İcra & İflas · Hukuki bilgilendirme

Kötüniyet Tazminatı İnkar Tazminatının Aynısı mıdır?

Yazar · Av. Ayşenur Konar

Yayımlanma ·

Kötüniyet tazminatı, inkâr tazminatının ikinci adı değildir. İnkâr kalemi, itirazın iptali davasında konuşulur. Kötüniyet kalemi, menfi tespit hükmünde alacaklının takibe kötüniyetle girdiğinin ayrıca yazılmasıyla konuşulur. Biri diğerinin fıkrasını doldurmaz. İnkâr rehberi icra inkâr tazminatı yazısındadır. Bu metin o rehberi kopyalamaz. Tutar bu metinde yoktur.

Hangi dava hangi kalemi taşır

İtirazın iptali, alacaklının, borçlunun itirazını hükümden düşürmek için açtığı davadır. Bu davada haksız bulunan itiraz için alacaklı lehine yazılan kalem, uygulamada inkâr tazminatı diye anılır. Kalemin hangi yargıda durduğu o yazıdadır. Burada yalnızca kapı ayrılır. İptal davası açılmamışsa inkâr kalemi, başka bir davanın içine kendiliğinden doğmaz.

Menfi tespit, borçlu olunmadığının tespitidir. Davanın tanımı menfi tespit davası yazısındadır. Bu davada alacaklı aleyhine tazminat, kötüniyetin hükümde ayrıca yer almasıyla gündeme gelir. İptal dosyasının kalemi, tespit dosyasına kendiliğinden taşınmaz. Tespit dosyasının kalemi de iptal dosyasına yapıştırılmaz.

Menfi tespit reddedilince borçluya yüklenebilen tazminat, üçüncü bir yöndür. Mahkûm olan borçludur. Bu yön, ne alacaklının kötüniyeti kalemidir ne itirazın iptalindeki inkâr kalemidir. Dilekçede ad aynı yazılsa da fıkra yönü ayırır. Yön, kime yazıldığına bakılarak okunur. Kime yazıldığı fıkrada yoksa yön varsayılmaz.

Kötüniyet fıkrada ayrıca durur

Borçlu olunmadığı cümlesi, alacaklının kötüniyetli olduğu cümlesi değildir. Kötüniyet, gerekçede ve fıkrada ayrı durmalıdır. Gerekçede yoksa kazanılan tespit, tazminat üretmiş sayılmaz. Gerekçede var, fıkrada yoksa kasaya yazılacak satır fıkradır. Gerekçe tek başına tahsil kalemi olmaz. Yazışma ve takip öncesi kayıt dosyada yoksa kötüniyet var kabul edilmez. Bu metin o kaydı tamamlamaz.

İnkâr davasında alacaklı aleyhine yazılan satır da ayrıca okunur. O satır, menfi tespitteki kötüniyet fıkrasının kopyası değildir. İki dava açıksa iki fıkra yan yana konur. Biri diğerinin yerine yapıştırılmaz. Aynı cümlede hem kötüniyet hem inkâr yazıyorsa cümle, iki davanın tek hükmü sayılmaz. Hangi dosyanın fıkrası olduğu esas numarasından okunur. Numara yoksa kalem, diğer dosyadan tamamlanmaz.

Kötüniyet, alacaklının takibi açarken borcun olmadığını bildiği veya bilebilecek durumda olduğu yönündeki ayrı değerlendirmedir. Bu değerlendirme hükümde kurulmamışsa takip evrakının sert dili, kötüniyet hükmü yerine geçmez. İhtarname, ödeme emri veya icra kapak hesabı, kötüniyet fıkrası değildir.

Ret yönü borçluya yazılan satırdır

Menfi tespitin reddi, borçlunun davayı kaybetmesidir. Bu sonuç, alacaklıya kötüniyet tazminatı yazıldığı anlamına gelmez. Ret ile birlikte borçlu aleyhine bir tazminat fıkrası kurulmuşsa mahkûm olan borçludur. Bu fıkra, itirazın iptalinde alacaklı lehine konuşulan inkâr kaleminin adı değişmiş hâli değildir. Ad dilekçede aynı olsa bile yön, fıkradaki kişiden okunur.

Ret, kötüniyet tartışması hiç açılmadan da kurulmuş olabilir. O halde ret, tazminat doğurmuş sayılmaz. Tazminat istenmemişse mahkeme kaydı, istenmemiş kalemi kendiliğinden eklemez. İstenip reddedilen kalem ile hiç yazılmayan kalem aynı değildir. Reddedilen kalem, başka dosyada varmış gibi taşınmaz.

Borcum yok cümlesinin ilk okuması borcum yokken icra yazısındadır. O yazı tazminat fıkrası kurmaz. Bu metin de tutar yazmaz. Borcun bir kısmında ret, bir kısmında kabul varsa tazminat, ancak fıkra hangi kısma bağladığını yazıyorsa o kısımla okunur. Yazmıyorsa kısmi ret, bütün alacak üzerinden tazminat kurmuş sayılmaz.

Kazanmak diğer kalemi yazdırmaz

Menfi tespiti kazanan borçlu, inkâr tazminatı kazanmış olmaz. İtirazın iptalini kazanan alacaklı, menfi tespitteki kötüniyet kalemini kazanmış olmaz. Ret, her iki kalemi birden doğurmaz. Hangi tarafın mahkûm olduğu, fıkradaki addan okunur. Ad yoksa kalem yok sayılır. Kazanmak, karşı tarafın bütün taleplerinin de düştüğü anlamına gelmez. Düşen talep, fıkrada ayrıca yazılır. Yazılmayan düşme varsayılmaz.

İki dava birden açıksa biri lehe, diğeri aleyhe bitebilir. Lehe biten dosyanın tazminatı, aleyhe biten dosyanın tazminatını kendiliğinden mahsup etmez. Mahsup, ancak her iki fıkra aynı kişi ve aynı sebep diyorsa ve bunu yazan bir kayıt varsa okunur. Kayıt yoksa iki kasa ayrı durur. Feragat veya sulh, kazanmak değildir. Sulh metni tazminatı kime bıraktığını yazmıyorsa kasa, sulhü tazminat fişi saymaz.

İstinaf veya diğer yol, fıkrayı değiştirmiş olabilir. Okunan metin, değişen son fıkradır. İlk derece fıkrası, üst derece onu kaldırmışsa kasaya yazılmaz. Kaldırma şerhi ilamda yoksa ilk fıkra kalkmış varsayılmaz. Şerh, belgeden okunur.

İki hükmün kasası karışınca

İcra dairesi, hükümde yazmayan kalemi dosyaya eklemez. Eklenecek satır, hangi davanın, kimin aleyhine ve hangi adla kurulduğunu göstermelidir. Gösterilmeyen satır, diğer davanın tazminatı diye tamamlanmaz. İnkâr kaleminin dosyaya işlenmesi o rehberde durur. Bu metin işleme kılavuzunu yazmaz. Kapak hesabına yapıştırılan ad, fıkradaki adla çelişiyorsa fıkra esas alınır.

Talep dilekçesindeki başlık, fıkrayı değiştirmez. Başlık kötüniyet deyip fıkra başka ad taşıyorsa fıkra okunur. İkisi de yoksa kasada kalem yoktur. Vekalet ücreti ve yargılama gideri, bu tazminatın adı değildir. Gider satırı, kötüniyet veya inkâr diye yeniden adlandırılmaz. Gider, kendi sütununda durur. Tazminat sütunu boşsa gider, o sütunu doldurmaz.

Birden fazla alacaklı veya borçlu varsa fıkra kimin aleyhine kurulduğunu yazmalıdır. Yazmıyorsa bütün taraflar mahkûm olmuş sayılmaz. Müteselsil cümle fıkrada yoksa müteselsil sorumluluk bu metinde kurulmaz. Kısmi miktar yazılıysa yazılı miktarın dışına çıkılmaz. Dışarıdaki fark, diğer davadan tamamlanmaz.

Hüküm, tazminatı asıl alacağın ferisi diye yazmışsa feri, asıl kalemin adını değiştirmez. Feri satırı kötüniyet veya inkâr diyorsa o ad okunur. Demiyorsa feri, bu iki kapıdan biri sayılmaz. Faiz, tazminatın kendisi değildir. Faiz işleyeceği fıkrada yazmıyorsa tazminat kalemine faiz eklenmez. Eklenen faiz, diğer davanın faizinden kopyalanmaz. İcra inkar tazminatı yazısındaki işleme, menfi tespitteki kötüniyet satırına kendiliğinden uygulanmaz. Uygulama, her fıkranın kendi cümlesinden okunur.

Davanın konusuz kalması, kazanmak değildir. Konusuz kalma kararı tazminatı anmazsa kasa o kararı tazminat fişi saymaz. Birleştirilen davalar tek esas numarası taşısa bile fıkra, hangi talebin tazminata bağlandığını yazmalıdır. Yazmıyorsa birleşme, iki kalemi tek satır yapmaz. Karşı dava ayrı bir hükümse karşı davanın tazminatı, asıl davanın fıkrasına yapıştırılmaz. Yapıştırma, kapak hesabında görünse bile fıkra esas alınır. Fıkrada olmayan karşı dava kalemi, dosyada yok hükmündedir.

Sulh protokolü tazminatı bir tarafa bırakıyorsa protokolün kendi cümlesi okunur. Protokol yalnızca asıl alacağı kapatıyorsa tazminat kapanmış sayılmaz. Feragat, hangi kalemden vazgeçildiğini yazmalıdır. Yazmıyorsa hem kötüniyet hem inkâr kalemi düşmüş varsayılmaz. İcra dairesi, protokolü hüküm fıkrasının yerine koymaz. Protokol ilam hükmünde değilse takip, protokoldeki yuvarlak bedeli tazminat diye büyütmez. Bedel fıkrada yoksa bu metin bedel seçmez.

Aynı taraf hem alacaklı hem borçlu sıfatı taşıyorsa sıfatlar karışmaz. Bir dosyada alacaklı lehine yazılan inkâr kalemi, diğer dosyada borçlu aleyhine yazılan satırı mahsup etmez. Mahsup kaydı iki fıkrada da yoksa kasalar ayrı durur. Avukat değişikliği, fıkradaki mahkûm kişiyi değiştirmez. Yeni vekilin dilekçesi, eski fıkraya yeni bir tazminat eklemez.

Sonuç

Kötüniyet tazminatı ile inkâr tazminatı aynı kapı değildir. Kapı, davanın adı ve fıkradaki yönden okunur. Ret, borçluya yazılan ayrı bir satır olabilir. Kazanmak, diğer kalemi yazdırmaz. Gider satırı tazminatın yerine geçmez. Tutar bu metinde yoktur. Çerçeve icra ve iflas hukuku sayfasında durur. Dayanak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu metnidir. İki fıkra eldeyse iletişim yoluyla ayrıca okunabilir.

Mevzuat

Sık sorulan sorular

Menfi tespiti kazanınca inkâr tazminatı da kazanılmış olur mu?

Olmaz. İnkâr kalemi, itirazın iptali davasının fıkrasında durur. Menfi tespit hükmü o fıkrayı kendiliğinden taşımaz. Kalem, kendi davasının satırında yoksa yok sayılır.

Borçlu olunmadığı yazısı, kötüniyet yazısı mıdır?

Değildir. Tespit cümlesi, alacaklının takibe kötüniyetle girdiğini söylemez. Kötüniyet, gerekçede ve fıkrada ayrı durmalıdır. Ayrı cümle yoksa tazminat doğmuş sayılmaz.

Menfi tespit reddedilince borçluya yazılan tazminat inkâr tazminatı mıdır?

Değildir. Bu yönde mahkûm olan borçludur. İnkâr kalemi, itirazın iptalinde alacaklı lehine konuşulan satırdır. Dilekçedeki ad aynı olsa da fıkranın yönü ayırır.

İki dava birden açıksa kalemler tek fıkrada birleşir mi?

Birleşmez. İtirazın iptali ile menfi tespit ayrı hükümlerdir. Her fıkranın kime yazıldığı kendi dosyasından okunur. Biri diğerinin yerine yapıştırılmaz.

Dilekçe başlığı kötüniyet diyorsa fıkra da öyle mi okunur?

Hayır. Esas olan hüküm fıkrasıdır. Başlık kötüniyet deyip fıkra başka ad taşıyorsa fıkra okunur. İkisi de yoksa kasada kalem yoktur.

İlgili içerikler

Bu yazı bir çalışma alanına bağlıdır. Ayrıntı, kardeş rehberlerde durur; aynı cümleyi burada tekrar etmeyiz.

Çalışma alanı · İlgili çalışma alanı: İcra & İflas

Kaynaklar

AK

Yazar

Av. Ayşenur Konar

Ankara Barosu avukatı, Konar Hukuk kurucusu. Bu metin genel bilgilendirmedir; somut dosya ayrıca incelenir. Yazar profili

Danışma

İcra & İflas konusunda dosyanızı birlikte değerlendirebiliriz. Somut olayın özelliklerine göre süreç değişebilir.

Ara