İcra & İflas · Hukuki bilgilendirme

Haciz Anında İstihkak Sözü Dava Yerine Geçer mi?

Yazar · Av. Ayşenur Konar

Yayımlanma ·

Haciz anında söylenen istihkak sözü, tutanağa benim diye yazılsa da istihkak davasının açıldığı anlamına gelmez. Tutanak, o anda söyleneni kaydeder. Dava, dilekçe ve esas numarasıyla açılır. Esas yokken dava açılmış sayılmaz. Davanın çerçevesi istihkak davası yazısındadır. Bu metin o davanın dilekçesini kurmaz.

Bu yazı, haciz yerinde söylenen sözün dava yerine geçip geçmediğini cevaplar. Cevaplamaz: davanın nasıl açılacağı, satışın durup durmayacağı, haczedilemez eşya listesi, ihbarnamenin tanımı.

Tutanağa geçen cümle

İcra memuru, haciz sırasında üçüncü kişinin sözünü tutanağa geçirebilir. Geçen cümle, o anda ne dendiğini gösterir. Cümle, mahkeme esas numarası doğurmaz. İmza, sözün tutanağa geçtiğini gösterebilir. İmza, dava dilekçesinin yerine geçmez. İmza yoksa da söz, tutanakta yazılmışsa yazıldığı hâliyle okunur. Yazılmamış söz, orada bulunanların sonradan anlattığı cümleyle tutanağa eklenmez.

Süre bu metne sayı olarak yazılmaz. Süre, tutanakta veya tebligatta duruyorsa oradan okunur. Kâğıtta süre yokken bu metin de süre eklemez. Eklenmeyen süre, sözü dava dilekçesine çevirmez. Üçüncü kişi dava açacağım demişse bu cümle, açılmış dava değildir. Açacağım ile açtım aynı kayıt değildir. Tutanaktaki vaat, mahkeme kalemindeki esas numarası yerine okunmaz.

Memurun üçüncü kişi iddia etti diye yazdığı satır, iddia edenin adını taşımıyorsa davacı o satırdan seçilmez. Ad yazılmadan kurulan cümle, bir kişinin davası diye tamamlanmaz. Birden fazla kişi konuşmuşsa her cümle kendi adının yanında durur. Adlar karışık yazılmışsa karışıklık, birinin sözünü diğerine mal etmek için kullanılmaz.

Dilekçe ayrı kâğıttır

Dava, icra mahkemesine verilen dilekçe ve oluşan dosya kaydıdır. Dilekçe yoksa tutanaktaki benim kelimesi dilekçe diye okunmaz. Kelime, mülkiyetin ispatı da değildir. Fatura, sözleşme veya sicil, davanın açıldığı anlamına kendiliğinden gelmez. O belgeler, açılmış bir davada okunur. Dava kaydı yokken belge seti, esas numarası üretmez.

Dilekçenin hangi icra dosyasına ve hangi mala ilişkin olduğu yazılmalıdır. Yazılmamışsa tutanaktaki bütün liste, dilekçeye kendiliğinden taşınmış sayılmaz. Tutanak örneği dilekçeye eklenmişse ek, dava açıldığı anda sözün durduğunu gösterir. Ek, dilekçenin yerine geçmez. Dilekçe durmuyorsa ek de tek başına esas doğurmaz. Harç makbuzu veya tevzi kaydı, ancak dilekçeyle birlikte dosyada duruyorsa okunur. Makbuz tek başına, tutanaktaki cümleyi davaya çevirmez.

Üçüncü kişi tutanağı imzalamayı reddetmişse ret, tutanakta yazıyorsa o yazı okunur. Ret, dava açılmadığı anlamına da, dava açıldığı anlamına da kendiliğinden gitmez. Ret, o andaki tutumdur. Dava, sonraki dilekçedir. İkisi ayrı tarihlerde duruyorsa tarihler birleştirilmez.

Borçlunun kendi cümlesi

Borçlunun bu mal kardeşimin demesi, üçüncü kişinin davası değildir. Üçüncü kişi tutanakta yoksa onun adına dava açılmış sayılmaz. Borçlunun kendi malı için söylediği haczedilemezlik iddiası da bu sözün kopyası değildir. O liste haczedilemez mallar yazısındadır. Eş, çocuk veya şirket ortağı olmak, tutanakta adı olmayan kişiyi davacı yapmaz. Şirket unvanı söylenmişse unvan, tutanakta yazmıyorsa sonradan tamamlanmaz.

Borçlu ile üçüncü kişi aynı anda konuşmuşsa iki cümle iki cümle kalır. Borçlunun malı başkasına ait sayması, o başkasının dilekçesi değildir. Üçüncü kişinin borçlu bensiz konuşmasın demesi de, üçüncü kişinin davası açılmış demek değildir. Vekâlet, haciz yerinde gösterilmişse vekâlet hangi kişi adına düzenlendiğini göstermelidir. Göstermiyorsa vekil, tutanakta adı olmayan kişi için dava açmış sayılmaz.

Belge esas doğurmaz

Haciz yerinde gösterilen fatura, tapu, ruhsat veya kira sözleşmesi bir belgedir. Belge, tutanağa eklenmişse ek olduğu yazılır. Ek, açılmış davanın esas numarası değildir. Ruhsatta başka bir ad görünmesi, o adın davacı olduğu anlamına gelmez. Ad, ancak kendi dilekçesi veya tutanakta kendi sözüyle okunur. Faturanın tarihi, haczin tarihinden önce olsa da fatura dilekçe yerine geçmez. Sözleşme, malın kimde kalacağını anlatıyor olabilir. Anlatım, mahkeme kaydı değildir.

Bir mal için gösterilen belge, listedeki diğer malları kapsamaz. Hangi parçanın kastedildiği tutanakta işaretlenmemişse işaret, bu metne eklenmez. Fotoğraf da aynı sınırdadır. Fotoğrafta görünen eşya, listede adı yoksa hacze sonradan girmez. Görünen eşya, dava konusu diye de seçilmez. Seçim, dilekçedeki mal tarifi ile tutanaktaki satır yan yana durunca okunur.

Haciz ihbarnamesi, üçüncü kişinin elindeki hak için yazılan bildirimdir. Haciz yerindeki söz, o bildirimin cevabı değildir. Bildirimin ne olduğu haciz ihbarnamesi yazısındadır. İhbarnameye verilen banka yazısı, tutanağa benim diye geçen cümlenin yerine konmaz. İki kâğıt ayrı dosya olayını taşır. Biri diğerinin esas numarasını doğurmaz.

Bırakmak ve satış

Malın yediemine bırakılması, dava açmak değildir. Bırakma kaydı hacizde yediemin yazısındadır. Bırakılırken söylenen söz, bırakma satırına geçse de dava dosyası açmaz. Yediemin diye yazılan kişi, sözü söyleyen üçüncü kişiyle aynı olmayabilir. İki ad ayrı satırda durur. Biri diğerinin davacısı sayılmaz.

Sözün satışı durdurup durdurmadığı da bu metnin konusu değildir. O bakış malın satışı yazısındadır. Tutanağa yazılan cümle, satışın kendiliğinden kalktığı ilanı değildir. Satış ilanı veya satış tutanağı duruyorsa onlar kendi evrakından okunur. İlan yokken söz, ilan diye tamamlanmaz. Alacaklının haciz yerinde itiraz ettim demesi de hüküm değildir. İtiraz tutanağa geçmişse geçmiş hâliyle okunur. Geçen itiraz, mahkeme kararı yerine yazılmaz.

Söz hangi mala ilişiyor

Söz, tutanakta bir eşyayı işaret ediyorsa yalnız o eşya okunur. İşaret yoksa bütün listenin dava konusu olduğu söylenemez. Araç, makine veya ev eşyası aynı tutanakta duruyorsa her satır ayrıdır. Bir satırdaki benim cümlesi, diğer satırlara kendiliğinden yayılmaz. Yayılma, tutanakta açıkça yazılmışsa yazıldığı kadar okunur.

Üçüncü kişi malı gördüğünü, kullandığını veya bedelini ödediğini söylemişse bu anlatım tutanakta duruyorsa durduğu gibi okunur. Anlatım, ödeme belgesi değilse ödeme olmuş sayılmaz. Belge haciz yerinde gösterilmişse gösterildiği yazılır. Gösterilmeyen dekont, sonradan anlatımla tutanağa eklenmez. Eklenmeyen dekont, esas numarası da doğurmaz. Bedelin kimden kime geçtiği satırda yoksa taraf da uydurulmaz.

Alacaklının veya borçlunun tutanakta itirazı varsa itiraz, sözü silmez. İtiraz, sözün hiç söylenmediği anlamına gelmez. İki satır birlikte okunur. Birinin daha uzun yazılmış olması, diğerini hükümsüz yapmaz. Memurun kendi kanaati tutanağa görüş diye geçmişse görüş, dava kararı değildir. Görüş, üçüncü kişinin cümlesinin yerine de yazılmaz.

Haciz birden fazla dosya için aynı yerde yapılmışsa her dosyanın tutanağı ayrı okunur. Bir dosyadaki benim cümlesi, diğer dosyanın esasını açmaz. Diğer dosyanın numarası tutanakta yoksa numara bu metne eklenmez. Eklenmeyen numara, sözü o dosyanın davası haline getirmez. Aynı kişi iki dosyada da konuşmuşsa iki tutanak iki söz olarak durur. Biri diğerinin dilekçesi sayılmaz.

Söz, haciz tutanağının kenar boşluğuna sıkışmışsa boşluktaki cümle de tutanağın parçasıdır. Cümle okunamayacak kadar silikse silik yer, tahminle doldurulmaz. Doldurulmayan yer, dava konusu malı seçmez. Seçim, okunan satır ile dilekçedeki tarif yan yana durunca yapılır. Dilekçe yoksa seçim de yapılmaz. Üçüncü kişinin sonradan aynı cümleyi mektupla yinelemesi, mektubu dilekçe yapmaz. Mektup dosyada duruyorsa durduğu gibi okunur. Durmuyorsa haciz anındaki söz, mektupla genişlemiş sayılmaz.

Sonuç

Tutanağa benim yazılması, istihkak davası açıldığı anlamına gelmez. Dava, dilekçe ve esas numarasıyla görülür. Esas yokken söz, fatura veya bırakma kaydı dava diye okunmaz. Çerçeve icra ve iflas hukuku sayfasındadır. Dayanak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu metnidir. Tutanak ile dava kaydı yan yanaysa iletişim o iki kâğıtla yapılır.

Mevzuat

Sık sorulan sorular

Tutanağa benim yazılması dava açılmış sayılır mı?

Sayılmaz. Cümle, haciz anında ne dendiğini gösterir. Dava, dilekçe ve esas numarasıyla açılır. Esas yokken dava açılmış denmez.

Üçüncü kişi tutanağı imzaladıysa dilekçe yerine geçer mi?

Geçmez. İmza, sözün tutanağa geçtiğini gösterebilir. İmza, mahkemeye verilmiş bir dava dilekçesi değildir. Dilekçe yoksa esas da yoktur.

Borçlu mal kardeşimindir derse dava açılmış olur mu?

Olmaz. Borçlunun cümlesi, üçüncü kişinin davası değildir. Üçüncü kişi tutanakta yoksa onun adına dava açılmış sayılmaz.

Fatura göstermek esas numarası doğurur mu?

Doğurmaz. Fatura, bir belgedir. Belge, açılmış bir davada okunabilir. Dava kaydı yokken fatura, esas numarası üretmez.

Mal yediemine bırakılırken söylenen söz dava mıdır?

Değildir. Bırakma, malın nerede durduğunu gösterir. Söz, bırakma satırına geçse de dava dosyası açmaz. Yediemin kaydı, dilekçenin yerine konmaz.

İlgili içerikler

Bu yazı bir çalışma alanına bağlıdır. Ayrıntı, kardeş rehberlerde durur; aynı cümleyi burada tekrar etmeyiz.

Çalışma alanı · İcra & İflas genel çerçevesi

Kaynaklar

AK

Yazar

Av. Ayşenur Konar

Ankara Barosu avukatı, Konar Hukuk kurucusu. Bu metin genel bilgilendirmedir; somut dosya ayrıca incelenir. Yazar profili

Danışma

İcra & İflas konusunda dosyanızı birlikte değerlendirebiliriz. Somut olayın özelliklerine göre süreç değişebilir.

Ara