
Tanık her dosyada dinlenmez
İcra mahkemesi, genel mahkemenin geniş ispat yeri değildir. Dilekçede tanığım var yazması, mahkemeyi dinleme zorunda bırakmaz. Dinleme, uyuşmazlığın türüne ve kanunun o tür için tanıdığı delile bakılarak olur. Tür yazılmamışsa tanık listesi delil olmuş sayılmaz. Liste, dinlenecek kişilerin adını taşıyorsa da konu yanlışsa liste borcu kurmaz.
Liste, ad, adres ve hangi vakıayı söyleyeceğini taşıyorsa da vakıa borcun kendisiyse liste o borcu kurmuş olmaz. Vakıa, dilekçedeki tek uyuşmazlığa bağlanır. Bağlantı cümlesi yoksa liste, dosyaya eklenmiş bir isim cetveli olarak kalır. Cetvel, dinleme kararı değildir. Dinleme, mahkemenin ara kararında yazıyorsa vardır. Ara karar yokken tanık çağrılmış sayılmaz.
Genel mahkemedeki itirazın iptali davasında tanık, icra mahkemesi tanığıyla aynı rejim değildir. O davanın çerçevesi itirazın iptali başlığındadır. Bu sayfa o davanın tanık listesini yazmaz. İptal davasında dinlenen kişi, icra mahkemesi dosyasına kendiliğinden delil olarak geçmez. O tutanaktaki beyan, icra mahkemesi ara kararı olmadan bu dosyada okunmuş sayılmaz.
Belgeyle sınırlı yolda tanık borcu kurmaz
İtirazın kaldırılmasında icra mahkemesi, borcu her anlatıya açmaz. Yol, kanunun o iş için elverişli saydığı belgelerle sınırlıdır. Belgenin çerçevesi itirazın kaldırılması başlığındadır. Burada yalnızca tanığın o belgenin yerine geçmediği yazılır. Tanık, faturanın veya senedin niteliğini değiştirmiş sayılmaz. Borcu gördüm cümlesi, elverişsiz kâğıdı kaldırma belgesi yapmaz.
Faturanın altındaki imza, tanığın o faturayı hatırlamasıyla ikrar edilmiş olmaz. Senedin vadesi, tanığın anlattığı teslim günüyle değiştirilmez. Belge durmuyorsa belge, anlatıdan üretilmez. Belge duruyorsa niteliği, kâğıdın kendi satırından okunur. Tanık, o satırda yazmayan bir kaydı eklemiş sayılmaz.
Şikâyette esas olan, aykırı olduğu söylenen işlemin tutanağıdır. Tutanak nasıl tarif edilir, icra şikâyeti yazısındadır. Tanık, tutanaktaki boşluğu her dosyada doldurmaz. Tutanak duruyorsa anlatı, tutanağın aksini kendiliğinden kanıtlamış olmaz. Tutanak hiç yoksa anlatı, olmayan işlemi yaratmaz. İşlem tarihi belgede yoksa tarih, tanık cümlesinden tamamlanmaz. Memurun o gün orada olduğu anlatısı, tutanak düzenlenmiş saydırmaz.
İstihkak uyuşmazlığında anlatı okunabilir
Haciz, üçüncü kişinin malına gitmiş olabilir. Üçüncü kişi, malın kendisine ait olduğunu icra mahkemesinde ileri sürerse bu uyuşmazlık, borçlunun borcunu inkâr etmesi değildir. Mülkiyet ve zilyetlik, belgeyle birlikte tanıkla da konuşulabilir. Konuşulabilir olmak, her dosyada tanık dinlenir demek değildir. Mahkeme, iddianın belgesine ve çelişkiye bakar. Çelişki yokken tanık, haczi kendiliğinden kaldırmaz.
Anlatı, malın kimde durduğunu ve haczin hangi eşyaya gittiğini ayırmak içindir. Eşyanın cinsi, markası veya bulunduğu oda tutanakta yazıyorsa anlatı o satırla karşılaştırılır. Tutanak genel yazılmışsa genel yazı, belirli bir malı üçüncü kişiye ait ilan etmez. Üçüncü kişi, hangi malı istediğini dilekçede tarif eder. Tarifsiz liste, bütün haczin kalkması talebine dönüşmez.
İstihkak iddiası ile borca itiraz aynı dilekçe değildir. Borca itiraz icra takibine itiraz başlığında durur. Malın kime ait olduğu, borcun doğup doğmadığının kısa adı değildir. Dilekçe, kimin malı olduğunu ve hangi haczin konu edildiğini yazar. Haciz tutanağı yoksa mal tarifinden tanık üretilmez. Üçüncü kişinin adı tutanakta yoksa ad, anlatıdan eklenmez. Ad, dilekçede ve tutanakta ayrı ayrı durur. Biri yoksa diğeri onu tamamlamış sayılmaz.
İmza incelemesi tanık cümlesiyle kapanmaz
Senetteki imzanın borçluya ait olmadığı iddiası, imzayı atanı gördüm cümlesiyle kapanmaz. İmza incelemesi, senet aslı ve karşılaştırma üzerinden yürüyen ayrı bir usuldür. Tanık o usulün yerine geçmez. İncelemenin adımları, bilirkişi görevi ve senet aslının nerede duracağı bu metne yazılmaz. Yazılmayan adım, tanık beyanıyla tamamlanmış sayılmaz. Beyan dosyada duruyorsa da inceleme yapılmadan imza kapanmış olmaz.
İmza atıldığı sırada orada bulundum diyen kişinin adı, senet aslının yerine geçmez. Aslın dosyada olup olmadığı ayrıca okunur. Aslı yokken fotokopi, inceleme yapılmış gibi tamamlanmaz. Fotokopideki imza çizgisi, tanık tarifinden çizilmiş sayılmaz. İnceleme kararı ara kararda yazmıyorsa yazılmış sayılmaz.
İmza inkârı ile borcun ödendiği iddiası da aynı tanık cümlesine girmez. Ödeme, dekontla okunur. Dekont, imzanın kime ait olduğunu söylemez. İki soru iki delildir. Dekonttaki tarih, imza incelemesinin sonucu değildir. İnceleme tutanağı, borcun ödendiğini yazmaz. İki tutanak yan yana duruyorsa ikisi de saklanır. Biri diğerinin hükmü haline getirilmez.
Tek liste üç soruyu kapatmaz
Sık hata, tek tanık listesini hem imza hem ödeme hem istihkak için kullanmaktır. Liste, dilekçedeki tek uyuşmazlığa yazılır. Uyuşmazlık adı yoksa liste delil olmaz. Üç başlık aynı dilekçede eritilmişse merci, hangi tanığın hangi soruya ait olduğunu ayıramayabilir. Ayıramadığı liste, üç uyuşmazlığı birden ispatlamış sayılmaz.
Tanığın yakınlığı veya borçluyla aynı evde oturması, beyanı kendiliğinden silmez. O yakınlık, beyanın hangi uyuşmazlığa ait olduğunu da değiştirmez. Mahkeme, beyanı tutanağa geçirir. Geçirilen beyan, hüküm fıkrası değildir. Hüküm, beyanın tekrarından ayrı bir fıkrada durur. Fıkra yokken tanık kazanıldı denmez.
Çağrılan tanık gelmemişse gelmeme, karşı tarafın iddiasını kabul ettiği anlamına gelmez. Gelmemenin sonucu, ara kararda yazıyorsa okunur. Yazmıyorsa liste, dinlenmiş sayılmaz. Dinlenmeyen tanık, haczi kaldırmış olmaz. Yeni bir liste, eski listenin hükmü diye eklenmez. Yeni liste, yeni bir ara kararla okunur.
Çağrı kâğıdı dinleme kararı değildir
Tanık listesinin mahkemeye verilmesi, dinleme kararı doğurmaz. Dinleme, ara kararda hangi kişinin hangi vakıa için çağrıldığı yazıyorsa vardır. Ara kararda ad yoksa listedeki ad çağrılmış sayılmaz. Çağrı kâğıdı, ara karardaki ad ile aynı değilse kâğıt, kararda olmayan kişiyi delil yapmaz. Tebliğ şerhi boşsa çağrı ulaşmış sayılmaz. Ulaşmayan çağrı, beyan verilmiş gibi tamamlanmaz.
Beyan tutanağa geçirildiyse tutanak, o kişinin ne söylediğini yazar. Söylenen, karşı tarafın kabulü değildir. Karşı taraf tutanakta itirazını yazdırmışsa itiraz, beyanın yanında durur. İtiraz satırı yok diye beyan tartışmasız kabul edilmiş sayılmaz. Kabul, açık cümleyle yazıyorsa vardır. Yemin veya kimlik satırı boşsa o satır, başka dosyadaki tanık tutanağından kopyalanmaz. Başka dosyada dinlenen kişi, bu dosyada da dinlenmiş olmaz.
Tanığın getirdiği fotoğraf, fiş veya mesaj çıktısı, tanık beyanının eki olabilir. Ek, belgenin kendisi değildir. Ekte tarih yoksa tarih, beyan cümlesinden yazılmaz. Ek, haciz tutanağındaki eşyayı göstermiyorsa eşya o ekle tarif edilmiş sayılmaz. Mahkeme eki dosyaya almışsa alma, eki hüküm yapmaz. Hüküm, ekin hangi vakıayı gösterdiğini ayrıca yazıyorsa okunur. Yazmıyorsa ek, haczi kaldırmış olmaz.
Tanığın beyanı, haciz tutanağındaki eşya listesini kendiliğinden değiştirmez. Liste bir malı borçlunun evinde gösteriyorsa beyan, o malı listeden silmiş sayılmaz. Silme, tutanakta veya kararda ayrıca durur. Beyan, malın üçüncü kişiye ait olduğunu söylüyorsa bu cümle istihkak uyuşmazlığının içindedir. Aynı cümle, borcun doğmadığını da ispatlamış olmaz. İki sonuç, iki karar ister. Karar tek sonuç yazıyorsa diğeri o kararda hükme bağlanmış sayılmaz.
Sonuç
Tanık, icra mahkemesinde uyuşmazlığın türü elveriyorsa okunur. Belgeyle sınırlı kaldırmada borcu kurmaz. İstihkak iddiasında anlatı gündeme gelebilir. İmza incelemesinin yerine geçmez. Tek liste üç soruyu birden kapatmaz. Çerçeve icra ve iflas hukuku sayfasındadır. Dilekçedeki uyuşmazlık başlığı iletişim yoluyla dosyadan ayırt edilebilir. Dayanak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümleridir.