Ceza Hukuku · Hukuki bilgilendirme

İddianame Tebliğ Edildi, Sanık Ne Okumalı?

Yazar · Av. Ayşenur Konar

Yayımlanma ·

Tebliğ edilen iddianamede önce fiil, sonra bu fiile bağlanan suçlama, sonra delil listesi okunur. Sanık sıfatı bu kâğıtla başlar. Kâğıt, mahkûmiyet hükmü değildir. İadenin şartı, duruşmaya gitmemenin sonucu ve tutukluluğun koşulları bu yazıda anlatılmaz.

Zarf ve tebliğ parçası

İddianame çoğu zaman bir zarfla veya tebliğ evrakıyla birlikte gelir. Zarfın üzerinde gönderen kurumun adı, dosya numarası ve tebliğ tarihi aranır. Tarih, kâğıdın size ulaştığı gündür. Zarf yırtılmış veya tarih okunmuyorsa tarih tamamlanmaz. Asıl okuma, zarfın içindeki iddianame ile tebliğ şerhinin yan yana konmasıdır.

Tebliğ parçası, iddianamenin arkası veya ayrı bir mazbatadır. Mazbatada tebliğ edilen kişinin adı, tebliğ tarihi ve imza durur. İmza yoksa gerekçe satırı okunur. Gerekçe de yoksa tebliğ yapılmış varsayılmaz. Mazbata elde değilse “iddianame çıktı” haberi, tebliği kurmaz. Haber, mazbatanın yerine geçen bir kayıt değildir. Posta kaydı ile mazbata çelişiyorsa okunan, iki kâğıdın farkıdır. Fark sözle kapatılmaz.

İddianamenin ilk sayfasının üstünde mahkemenin veya savcılığın adı, soruşturma numarası ve varsa esas numarası ayrı satırlardadır. Hangi numaranın yazıldığı, o satırdan okunur. İki numara birbirinin yerine yazılmaz. Biri boşsa diğeri onu doldurmaz. Ankara’da tebliğ edilen iddianamede de merci, kâğıdın başlığındaki savcılık veya mahkemedir. Başlıkta başka il yazıyorsa işlem o başlığa göredir.

Sayfa sayısı veya ek listesi varsa o liste, iddianamenin kaç yapraktan oluştuğunu gösterir. Eksik yaprak, eldeki sayfadan tamamlanmaz. Eksik, kâğıdın hâli olarak durur. Son sayfadaki imza, iddianameyi düzenleyen savcının imzasıdır. İmza satırı boşsa imza eklenmez. Mühür, imzanın yerini tutmaz.

Fiil bölümünü satır satır okumak

Fiil, iddianamede yer, zaman ve hareket olarak duran bölümdür. Bölüm çoğu zaman olay veya fiil başlığının altında, bazen de sevk cümlesinin içinde durur. Okuyucu, hatırladığı sahneyi bu bölümün üstüne yazmaz. Tarih satırı boşsa tarih tamamlanmaz. Yer satırı bir adres veya bir semt adıysa o ad okunur. Adres, hatırlanan başka bir adresle değiştirilmez.

Birden fazla hareket alt alta veya ayrı cümleler halinde duruyorsa her satır kendi cümlesidir. Birinci satırdaki tarih, ikinci satıra taşınmaz. Satırlar tek olaya bağlanmamışsa bağ, okuyucunun aklından kurulmaz. Aynı güne ait oldukları ancak kâğıtta yazıyorsa vardır. Yazmıyorsa her hareket kendi zamanında kalır.

İsim, fiilin içinde kimin ne yaptığı yazılıysa oradan okunur. “Ben orada yoktum” cümlesi fiili silmez. Bu cümle savunmanın konusudur. Savunma, tebliğ edilen metnin yerine geçen yeni bir iddianame değildir. Fiilde başkasının adı geçiyorsa o ad, sizin adınızın yerine okunmaz. Sizin adınız kimlik bloğunda, fiildeki rolünüz fiil cümlesindedir. İki yer çelişiyorsa çelişki kapatılmaz. İkisi de olduğu gibi okunur.

Fiilin son cümlesi, sonucun ne olduğunu yazabilir. Sonuç cümlesi yoksa sonuç uydurulmaz. Bir netice ancak o cümlede yazıyorsa okunur. Netice, suçun adının yerine geçmez. Ad, ayrı başlıktadır.

Suçlama adı ile kanun satırı

Suçlama, savcının fiile verdiği addır. Ad, fiilin kendiliğinden yapışan etiketi değildir. Kâğıtta bir ad varsa ikinci bir ad eklenmez. Ad, sevk veya suç başlığının yanında durur. Birden fazla ad alt alta yazılmışsa her ad kendi satırıdır. Satırlar tek suça bağlanmamışsa bağ kurulmaz.

Kanun satırı yazılıysa o satır okunur. Satır, kanun adını ve maddeyi gösterebilir. Satır yoksa madde numarası bu metinden tamamlanmaz. Fiilin anlatımı ile suçun adı ayrı satırlardır. Anlatım bir hareketi, ad ise savcının bu harekete verdiği ismi söyler. İkisi uyuşmuyormuş gibi görünüyorsa uyuşmazlık, okuyucunun düzeltmesiyle kapanmaz. İki satır olduğu gibi durur.

Suçlamanın adı, mahkûmiyetin adı değildir. Tebliğ, fiili ve suçlamayı sanığa gösterir. Mahkeme hükmü bu kâğıdın kenarında kurulmuş olmaz. Hüküm cümlesi aranmaz. Hüküm cümlesi yoksa eklenmez. Sonuç ve istem bölümü, savcının mahkemeden ne istediğini yazar. İstem, mahkûmiyet kararı değildir. İstem cümlesi yoksa istem eklenmez. Cümle varsa cümle, fiilin ve suçlamanın tekrarı olabilir. Tekrar, yeni bir suç eklemez.

Delil listesinin dökümü

Delil listesi, dayanak gösterilen tutanak, belge ve beyanların dökümüdür. Liste, deliller başlığının altında madde madde durur. Her madde kendi kaydıdır. Bir maddede ifade, diğerinde tutanak, bir başkasında belge yazabilir. Maddeler tek delile indirgenmez.

Listede geçen ifade, hükmün kendisi değildir. İfadenin oturumda nasıl kurulduğu ifade vermeden önce yazısındadır. Listede adı olmayan kaydı var saymak, tebliğ edilen kâğıdı değiştirir. “Dosyada vardır” cümlesi listeyi değiştirmez. Listede olmayan kayıt, tebliğ edilen iddianameye sonradan eklenmiş sayılmaz.

Şikâyet listede ayrı bir belge olarak duruyorsa başvuru ile iddianame karıştırılmaz. Başvurunun yeri şikâyet edildim yazısındadır. Şikâyet dilekçesinin listede geçmesi, dilekçedeki her cümlenin iddianamenin fiili olduğu anlamına gelmez. Fiil, fiil bölümündedir. Dilekçe, listede bir delil satırıdır.

Tanık adı listede geçiyorsa o ad okunur. Ad yoksa tanık eklenmez. Bilirkişi kaydı listede bir satırsa raporun sonucu, iddianamenin içinde ayrıca yazılmamışsa bu metinden tamamlanmaz. Raporun kendisi elde değilse rapor varmış gibi hüküm kurulmaz. Okunan, listedeki satırdır. Satırda tarih varsa tarih okunur. Tarih yoksa tarih eklenmez.

Sanık sıfatının başladığı satır

Soruşturma çağrısında kişi şüpheli diye anılır. Çağrı belgesinin kendisi savcılık çağrısı başlığındadır. Tebliğ edilen iddianame kişiyi sanık olarak yazar. Sıfat bu tebligatla başlar. Çağrıdaki şüpheli sözü, tebliği geriye götürüp sıfatı erken başlatmaz. Soruşturmanın iddianameye kadarki düzeni savcılık soruşturması yazısındadır. Bu metin o düzeni özetlemez.

Tebliğ parçası olmayan haber, sanık sıfatını kurmaz. Parçadaki tarih, kâğıdın bildirildiği gündür. Tarihten bir cevap süresi türetilmez. Bu yazı gün sayısı koymaz. Kimlik bloğunda sanık yazması ile tebliğ şerhinin birlikte durması, sıfatın bu kâğıttan okunduğunu gösterir. Şerh yoksa kimlik bloğundaki kelime, tebliğ edilmiş sayılmaz. Kelime, eldeki nüshada duruyorsa o nüsha okunur. Tebliğin yapıldığı, şerhten anlaşılır.

Birden fazla sanık varsa her ad kendi satırındadır. Sizin adınızın yanında duran kişi, sizin fiilinizi kendiliğinden paylaşmış olmaz. Paylaşma, fiil cümlesinde yazıyorsa vardır. Yazmıyorsa her ad, kendi satırında kalır. Adres satırı boşsa adres tamamlanmaz. Adres, fiilin yerinin yerine geçmez. Fiilin yeri, fiil bölümündedir.

Bu kâğıdın dışında kalan üç konu

Mahkemenin iddianameyi iade edip etmeyeceği, tebliğ edilen sayfanın okuma sırası değildir. İadenin ne değiştirdiği iddianamenin iadesi yazısındadır. Duruşmaya ilişkin çağrı da bu sayfanın kenarından çıkarılmaz. Duruşma çağrısının okunduğu yer ceza duruşmasına çağrı başlığıdır. Tutukluluğun şartı, delil listesinin kenarında aranmaz. Üçü bu kâğıdın okuma listesinde yoktur.

Tebliğ, fiili, suçlamayı ve delil listesini görünür kılar. Bu üç blok bir aradaysa sanık, neyle suçlandığını ve bu suçlamanın hangi kayıtlara bağlandığını görür. Bloklardan biri eksikse eksik blok, diğer ikisiyle tamamlanmaz. Eksik, kâğıdın hâli olarak durur. Eksik yaprağı sözlü anlatımla doldurmak, tebliğ edilen metni değiştirir.

Sonuç

Sanık, elindeki tebliğli iddianamede fiili, suçlamayı ve delil listesini ayırır. Sıfat bu kâğıtla başlar. Mahkûmiyet bu kâğıtla kurulmuş olmaz. Tebliğ şerhi yoksa haber, tebliğin yerine geçmez. Tebliğ edilmiş metin duruyorsa değerlendirme iletişim ile o metin üzerinden yapılır. Kovuşturma kâğıtlarının genel yeri ceza hukuku sayfasıdır. Metin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göredir.

Mevzuat

Sık sorulan sorular

Tebliğ edilen iddianamede ilk bakılan yer neresidir?

Fiilin yazıldığı bölümdür. Yer, zaman ve hareket, o bölümdeki cümleden okunur. Tarih satırı boşsa tarihi hatırladığınız sahneyle doldurmayın. Suçun adı ve delil listesi bundan sonra, kendi başlıklarının altında gelir. Üç blok bir aradaysa neyle suçlandığınızı ve bu suçlamanın hangi kayıtlara bağlandığını görürsünüz.

Sanık sıfatı çağrı kâğıdındaki şüpheli sözüyle başlar mı?

Hayır. Çağrıda kişi şüpheli diye anılır. Sanık sıfatı, tebliğ edilen iddianameyle okunur. Tebliğ şerhinde tarih ve ad yoksa “iddianame çıktı” haberi bu sıfatı başlatmaz. Şerhteki tarih, kâğıdın size ulaştığı gündür. Bu tarihten bir cevap süresi türetmeyin.

Delil listesinde adım yoksa o kayıt var mı sayılır?

Listede olmayan kayıt, tebliğ edilen iddianameye sonradan eklenmiş sayılmaz. “Dosyada vardır” cümlesi listeyi değiştirmez. Her maddeyi kendi satırı olarak okuyun. İfade listede geçiyorsa bu, ifadenin hükme dönüştüğü anlamına gelmez. İfadenin nasıl alındığı, listedeki satırın konusu değildir.

İddianamenin tebliği mahkûmiyet midir?

Değildir. Tebliğ, fiili, suçlamayı ve delil listesini sanığa gösterir. Mahkeme hükmü bu kâğıdın kenarında kurulmuş olmaz. Suçlamanın adı, mahkûmiyetin adı değildir. Sonuç ve istem bölümü, savcının mahkemeden ne istediğini yazar. İstem cümlesi yoksa istem eklemeyin.

İade, duruşmaya gitmemek ve tutukluluk bu kâğıttan mı okunur?

Okunmaz. Tebliğ edilen sayfa, bu üç sorunun şartını taşımaz. Okuma, fiil, suçlama ve delil listesiyle sınırlıdır. İade kararı ayrıca duruyorsa onu iddianamenin fiil bölümüne yapıştırmayın. Duruşma günü de bu sayfanın kenarından çıkarılmaz.

İlgili içerikler

Bu yazı bir çalışma alanına bağlıdır. Ayrıntı, kardeş rehberlerde durur; aynı cümleyi burada tekrar etmeyiz.

Çalışma alanı · Ceza Hukuku süreçleri

Kaynaklar

AK

Yazar

Av. Ayşenur Konar

Ankara Barosu avukatı, Konar Hukuk kurucusu. Bu metin genel bilgilendirmedir; somut dosya ayrıca incelenir. Yazar profili

Danışma

Ceza Hukuku konusunda dosyanızı birlikte değerlendirebiliriz. Somut olayın özelliklerine göre süreç değişebilir.

Ara