
Yetki satırı aranır
Vekaletname, avukatın hangi işte ve hangi yetkiyle durduğunu yazar. Tebligatı kabul yetkisi bu satırda aranır. Satır, genel temsil cümlesinden ayrı okunur. Genel cümle, icra dosyasında tebligat yetkisi varmış gibi tamamlanmaz. Satırda tebligat yetkisi yoksa vekile bırakılan zarf, borçluya tebliğ sayılmaz.
Yetki satırı, “her türlü işlemi yapmaya” gibi geniş bir cümlenin içinde erimiş olabilir. Erimiş cümle, tebligatı kabul satırı diye kendiliğinden ayrılmaz. Ayrım, vekaletnamede tebligat kelimesinin veya buna denk açık yetkinin durup durmadığıyla yapılır. Açık satır yoksa geniş cümle, tebligat yetkisi varmış gibi tamamlanmaz. Tamamlanmayan yetki, bu sayfada yazılmaz.
Satır varsa da zarfın muhatabı o avukat olmalıdır. Başka bir avukata giden evrak, yetki satırı bulunan vekile yapılmış sayılmaz. İsim, vekaletnamedeki ad ile zarftaki ad yan yana konur. İsim uyuşmuyorsa tebliğ, borçluya yapılmış varsayılmaz. Uyuşmazlık, dilekçede isim tamamlanarak kapatılmaz. Aynı büroda çalışan başka bir avukatın adı, vekaletnamedeki adın yerine geçmez.
Bu dosyada vekil olmayan avukat
Başka bir davanın avukatı, icra dosyasının vekili değildir. Boşanma, ceza veya iş dosyasındaki vekalet, ödeme emrini kendiliğinden o avukata bağlamaz. Vekalet, icra dairesinin dosyasına sunulmamışsa tebliğ muhatabı seçilmiş olmaz. Sözlü danışma, vekaletname değildir. Kartvizit, yetki satırı açmaz.
Danışmanın yapıldığı gün, tebliğ tarihi diye yazılmaz. Danışman, evrakı görmüş olsa bile görme, dosyaya sunulmuş yetki satırı değildir. Sunulmamış vekalet, ödeme emrini o avukatın adresine bağlamaz. Bağlanmayan adres, tebligat adresi diye tamamlanmaz.
Borçlu bir avukatla görüşmüş olsa bile ödeme emri, görüşülen kişiye çıkmamış olabilir. Çıkış, dosyadaki vekalet ve tebliğ parçasından okunur. Parça, borçlunun kendi adresine gitmişse vekille görüşmek o çıkışı silmez. Avukat tutmak, çıkmış tebliği durdurmaz. Görüşmenin yapıldığı yer, tebliğ adresi diye yazılmaz.
İki çıkış tek tarih olmaz
Zarf, bu dosyada tebligat yetkisi bulunan vekile çıkmış ve parça o adı gösteriyorsa tebliğ borçlu yönünden de okunabilir. Bu sonuç, her dosyada aynı takvimi doğurmaz. Takvim, parçadaki tebliğ satırından gelir. Satır yoksa vekil görmüş olsa bile sayı yazılmaz.
Borçluya ve vekile ayrı ayrı çıkış varsa iki parça vardır. İki parça tek tarihe yapıştırılmaz. Hangi çıkışın bu dosyada esas alınacağı, yetki satırı ile parça adından okunur. Biri iade gelmiş, diğeri teslim edilmişse iade, teslim parçasının tarihini silmez. Teslim vekile ise yetki satırı ayrıca aranır. Yetki yoksa teslim, borçluya yapılmış sayılmaz. Yetki varsa da tarih, teslim parçasının kendi satırıdır. Diğer parçanın tarihi o satıra eklenmez.
Alacaklının avukatına yapılan tebliğ, borçlunun vekiline yapılmış sayılmaz. Karşı tarafın vekili, borçlu adına tebligat kabul etmez. Karşı tarafın haberi, borçlunun tebliğ satırı değildir. Alacaklı vekilinin dosyayı görmesi, borçlunun öğrenme anı diye yazılmaz.
Avukat tutmak çıkışı silmez
Vekalet sunmak, süreyi kendiliğinden kesmez. Süre, usulüne uygun tebliğ satırından işler. Satır vekildeyse yetki aranır. Satır borçludaysa vekalet, o satırı geri almaz. İtiraz, yetkisiz avukatın haberdar olduğu andan kurulmaz.
Vekalet, tebliğden sonra dosyaya girmiş olabilir. Sonradan giren vekalet, daha önce borçlunun kendi adresine çıkan parçayı geri almaz. Geri alma, parçanın işlem satırında görünmezse sözlü “artık vekilim var” cümlesiyle olmaz. Cümle, sonraki evrakın kime çıkacağını ilgilendirir. Önceki parça yerinde durur.
Birden fazla avukat yetkiliyse zarf, vekaletnamede adı yazılı olanlardan birine çıkmış olmalıdır. Listede olmayan isme giden zarf, listedeki yetkiyi kullanmış sayılmaz. Liste dosyada yoksa hangi avukatın yetkili olduğu tamamlanmaz. Tamamlanmayan isim, tebliğ muhatabı diye seçilmez.
Azil kaydı ile kapanmış yetki
Azil, dosyaya işlenmemişse işlenmemiş azil tebliği kendiliğinden düşürmez. Azil işlendikten sonra vekile çıkan zarf, kapanmış yetki satırına yapılmış olur. İşlenip işlenmediği, dosyadaki tarihten okunur. Tarih yoksa azil varmış gibi tebliğ kaydırılmaz.
Azil belgesinin düzenlendiği gün ile dosyaya işlendiği gün ayrı olabilir. Tebliğ, bu iki günden hangisine göre kayacağı bu sayfada seçilmez. Seçim, dosyada yazılı işleme tarihine bakılmadan yapılamaz. İşleme tarihi yoksa zarf, azledilmiş vekile çıkmış diye kendiliğinden düşürülmez.
İstifa da aynı kayda bağlıdır. Vekilin çekildiğini bildiren yazı dosyaya girmemişse girilmemiş yazı, yetki satırını kapatmaz. Yazı girdikten sonra o avukata çıkan zarf, kapanmış satıra yapılmış olur. Giriş tarihi ile zarfın tarihi yan yana durmuyorsa kaydırma yapılmaz. Çerçeve icra ve iflas hukuku sayfasındadır. Vekalet ile zarfı yan yana koymak için iletişim yolu vardır. Yol, yetki satırını tamamlamaz.
Vekaletnamenin kapsam cümlesi dosyayı seçmez
Vekaletname, birden fazla işi aynı kâğıtta sayabilir. Sayılan işler arasında icra takibi yoksa kâğıt, bu dosyanın tebligat yetkisi diye okunmaz. İcra takibi sayılmış olsa bile tebligatı kabul satırı ayrıca aranır. İşin adı, tebligat yetkisini kendiliğinden açmaz. Açılmayan yetki, zarfın vekile bırakılmasıyla tamamlanmış sayılmaz.
Vekaletname belirli bir daire ve esas numarası taşıyorsa yetki o esasa bağlıdır. Başka esas numarasına çıkan zarf, bu kâğıttaki yetkiyi kullanmış olmaz. Numara kâğıtta yoksa yetki, borçlunun bütün icra dosyalarına kendiliğinden yayılmış sayılmaz. Yayılma, dosyada görünen kapsam cümlesinden okunur. Cümle yoksa kapsam uydurulmaz.
Süresi dolmuş veya belirli bir işle bitmiş vekalet, bitişten sonra çıkan zarf için ayrıca okunur. Bitiş kaydı dosyada yoksa vekalet bitmiş gibi tebliğ düşürülmez. Bitiş kaydı varsa kayıt tarihi ile zarf tarihi yan yana konur. Tarihlerden biri yoksa kaydırma yapılmaz. Yapılmayan kaydırma, borçlunun lehine bir yokluk ilanı değildir. Yokluk, ancak yetki satırı kapandıktan sonraki zarf için konuşulur.
Vekaletname fotokopisi dosyada durmuyorsa asıl nüsha dairede aranır. Nüsha yoksa yetki satırı varmış gibi tamamlanmaz. Fotokopi duruyor ama tebligat satırı kesilmişse kesik satır, okunmayan kısmından tamamlanmaz. Okunmayan kısım, genel temsil cümlesiyle doldurulmaz.
Zarf, vekilin büro adresine çıkmış olsa bile muhatap adı vekaletnamedeki ad olmalıdır. Büro adı, avukatın adının yerine geçmez. Ad uyuşmuyorsa tebliğ, borçluya yapılmış varsayılmaz. Uyuşmazlık, büronun antetli kâğıdıyla kapatılmaz.
Yetki satırı belirli bir iş için verilmişse o işin dışındaki zarf, borçluya tebliğ sayılmaz. İşin adı vekaletnamede icra takibi değilse ödeme emri, bu satırla borçluya bağlanmaz. Bağlanmayan zarf, avukatın evrakı görmesiyle tamamlanmış olmaz.
Sonuç
Vekile tebliğ, vekaletnamedeki yetki satırına bağlıdır. Satır yoksa borçluya yapılmış sayılmaz. Genel temsil cümlesi, açık tebligat yetkisi diye tamamlanmaz. Avukat tutmak tebliği durdurmaz. Başka dosyanın vekili, bu icra dosyasının muhatabı olmaz. Azil, dosyaya işlenmeden tebliği kaydırmaz. Sayı yazılmaz. Dayanak 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümleridir.