır. Kayıt rejimi 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu, kararın usul dayanağı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu metnindedir.