
İhbarname kime tebliğ edilir
Üçüncü kişi, borçluya para, mal veya hak borçlu olan kimsedir. İşveren ücret, kiracı kira, banka hesap ve teminat, şirket cari hesap konuşur. Kefil, kefil oldum yazısındaki asıl borç ilişkisinden ayrı, ihbarname muhatabı olabilir.
Yanlış adrese giden ihbarname, tebligat tartışması açar. Muhatap unvanı, şube ve vergi numarası tutanakta net olmalıdır.
Üçüncü kişinin cevap yükümlülüğü
İhbarname, kural olarak belirli sürede yazılı cevap ister: borç var mı, miktar, vade, mahsup, rehin. Cevap, gerçeğe uygun ve dosya numaralı olmalıdır.
İkinci ve üçüncü ihbarname diye anılan sonraki bildirimler, ilk cevaba göre farklı sonuç bağlar. Bu yazı madde numarası ezberlemez; gelen evrakın sırası okunur.
Cevap, icra dairesine verilir. Yalnızca borçluya telefon etmek yeterli değildir.
Yanlış veya geç cevap
Gerçeğe aykırı “borç yok” veya miktarı eksik bildirmek, üçüncü kişiyi haciz alacağı kadar sorumlu tutma iddiası doğurabilir. Tersine, olmayan borcu “var” yazmak, yanlış ödeme ve iade davası üretir.
Süre kaçınca kanun, belirli karineler öngörebilir. Karine, her somut olayda mahkemece tartılır. Bu metin tutar bağlamaz.
Borçlu hesabı haczi ile karışmama
Borçlu, kendi banka haczini ihbarname sanmamalıdır. Üçüncü kişi, kendi kasasındaki parayı istihkak sanıp istihkak davası açmadan önce ihbarname cevabının yeterli olup olmadığını bakmalıdır. İki yol karışırsa süre kaybedilir.
Haciz nasıl doğar sorusu haciz nasıl olur yazısındadır. Bu sayfa yalnızca üçüncü kişi bildirimi ve cevabıdır.
Sonuç
Haciz ihbarnamesi, üçüncü kişideki alacağın haczi bildirimidir; borçlunun kendi hesap haczinin kopyası değildir. Süresinde doğru cevap, yanlış bildirimin maliyetinden ağır basar. Genel çerçeve icra ve iflas hukuku sayfasındadır. Resmî dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu. İhbarname aslı olmadan sorumluluk sonucu söylenmez.