Ceza Hukuku · Hukuki bilgilendirme

Suç Duyurusu Dilekçesinde Ne Yazılır?

Yazar · Av. Ayşenur Konar

Yayımlanma ·

Suç duyurusu dilekçesinde fiil, tarih, delil ve talep ayrı yazılır; suçun adını uydurmak şart değildir. Nitelendirmeyi Cumhuriyet savcısı yapar. Başvuru, yazılı olarak veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak kolluğa ya da Cumhuriyet başsavcılığına yapılır. Dolandırıcılığa özgü düzen dolandırıcılık şikâyeti yazısındadır. Hakaret suçunun unsurları hakaret suçu yazısındadır. Bu dilekçe o iki başlığın süre hesabını kurmaz.

Fiil cümlesi kanun maddesi seçmez

Fiil, kimin, neyi, hangi sırayla yaptığıdır. Dolandırıldım, hakarete uğradım veya darp edildim etiketi, fiilin yerine geçmez. Etiket, olayın cümlesinden sonra gelebilir. Kanun maddesi, dilekçenin geçerlilik şartı değildir. Yanlış ad, doğru anlatılan fiili silmez. Doğru ad da, anlatılmayan hareketi tamamlamaz. Savcı, yazdığınız maddeye bağlı kalmak zorunda değildir. Siz de bilmediğiniz maddeyi tahminle doldurmak zorunda değilsiniz.

Birden fazla hareket varsa her hareket kendi cümlesini taşır. Bir söz, bir temas ve bir ödeme aynı etikette ezilirse hangisinin anlatıldığı karışır. Kişinin adı biliniyorsa ad yazılır. Bilinmiyorsa bilinen hal, hesap, plaka veya yer yazılır. Tanımadığınız kişiye kimlik uydurulmaz. Birden fazla kişi varsa her birinin kendi hareketi ayrı durur. Yanında bulunan herkes, fiili yapan kişi sayılmaz. Gördüğünüz ile duyduğunuz ayrı cümlede yazılır.

Düz bir fiil cümlesi şöyle kurulabilir. Şu yerde, bildiğiniz kişi, size veya malınıza ne yaptı. Bunu hangi sırayla yaptı. Siz ne gördünüz. Bu örnek, gerçek bir dosya değildir. Suçun adı örnekte de uydurulmaz. Cümle, duygunun adıyla değil, hareketle biter.

Tarih ve yer bilindiği kadar yazılır

Tarih, bilinen gün olarak yazılır. Gün kesin değilse yaklaşık denir ve neden yaklaşık olduğu eklenir. Saat uydurulmaz. Yer, sokak, iş yeri, konut veya hesap adı bilindiği kadar durur. Bilinmeyen adres boş bırakılır. Boşluk, tahmini sokakla doldurulmaz. Olayın olduğu yer ile şikâyetin verildiği yer aynı olmak zorunda değildir. İkisi karıştırılırsa tutanak yanlış mercide okunabilir.

Birden fazla olay varsa her olay kendi tarih satırını taşır. Olaylar tek paragrafta ezilirse hangi fiilin hangi güne ait olduğu karışır. İlk olay ile sonraki olay aynı gün değilse aynı satıra yazılmaz. Hatırlanan sıra, uydurulan saatle düzeltilmez. Gece ile gündüz karışıyorsa karıştığı yazılır. Kesin saat varmış gibi kurulmaz.

Şikâyete bağlı suçlarda iradenin geç bildirilmesi, soruşturmanın önünü kesebilir. Bu dilekçe, hakaret veya başka bir suç için ezber gün koymaz. Fiili ve faili ne zaman öğrendiğiniz biliniyorsa o gün ayrıca yazılır. Öğrenme günü, olay gününden farklı olabilir. İkisi aynı sanılırsa süre hesabı yanlış yere bağlanır. Hesabın kendisi, ilgili suçun kanuni düzeninden okunur. Bu sayfa o hesabı suç adına göre listelemez.

Delil, anlatının tekrarı değildir

Delil listesi, fiilin altında ayrı durur. Her satırda belgenin türü, nerede olduğu ve fiilin hangi cümlesini gösterdiği yazılır. Yazışma, görüntü, dekont veya sağlık kâğıdı varsa aslındaki yazı değiştirilmez. Liste, aynı hikâyeyi ikinci kez anlatmak için kullanılmaz. Belgenin üzerine ok çıkarmak, oku çizenin cümlesini belgenin cümlesi yapar. İşaret gerekiyorsa işaret, dilekçede hangi sayfaya baktığını söylemekle yetinir.

Belge henüz elde değilse, belgenin kimde olduğu ve hangi olguyu göstereceği yazılır. Her kayıt getirilsin cümlesi, yer ve zaman aralığı yoksa talebi belirsiz bırakır. Kamera isteniyorsa kamera nerededir, hangi saat aralığıdır, neyi göstermesi beklenir. Aralık yoksa kayıt da bulunamayabilir. Başkasının hesabına, telefonuna veya sistemine izinsiz girmek delil toplamak değildir. Ekran görüntüsü, asıl kaydın yerine kendiliğinden geçmez. Asıl duruyorsa asıl saklanır. Asıl yoksa görüntünün nereden alındığı yazılır. Görüntü kesilmez, üzerine yazı eklenmez, başka bir kurguyla birleştirilmez.

Tanık varsa adı ve neyi gördüğü yazılır. Tanığa, tutanakta kullanılsın diye cümle ezberletilmez. Sizin görmediğiniz bir ayrıntıyı tanık görmüş gibi yazmak, kendi beyanınızı da zayıflatır. Bilmiyorum demek, uydurmaktan daha sağlamdır.

Talep satırı ceza miktarı taşımaz

Talep, fiilin soruşturulması ve varsa şikâyet iradesinin kayda geçmesidir. Hapis yılı veya para cezası satırı yazılmaz. Ceza verileceği cümlesi, talep satırına konmaz. Şikâyete bağlı bir suçta irade, şikâyetçi olduğunuzu açıkça söyler. İhbar cümlesi ile şikâyet cümlesi aynı satırda eritilmez. İhbar, bir olayı bildirir. Şikâyet, o olayın soruşturulmasını suçtan zarar gören olarak istediğinizi koyar. İkisini ayırmadan yazılan dilekçede irade belirsiz kalır.

Biçim şöyle durabilir. Fiil satırı, kimin ne yaptığını yazar. Tarih satırı, bilinen günü ve yeri yazar. Delil satırı, kaydın nerede olduğunu ve hangi aralığı kapsadığını yazar. Talep satırı, şikâyetçi olunduğunu ve soruşturma istendiğini yazar. Bu biçim, gerçek bir dosya değildir. Suçun adı örnekte de uydurulmaz. Zarar gördüğünüz olgusu yazılabilir. Tutar, oran ve manevi zarar yöntemi bu satıra konmaz.

İmza, dilekçeyi verenin adıyla aynı belgede durur. Başkası adına veriliyorsa vekâlet veya temsil kaydı eklenir. Kayıt yoksa başkasının şikâyeti bu sayfadan kurulmaz. Çocuğun bedensel yaralanmasında veli, kendi gördüğünü kendi adına anlatır. O kapı, bu genel dilekçenin örneği değildir. Burada imza, şikâyeti verenin kendisine aittir.

Başvuru yeri dört parçayı bozmaz

Dilekçe kolluğa veya Cumhuriyet başsavcılığına verilebilir. Sözlü anlatım, tutanağa geçirilerek alınır. Tutanak okunmadan imzalanmaz. Tutanağa geçmeyen söz, söylenmiş sayılmaz. Verilen yer, fiil, tarih, delil ve talep ayrımını değiştirmez. Alındı belgesindeki sayı saklanır. Sayı yoksa sonraki evrak, hangi güne ve hangi mercie ait olduğunu göstermeyebilir. Valilik, kaymakamlık veya yurt dışında elçilik ve konsolosluk yoluyla yapılan başvuru da savcılığa iletilir. İletilmiş olmak, dört parçayı kendiliğinden tamamlamaz. Eksik satır, iletildiği yerde de eksik kalır.

Daha önce şikâyet verdiyseniz yeni kâğıt, eski soruşturma numarasını yazar. Numara henüz yoksa ilk başvurunun günü ve yeri yazılır. Aynı olayı numarasısz yeni bir suç gibi anlatmak, iki ayrı dosya izlenimi doğurabilir. Ek belge, eski fiilin hangi cümlesini karşıladığını belirtir. Yeni bir fiil varsa o fiil, eski fiilden ayrı cümleyle yazılır. İkisi tek paragrafta birleştirilmez.

Soruşturmanın sonraki koridoru savcılık soruşturması nasıl işler yazısındadır. İfade için çağrı gelirse çağrı kâğıdı, bu dilekçenin yerine geçmez. Çağrıda ne sorulacağı bu sayfada hazırlanmaz. Bildiğiniz olguyu anlatırsınız. Hatırlamadığınız yeri tahminle doldurmazsınız. Mağdur haklarının genel listesi mağdur hakları nasıl kullanılır yazısındadır.

Kimlik ve tebligat adresi boş bırakılmaz

Dilekçenin başında ad, soyad ve size ulaşılacak adres durur. Adres yoksa savcılık, ek belge isteğini veya ifade çağrısını ulaştıramayabilir. Ulaşmama, şikâyetin hiç verilmediği anlamına gelmez. Yine de sonraki kâğıt, hangi başvuruya bağlanacağını göstermeyebilir. Telefon numarası biliniyorsa yazılır. Numara, fiilin delili değildir. Delil, ayrı listede durur.

Kimliğinizi gösteren belge, dilekçeyle birlikte gösterilir. Belgenin örneği, aslın üzerindeki yazıyı değiştirmez. Pasaport veya yabancı kimlik kullanıyorsanız belgedeki ad, dilekçedeki adla aynı yazılır. Farklı yazılırsa merci iki kişi sanabilir. Düzeltme, belgenin üzerine karalanmaz. Düzeltme, dilekçenin kendi satırındadır.

Sözlü başvuruda görevli, anlattığınızı tutanağa geçirir. Tutanak size okunur veya okumanız istenir. Tutanağa geçmeyen ayrıntı, sonradan söylenmiş sayılmaz. Eksik gördüğünüz satırı, imzadan önce belirtirsiniz. İmza, metni gördüğünüz anlamına gelir. Görmeden atılan imza, tutanaktaki yanlış günü kendiliğinden düzeltmez. Yanlış günü sonradan fark ederseniz düzeltme, eski alındı sayısını taşıyan ayrı bir beyanla yazılır.

Sonuç

Dilekçe fiili, tarihi, delili ve talebi ayırır. Suçun adı uydurulmaz. Şikâyet iradesi, ihbar cümlesinden ayrı durur. Alındı sayısı saklanır. Sonraki ek, eski başvurunun numarasını taşır. Çerçeve ceza hukuku sayfasındadır. Dilekçedeki boş satır için iletişim kullanılabilir. Usul dayanağı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleridir.

Mevzuat

Sık sorulan sorular

Suç maddesini yazmazsam dilekçe alınmaz mı?

Alınması, madde numarasına bağlı değildir. Fiil, tarih, delil ve talep ayrı durmalıdır. Nitelendirmeyi Cumhuriyet savcısı yapar. Yanlış ad, anlatılan fiili silmez. Doğru ad da, yazılmayan fiili tamamlamaz.

Delil yokken duyuru yapılır mı?

Yapılır. Eldeki belge listeye yazılır. Henüz elde olmayan kayıt, kimde olduğu ve hangi olguyu göstereceği belirtilerek istenebilir. Belge yok diye fiil satırı boş bırakılmaz. Başkasının hesabına izinsiz girmek delil toplamak değildir.

Şikâyet ile ihbar aynı cümle midir?

Aynı cümle değildir. İhbar, bir fiilin öğrenildiğini bildirir. Şikâyet, suçtan zarar görenin soruşturma iradesini açıkça koyar. Şikâyete bağlı bir suçta bu irade, talep satırında ayrıca durur. İki kelime aynı satırda eritilmez.

Dolandırıcılık veya hakaret de bu dört satırla mı kurulur?

Dört parça, genel dilekçenin iskeletidir. Dolandırıcılığa özgü başvuru ayrı yazıdadır. Hakaret suçunun kendi unsurları da ayrı yazıdadır. Bu sayfa o iki başlığın süre hesabını ve özel evrak listesini yeniden kurmaz. Fiil yine düz cümleyle yazılır.

Karakola verilen dilekçe savcılıkta geçersiz mi?

Kolluk kaydı, savcılığa ulaşan bir başvurudur. Fiil, tarih, delil ve talep yine ayrı durur. Alındı sayısı saklanır. Daha önce verilen bir başvuruya ek yapılacaksa yeni kâğıt, eski numarayı yazar. Numara yoksa hangi gün ve hangi mercie verildiği belirtilir.

İlgili içerikler

Bu yazı bir çalışma alanına bağlıdır. Ayrıntı, kardeş rehberlerde durur; aynı cümleyi burada tekrar etmeyiz.

Çalışma alanı · Ceza Hukuku genel çerçevesi

Kaynaklar

AK

Yazar

Av. Ayşenur Konar

Ankara Barosu avukatı, Konar Hukuk kurucusu. Bu metin genel bilgilendirmedir; somut dosya ayrıca incelenir. Yazar profili

Danışma

Ceza Hukuku konusunda dosyanızı birlikte değerlendirebiliriz. Somut olayın özelliklerine göre süreç değişebilir.

Ara