Ceza Hukuku · Hukuki bilgilendirme

Kamu Davasına Katılma Talebi Ne İşe Yarar?

Yazar · Av. Ayşenur Konar

Yayımlanma ·

Kamu davasına katılma, suçtan zarar görene duruşmada ve kanun yolunda söz verir. Şikâyet dilekçesinin kopyası değildir. Talep, kovuşturma evresinde kurulur. Mahkeme kabul etmeden katılan sıfatı doğmaz. Manevi tazminat hesabı bu talebe yazılmaz. Mağdur, müşteki ve katılan ayrımının genel çerçevesi mağdur hakları nasıl kullanılır yazısındadır.

Katılma talebi şikâyetin ikinci kopyası değildir

Şikâyet, soruşturma için açıklanan iradedir. Katılma, iddianamenin kabulünden sonra kamu davasının yanında yer alma talebidir. Aynı olay iki kâğıtta da geçebilir. İşleri aynı değildir. Şikâyet dilekçesini mahkemeye yeniden vermek, katılma talebi sayılmaz. Talep, katılınmak istenen esas numarasını ve istenen sıfatı yazar. Olayın baştan anlatıldığı uzun şikâyet metni olmak zorunda değildir.

Esas numarası dosyada yoksa numara uydurulmaz. Soruşturma numarası, kovuşturma esasının yerine yazılmaz. İki numara yan yana duruyorsa talep, katılınan davanın esasını gösterir. Sanığın adı, iddianamede yazıyorsa oradan alınır. İddianamede olmayan bir kişi, bu dilekçeyle sanık yapılmaz. Yeni bir fiil iddiası varsa fiil, katılma cümlesinden ayrı satırda ve hangi delille gösterildiği belirtilerek durur. Yeni fiil, katılma talebinin kendisi değildir. Mahkeme, iddianamenin kapsamını bu satırla kendiliğinden genişletmiş sayılmaz.

Birden fazla suçtan zarar gören varsa herkes kendi adına talep eder. Bir kişinin dilekçesi, diğerine katılan sıfatı vermez. Tüzel kişi zarar gördüyse talebi, temsil kaydıyla birlikte verir. Kayıt yoksa imza, tüzel kişinin katılması sayılmaz. Malen sorumlu olan kişinin katılması da ayrıca istenir. Bu sayfa malen sorumluluk şartlarını listelemez. Şart, dosyadaki sıfattan okunur.

Talep kovuşturma evresinde kurulur

Kovuşturma, iddianamenin kabulüyle açılır. Soruşturma evresindeki şikâyet cümlesi, kovuşturma açılınca kendiliğinden katılan sıfatı üretmez. Talep, kamu davası açıldıktan sonra ayrıca kurulur. Soruşturmanın akışı savcılık soruşturması nasıl işler yazısındadır. Soruşturma sürerken verilen katılmak istiyorum cümlesi, iddianame kabul edilmeden katılan sıfatı doğurmaz. Cümle dosyada durabilir. Sıfat, kovuşturmadaki karar ile doğar.

Talep, mahkemeye dilekçeyle veya duruşmada sözlü olarak yapılır. Sözlü talep tutanağa geçirilir. Tutanakta yoksa talep yapılmış sayılmaz. Mahkeme, Cumhuriyet savcısının, sanığın veya varsa müdafiinin dinlenmesinden sonra kabul veya ret kararı verir. Karar, duruşmada hazır bulunmayan ilgililere tebliğ edilir. Tebliğ şerhi yoksa kararın size ulaştığı gün bu sayfadan yazılmaz. Ret kararının gerekçesi, hangi şartın eksik görüldüğünü gösterebilir. Eksik, dilekçedeki esas numarasının yokluğu veya sıfatın gösterilmemesi olabilir. Ret, olayın olmadığı anlamına gelmez.

Duruşma günü, çağrı kâğıdında duruyorsa oradan okunur. Çağrı yoksa gün bu sayfadan eklenmez. Uzlaştırma görüşmesi, katılma talebinin kurulduğu duruşma değildir. Uzlaştırmanın işleyişi uzlaştırma nedir yazısındadır. Uzlaşma sağlanıp dosya düşmüşse ortada katılınacak bir kamu davası kalmayabilir. Uzlaşma sağlanamamış ve iddianame kabul edilmişse katılma, o davanın esas numarasıyla istenir.

Duruşmadaki söz savcının yerini almaz

Katılan, duruşmayı izleyebilir. Delile ve anlatıma ilişkin taleplerini usul içinde sunabilir. Cumhuriyet savcısına tanınan haklardan, kanunun katılana tanıdığı ölçüde yararlanır. Söz, savcının makamını devralmaz. İddia makamının yerine geçmek, sanığa soru yağdırmak veya hükmün yönünü önceden yazmak değildir. Mahkeme, talebi yargılamanın düzeni içinde değerlendirir. Her talebin kabul edileceği vaadi yoktur.

Duruşma tutanağı, sözün geçip geçmediğini gösterir. Tutanakta yoksa söz, sonradan bu sayfadan eklenmez. Soru yöneltilecekse soru, mahkeme aracılığıyla ve duruşmanın düzenine göre kurulur. Sorunun metni önceden ezberlenmez. Bilinen olgu sorulur. Hatırlanmayan ayrıntı, tanığa veya sanığa söyletilmek üzere hazırlanmaz. Katılanın yokluğunda tutanak tutulmuşsa, yokluğun sonucu çağrıdaki kayıttan okunur. Kayıt yoksa sonuç bu sayfadan tamamlanmaz.

Vekille takip, vekâletnamesi dosyada duruyorsa mümkündür. Vekilin salonda olması, mahkemenin kişiyi bizzat dinlemek istemesi hâlinde her zaman yeterli sayılmaz. Çağrı, bizzat gelinmesini söylüyorsa çağrı ile vekâlet birlikte okunur. Vekâlet, katılma talebinin mahkemece kabul edildiği anlamına da gelmez. Kabul kararı ayrıdır.

Kanun yolu katılan sıfatına bağlıdır

Katılan, hükme karşı kanun yolunu, kanunun bu sıfata tanıdığı ölçüde kullanabilir. Müşteki olmak, katılma kararı yokken aynı yolu açmaz. İlk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma talebi, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmiş olmak koşuluyla incelenebilir. Kanun yolu muhakemesinde ilk kez katılma talebi kurulmaz. Bu sınır, müştekinin hükmü beğenmemesini kendiliğinden istinaf veya temyiz dilekçesine çevirmez.

Kanun yolunun süresi, hükmün tebliğindeki şerhten okunur. Bu sayfa o süreye gün yazmaz. İstinaf veya temyizin inceleme biçimi burada kurulmaz. Sınır, katılan sıfatının hükümle birlikte durup durmadığıdır. Hüküm tebliğ edilmeden yazılan kanun yolu cümlesi, tebliğ şerhinin yerini tutmaz. Şerhteki merci, dilekçedeki mercii gösterir. Merci satırı yoksa merci bu sayfadan seçilmez. Katılan, yalnızca kendi hukukunu ilgilendiren yönden kanun yoluna gider. Savcının yolunu devralıp hükmün her cümlesini bu sayfadan yeniden yazmaz.

Tazminat hesabı bu talebin dışında kalır

Katılma, ceza davasında söz içindir. Manevi tazminatın tutarı, oranı veya hesap yöntemi bu dilekçede yazılmaz. Şahsi hak talebi ayrı bir yoldur. Ceza dosyasına zarar görüldüğü olgusu yazılabilir. Olgu, tutar hesabının yerine geçmez. Fatura veya tedavi kâğıdı, katılma sıfatını kendiliğinden doğurmaz. O kâğıt, kovuşturma evresindeki taleple birlikte durursa delil olarak okunabilir. Delil olması, tazminat davasının açıldığı anlamına gelmez.

Şahsi hak talebi ceza mahkemesinde ileri sürülecekse talebin kendi şartları vardır. Bu sayfa o şartları ve faiz hesabını kurmaz. Ceza hükmü ile tazminat hükmü aynı cümle değildir. Beraat, her tazminat yolunu kendiliğinden kapatmaz. Mahkûmiyet de tazminat miktarını bu dilekçeden üretmez. İki yol aynı sayfada birleşmiş sayılmaz. Katılma dilekçesine yazılan rakam, mahkemenin o rakamı kabul ettiği anlamına gelmez.

Ret gerekçesi ile duruşma günü ayrı okunur

Ret, olayın olmadığı anlamına gelmez. Gerekçe, sıfatın gösterilmemesi, esas numarasının yazılmaması veya talebin kovuşturma açılmadan yapılması olabilir. Eksik giderilebiliyorsa yeni talep, ret gerekçesindeki eksiği kapatır. Aynı cümleyi gerekçeye bakmadan tekrarlamak, eksiği kendiliğinden kapatmaz. Ret kararı tebliğ edildiyse tebliğ şerhi saklanır. Şerhte bir süre yazıyorsa süre o şerhten okunur. Bu sayfa süreye gün yazmaz.

Kabulden sonra iddianameye yeni bir sanık eklenirse eski kabul, yeni sanığa kendiliğinden yayılmaz. Karar, hangi esas ve hangi sanık için verildiyse o kadar okunur. Kararda yazmayan kişi, katılanın sözünün muhatabı sayılmaz. Duruşmaya kimlik, çağrı kâğıdı ve varsa kabul kararı örneğiyle gidilir. Yeni belge sunulacaksa belge, hangi olguyu karşıladığını söyleyen ayrı bir dilekçeyle verilir. Belgenin üzerine açıklama yazılmaz. Beyan sorulursa bildiğiniz söylenir. Hatırlamadığınız yer, eski şikâyetteki boşluğu doldurmak için tahminle tamamlanmaz.

Hükümden sonra gerekçeli karar ayrıca tebliğ edilebilir. Kısa kararın duruşmada okunduğu gün, her zaman tebliğ günü değildir. Kanun yolu konuşulacaksa tarih, tebliğ şerhinden okunur. Şerh yoksa gün üretilmez. Tebligat adresiniz değişmişse değişikliği, esas numarasını yazarak mahkemeye bildirirsiniz. Bildirim, şerhin yerine geçmez.

Sonuç

Katılma talebi, kovuşturma açıldıktan sonra mahkemeye yapılır. Kabul kararı çıkmadan katılan sıfatı doğmaz. Sıfat, duruşmada söz ve kanunun tanıdığı ölçüde kanun yolu içindir. Şikâyet kâğıdının kopyası değildir. Tazminat hesabı bu talebe girmez. Çerçeve ceza hukuku sayfasındadır. Esas numarası duran dosya için iletişim yolu vardır. Usul dayanağı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleridir.

Mevzuat

Sık sorulan sorular

Müşteki olunca katılan da olunmuş mu olur?

Olunmaz. Katılan sıfatı, kovuşturmada yapılan talebin mahkemece kabulüyle doğar. Şikâyet dilekçesi bu kabulün yerine geçmez. Kabul kararı dosyada yoksa sıfat bu sayfadan eklenmez.

Talep duruşmada sözlü yapılabilir mi?

Yapılabilir. Kamu davası açıldıktan sonra dilekçeyle veya duruşmada sözlü olarak istenir. Sözlü talep tutanağa geçirilmelidir. Tutanakta yoksa talep yapılmış sayılmaz. Mahkeme, savcının ve sanığın dinlenmesinden sonra kabul veya ret kararı verir.

Katılınca mahkeme mahkûmiyet vermek zorunda mı?

Zorunda değildir. Katılma, hükmün yönünü önceden belirlemez. Mahkûmiyet veya beraat, yargılama sonunda kurulur. Talebin kabulü, suçun sabitlendiği anlamına gelmez.

Manevi tazminat bu dilekçede nasıl hesaplanır?

Hesaplanmaz. Katılma talebi tutar, oran veya manevi zarar yöntemi taşımaz. Zarar görüldüğü olgusu, hesabın yerine geçmez. Şahsi hak talebi ayrı bir yoldur. Ceza dosyasındaki katılan sıfatı, tazminat davasını kendiliğinden açmaz.

Katılma kararı yokken kanun yoluna gidilir mi?

Katılan sıfatı doğmadan kanun yolu, müşteki sıfatından kendiliğinden açılmaz. İlk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddedilen veya karara bağlanmayan talep, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenebilir. Süre, hüküm tebliğinin şerhindedir. Gün bu sayfada yazılmaz.

İlgili içerikler

Bu yazı bir çalışma alanına bağlıdır. Ayrıntı, kardeş rehberlerde durur; aynı cümleyi burada tekrar etmeyiz.

Çalışma alanı · Ceza Hukuku süreçleri

Kaynaklar

AK

Yazar

Av. Ayşenur Konar

Ankara Barosu avukatı, Konar Hukuk kurucusu. Bu metin genel bilgilendirmedir; somut dosya ayrıca incelenir. Yazar profili

Danışma

Ceza Hukuku konusunda dosyanızı birlikte değerlendirebiliriz. Somut olayın özelliklerine göre süreç değişebilir.

Ara