Ceza Hukuku · Hukuki bilgilendirme

Çocuğu Yaralanan Veli Şikâyeti Nereye Yapar?

Yazar · Av. Ayşenur Konar

Yayımlanma ·

Yaralanan çocuğun velisi, bedensel yaralanma şikâyetini kolluğa veya Cumhuriyet savcılığına yapar. Çocuğun bakıma ihtiyacı varsa önce sağlık kuruluşu veya 112 gelir. Şikâyet, tedavinin yerine geçmez. Tutanak, velinin gördüğü izi, bildiği yeri, bildiği kişiyi ve götürdüğü sağlık kuruluşunu yazar. Çocuğun sözleri ezberletilmez. Çocuğun ağzından tutanak kurulmaz. Bu yazı bedensel yaralanma kapısıdır. Süre ve ceza yılı eklenmez.

Şikâyet nereye ve kim tarafından yapılır

Bedensel yaralanma şikâyeti, yazılı olarak veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak kolluğa ya da Cumhuriyet başsavcılığına yapılır. İki kapıdan biri diğerini kapatmaz. Kolluğa verilen tutanak savcılığa iletilir. İletilmiş olmak, eksik satırı kendiliğinden tamamlamaz. Alındı sayısı saklanır. Sayı yoksa hangi gün ve hangi mercie gidildiği yazılır. Sonraki ek, bu numarayı veya bu günü taşır.

Şikâyeti, çocuğun velisi kendi adına imzalar. Çocuğun yerine imza atılmaz. Velayet birlikteyse her veli, kendi gördüğünü kendi beyanıyla anlatabilir. Diğer velinin susması, bu beyanı kendiliğinden silmez. Velayet bir kişide toplanmışsa imza, o kayıttan okunur. Kayıt yoksa sıra uydurulmaz. Velayet davasının kendisi bu dilekçenin konusu değildir. Boşanma veya velayet dosyasının esas numarası biliniyorsa, yalnızca temsil sıfatını göstermek için yazılır. O dava, bedensel yaralanmanın şikâyeti değildir.

Yaralanmanın evdeki bir büyükten geldiği düşünülüyorsa şikâyet yine kolluğa veya savcılığa yapılır. Şikâyeti her zaman aynı evde oturan kişi kurmak zorunda değildir. Gören veli, gördüğü izi ve bildiği zamanı yazar. Çocuğa ne söyleyeceğini çalıştırmaz. Karşı tarafa, şikâyeti geri alması için şart önermez. Şart önermek, bedensel olguyu kayda geçirmez.

Tutanakta velinin gördüğü olgu durur

Şikâyet, velinin kendi gördüğünü taşır. Yaralanmayı ne zaman fark ettiği, çocuğu hangi sağlık kuruluşuna götürdüğü, bildiği yer ve bildiği kişi yazılır. Okul, spor salonu, sokak veya konut, bilindiği kadar durur. Bilinmeyen adres tahminle doldurulmaz. Olayın günü ile sağlık kuruluşuna gidilen gün ayrı yazılır. İkisi aynı değilse aynı satıra sıkıştırılmaz. Saat kesin değilse yaklaşık denir. Kesin saat varmış gibi kurulmaz.

Veli, görmediği hareketi görmüş gibi yazmaz. Çocuktan duyduğu ile kendi gördüğü ayrı cümlededir. Duyulan cümle, velinin gördüğü olgu diye sunulmaz. Bilinmeyen kişinin adı tamamlanmaz. Tanınan bir hal, kıyafet veya araç biliniyorsa o kadar yazılır. Kimlik uydurulmaz. Birden fazla kişi varsa her birinin bildiği hareketi ayrı durur. Yanında duran herkes, fiili yapan kişi sayılmaz.

Okulun veya spor yerinin tuttuğu bir yazı varsa ve veliye verilmişse yazı eklenir. Yazının üzerine not eklenmez. Başka çocuklara ne söyleyecekleri ezberletilmez. Başka velilerin beyanı, sizin tutanağınızın içine onların ağzından yazılmaz. Onlar kendi gördüklerini kendi adlarına anlatır. Sizin şikâyetiniz, onların iradesini silmez.

Talep satırı, bedensel yaralanmanın soruşturulmasını ve şikâyetçi olunduğunu söyler. Hapis yılı yazılmaz. Ceza verilsin cümlesi, görülen olgunun yerine geçmez. Suçun adını veli seçmez. Çocuğun yaşı ve yaralanmanın niteliği, takibin şikâyete bağlı olup olmadığını değiştirebilir. Bu ayrımı savcı kurar. Velinin şikâyeti yine de kayda geçmelidir. Kayıt, nitelendirme yapılmadan da tutulur.

Çocuğun beyanı görevlide kalır

Veli, çocuğa anlatacağı sözleri çalıştırmaz. Cümle ezberletmek şikâyeti kurmaz. Evde tekrar tekrar aynı soruyu sormak, çocuğun kendi gördüğünü netleştirmez. Beyan alınacaksa bunu görevli alır. Veli o oturumun yerine geçmez. Çocuğun ağzından tutanak yazılmaz. Tutanakta çocuğun cümlesi varmış gibi kurulan satır, velinin kendi beyanı değildir. Görevli, çocuğu ayrıca dinleyecekse dinlemenin yeri ve usulü görevlinin işidir. Bu sayfa o usulü tarif etmez.

Veli, çağrılırsa bildiği olguyu anlatır. Hatırlamadığı ayrıntıyı, çocuğun söylemiş olabileceği bir cümleyle tamamlamaz. Bilmiyorum demek, tahmin edilen ayrıntıdan daha sağlamdır. Çocuk da çağrılırsa veli, salonda çocuğun yerine cevap vermez. Çocuğun susması, velinin gördüğü izi silmez. Velinin anlatısı da, çocuğun beyanı sayılmaz. İki anlatı dosyada ayrı durur.

Sonradan hatırlanan bir ayrıntı varsa ayrı bir beyan olarak ve hangi güne ait olduğu yazılarak eklenir. Eski tutanağın kenarına çocuğun ağzından cümle eklenmez. Ek, eski soruşturma numarasını taşır. Numara yoksa ilk şikâyetin günü yazılır.

Sağlık kâğıdı eklenir, tanı eklenmez

Çocuğun bakıma ihtiyacı varsa önce sağlık kuruluşu veya 112 gelir. Şikâyet, tedavinin yerine geçmez. Tedavi de şikâyet tutanağının yerine geçmez. Kurumun verdiği belge saklanır. Belgenin adı, kurumun yazdığı addır. Veli, rapora tanı, ok veya yeni cümle eklemez. Kâğıtta yazmayan bulgu, dilekçeye hekim cümlesi gibi konmaz. Velinin gördüğü iz, yakınma olarak ayrı cümlede durabilir. Yakınma, hekimin bulgusu diye sunulmaz.

Belge henüz çıkmadıysa çıkmamış olduğu yazılır. Çıkacak cümle önceden tamamlanmaz. Belge sonradan gelirse ek, hangi başvuruya konduğunu belirtir. Sonraki muayene, yeni bir kâğıttır. Yeni kâğıt, ilkinin yerine geçmez. İkisi de kendi tarihiyle durur. Fotoğraf daha önce çekilmişse tarihi değiştirilmeden eklenebilir. Fotoğrafın üzerine yazı yazılmaz. Fotoğraf, hekimin satırını düzeltmez. Çekim tekniği bu sayfada yoktur.

Sağlık kâğıdı, şikâyetin yerine geçmez. Şikâyet de kâğıdın yerine geçmez. İkisi ayrıdır. Kâğıt olmadan da veli, gördüğü bedensel olguyu anlatabilir. Anlatı, raporda yazmayan bir tanı uydurarak kurulmaz. Belgenin soruşturma dosyasına girmesi, savcılık soruşturması nasıl işler yazısının akışındadır. Mağdur sıfatının genel kullanımı mağdur hakları nasıl kullanılır yazısındadır. Veli, çocuğun temsilcisi olarak bu çerçevede bilgi isteyebilir. İstek, hükmün yönünü önceden belirlemez.

Kaza dosyası bu şikâyetin aynı dilekçesi değildir

Yaralanma bir trafik kazasındansa ceza dosyasının çerçevesi kaza sonrası ceza dosyası yazısındadır. Tazminat kalemleri, sigorta ve kusur oranı bu şikâyet metninde anlatılmaz. Veli, ceza şikâyetini tazminat dilekçesi gibi doldurmaz. İki yol aynı sayfada birleşmiş sayılmaz. Kazada da bedensel olgu yazılır. Yazılması, sigorta başvurusunun yapıldığı anlamına gelmez. Kaza tespit tutanağı varsa olduğu hâliyle eklenebilir. Tutanaktaki kusur satırı, velinin cümlesiyle yeniden yazılmaz.

Okulda, parkta veya spor sırasında oluşan bedensel yaralanma da aynı şikâyet kapısındandır. Olayın yeri, şikâyetin merciini kendiliğinden değiştirmez. Merci, kolluk veya savcılıktır. Yer, tutanaktaki olgu satırında durur. Birden fazla çocuk yaralandıysa her çocuğun velisi kendi gördüğünü kendi adına yazar. Ortak bir metin, bütün çocukların ağzından tek imzayla kurulmaz.

Şikâyetten sonra yeni bir sağlık kâğıdı veya yeni bir gözlem olursa ek, eski numaraya yazılır. Yeni gözlem, çocuğa tekrar ettirilerek üretilmez. Veli, o gün gördüğü yeni izi kendi cümlesiyle yazar. Eski şikâyeti baştan, aynı kelimelerle ikinci bir suç gibi anlatmaz. İki fiil varsa iki fiil ayrı durur. Tek darbe ile sonraki gün fark edilen iz, aynı olayın parçası olabilir. Ayrım, tarihler yazılarak bırakılır. Savcı, tek fiil mi yoksa ayrı fiil mi olduğunu nitelendirir.

Alındı sayısı sonraki kâğıdı bağlar

Tutanak numarası veya soruşturma numarası çıktığında numara saklanır. Sonraki sağlık kâğıdı bu numarayla eklenir. Numara yoksa ilk merci ve ilk gün yazılır. Aynı yaralanmayı numarasısz yeni bir olay gibi anlatmak, iki dosya izlenimi doğurabilir. Yeni bir darbe varsa o darbe, eski izden ayrı cümleyle ve kendi günüyle yazılır. Veli, iki cümleyi çocuğa tekrar ettirerek birleştirmez. Kimlik, varsa velayet kaydı ve sağlık kâğıdının okunaklı örneği birlikte götürülür. Çocuğun kimliği istenirse gösterilir. Kimliğin üzerine not yazılmaz. Not, dilekçenin ayrı satırındadır.

Sonuç

Yaralanan çocuğun velisi, bedensel yaralanma şikâyetini kolluğa veya savcılığa götürür. Bakım gerekiyorsa sağlık kuruluşu öndedir. Tutanak, velinin gördüğünü yazar. Çocuğun sözü ezberletilmez. Sağlık kâğıdı, üzerindeki yazı değiştirilmeden eklenir. Kaza tazminatı bu dilekçede kurulmaz. Çerçeve ceza hukuku sayfasındadır. Tutanak duran başvuru için iletişim yolu vardır. Dayanak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve şikâyet usulü için 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu metnidir.

Mevzuat

Sık sorulan sorular

Şikâyeti yalnızca savcılığa mı götürmeliyim?

Hayır. Yaralanan çocuğun velisi bedensel yaralanma şikâyetini kolluğa veya Cumhuriyet savcılığına yapar. İki kapıdan biri, diğerini kendiliğinden kapatmaz. Alınan tutanak saklanır. Çocuğun bakıma ihtiyacı varsa önce sağlık kuruluşu veya 112 gelir.

Çocuğa olayı evde anlattırmalı mıyım?

Hayır. Veli, çocuğun sözlerini ezberletmez ve çocuğun ağzından tutanak yazmaz. Beyan alınacaksa bunu görevli alır. Veli, gördüğü izi, bildiği yeri ve götürdüğü sağlık kuruluşunu kendi cümlesiyle yazar.

Sağlık belgesine tanı ekler miyim?

Eklenmez. Belgenin adı, kurumu basan addır. Veli, kâğıdın üzerine tanı, ok veya yeni cümle yazmaz. Belge, şikâyet ekine olduğu hâliyle konur. Belge yoksa yok denir. Yokluk, görülmeyen bir bulguyla doldurulmaz.

Trafik kazasında tazminat da bu dilekçede mi yazılır?

Yazılmaz. Kaza sonrası ceza dosyasının çerçevesi ayrı yazıdadır. Tazminat kalemleri, sigorta ve kusur oranı bu şikâyet metninde anlatılmaz. Veli, bedensel olguyu ceza şikâyetine yazar. İki yol aynı sayfada birleşmiş sayılmaz.

Bilmediğim kişinin adını tamamlamam gerekir mi?

Gerekmez. Veli, gördüğünü yazar. Bilmediği ayrıntıyı tahminle doldurmaz. Bilinen yer ve bilinen ad yeter. Eksik kimlik, şikâyeti kendiliğinden kapatmaz. Çocuğa, bilmediği adı söyletmek de bu tamamlamayı kurmaz.

İlgili içerikler

Bu yazı bir çalışma alanına bağlıdır. Ayrıntı, kardeş rehberlerde durur; aynı cümleyi burada tekrar etmeyiz.

Çalışma alanı · Ceza Hukuku süreçleri

Kaynaklar

AK

Yazar

Av. Ayşenur Konar

Ankara Barosu avukatı, Konar Hukuk kurucusu. Bu metin genel bilgilendirmedir; somut dosya ayrıca incelenir. Yazar profili

Danışma

Ceza Hukuku konusunda dosyanızı birlikte değerlendirebiliriz. Somut olayın özelliklerine göre süreç değişebilir.

Ara