Hukuk • Makale • Ankara

Şirketten Alacağım Var Ne Yapmalıyım?

Şirketten Alacağım Var Ne Yapmalıyım? — Ankara hukuk makalesi

Bir şirketten ödeme alamıyorsanız ilk soru “hangi icra takibini başlatmalıyım?” değil, alacağın hangi hukuki ilişkiye dayandığı ve borçlu şirketin tam olarak hangisi olduğudur. Fatura alacağı, verilen borç, ortak cari hesabı, kâr payı ve işçilik ücreti aynı yolla takip edilmez.

Önce sözleşme, teslim, ödeme ve şirket bilgilerini tek dosyada toplayın. Vade geçmişse yazılı ödeme talebi, ticari arabuluculuk, icra veya dava seçenekleri delil ve borçlunun mali durumuna göre karşılaştırılır. Bu metin ticari alacak odağında genel bilgilendirmedir; tüketici, işçi veya kamu alacaklarında farklı görev ve usul kuralları uygulanabilir.

Alacağın kaynağını doğru sınıflandırın

Şirkete yöneltilecek talebin dayanağı belirlenmeden borç miktarı ve görevli merci sağlıklı seçilemez. Aynı şirketle birden çok hukuki ilişki bulunabilir. Örneğin hem mal satmış hem ortak olarak şirkete borç vermiş olabilirsiniz.

Başlıca alacak kaynakları şunlardır:

  • Mal veya hizmet satış sözleşmesi
  • Fatura ve cari hesap ilişkisi
  • Şirkete verilen ödünç para
  • Ortak cari hesabı
  • Kâr payı
  • Pay devri bedeli
  • Cezai şart veya tazminat
  • Kira alacağı
  • Kambiyo senedi
  • Mahkeme veya hakem kararı

Her kaynağın muacceliyet, faiz, ispat ve başvuru koşulu farklı olabilir. Kâr payı için genel kurul kararı önem taşırken, vadesi belirlenmiş mal satışında teslim ve fatura kayıtları öne çıkar. Çalışan ücretinin ödenmemesi ise ticari alacak değil iş hukuku uyuşmazlığıdır.

Doğru borçlu şirketi belirleyin

Grup şirketleri, markalar ve şubeler nedeniyle yanlış tüzel kişiye talep yöneltmek sık rastlanan hatadır. Ticari tabelada görünen marka, sözleşmedeki şirketten farklı olabilir. Fatura başka, banka ödemesi başka grup şirketi adına düzenlenmiş olabilir.

Şu kayıtlar karşılaştırılmalıdır:

  1. Sözleşmedeki ticaret unvanı
  2. Vergi ve MERSİS bilgisi
  3. Faturayı düzenleyen veya alan şirket
  4. Siparişi veren yetkili ve e-posta alan adı
  5. Teslim belgesindeki alıcı
  6. Önceki ödemeyi yapan hesap
  7. Ticaret sicilindeki merkez ve temsilciler

Şube adına yapılan işlemde borçlu genellikle şubenin bağlı olduğu tüzel kişidir. Bayi veya franchise işletmesi ise markanın sahibiyle aynı şirket olmayabilir. Yanlış borçluya ihtar, arabuluculuk veya takip yöneltmek süre ve masraf kaybı doğurur.

Birden çok şirketin birlikte borçlu olduğu iddia ediliyorsa müteselsil sorumluluğun sözleşme veya kanuni dayanağı gösterilmelidir. Aynı grupta bulunmak tek başına bütün şirketleri borçlu yapmaz.

Alacağın doğduğunu gösteren belge zinciri

Fatura önemli bir başlangıç belgesidir, fakat temel işlemi her durumda tek başına kanıtlamaz. Malın teslimi veya hizmetin tamamlanması ayrıca gösterilmelidir. Alacak dosyası, sözleşmeden vadeye uzanan bir zincir hâlinde kurulmalıdır.

Belge zinciri şu sırayı izleyebilir:

  • Teklif ve sipariş
  • Sözleşme veya çerçeve anlaşma
  • Teslim, irsaliye veya hizmet kayıtları
  • Kabul tutanağı ya da performans raporu
  • Fatura ve e-fatura iletim bilgisi
  • Cari hesap ekstresi ve mutabakat
  • Kısmi ödeme
  • Vade ve ödeme talebi
  • Borçlunun kabul veya itiraz yazışması

Faturaya itiraz edilmemesi, içeriğin kabulü bakımından ticari ispat etkisi doğurabilir. Buna rağmen hiç teslim yapılmadığı iddiası varsa temel ilişki incelenir. E-fatura sisteminde teslim, mal veya hizmetin fiili ifasıyla aynı şey değildir.

Cari hesap mutabakatı ve borç kabulü güçlü delil olabilir. Belgenin yetkili kişi tarafından imzalanıp imzalanmadığı ve hangi tarihe kadar olan hareketleri kapsadığı kontrol edilmelidir.

Vade ve muacceliyet hesabı

Alacak vadesi gelmeden takip başlatılırsa borçlu haklı itiraz edebilir. Vade sözleşmede belirli tarih, teslimden sonra gün sayısı, fatura tarihi veya kabul tutanağına bağlanmış olabilir. Koşul gerçekleşmemişse borç henüz muaccel olmayabilir.

Vade hesabında şu konulara dikkat edilir:

  • Takvim günü veya iş günü ayrımı
  • Teslim ve kabul tarihi
  • Faturanın ulaştığı tarih
  • Kısmi teslimin etkisi
  • Ön ödeme veya hakediş sistemi
  • Sözleşmedeki itiraz süresi
  • Vade değişikliği içeren e-posta

Taraflar uygulamada vadeyi sürekli değiştirmiş olabilir. Tek seferlik erteleme ile kalıcı sözleşme değişikliği aynı değildir. Yetkisiz çalışanın verdiği ödeme sözü de şirketi bağlamayabilir.

Vade belirsizse uygun ödeme talebiyle borcun muaccel hâle gelmesi veya temerrüt koşulları değerlendirilir. İhtar tarihi, faiz başlangıcı bakımından da önem taşıyabilir.

Yazılı ödeme talebi ve temerrüt

Ödeme talebi borcun dayanağını, tutarını ve vadeyi açıkça göstermelidir. Tacirler arasındaki temerrüt ihtarında şekil kuralları bulunur; noter, taahhütlü mektup veya güvenli elektronik imzalı kayıtlı elektronik posta gibi yöntemler somut işleme göre seçilir.

İhtar metninde şu bilgiler bulunabilir:

  1. Taraf ve sözleşme bilgisi
  2. Fatura veya alacak kalemleri
  3. Asıl alacak tutarı
  4. Önceki kısmi ödemeler
  5. Vade ve temerrüt tarihi
  6. Ödeme için banka hesabı
  7. Faiz ve masraf talebinin dayanağı
  8. Verilen son süre ve sonraki yol

Abartılı veya dayanaksız cezai şart eklemek, borçlunun bütün talebi reddetmesine yol açabilir. Önce tartışmasız asıl alacak ile diğer kalemler ayrılmalıdır. Borçlu itiraz ederse itiraz nedeni ve varsa kabul ettiği miktar yazılı istenebilir.

Faiz türü ve başlangıç tarihi

Ticari alacakta sözleşmesel faiz, temerrüt faizi ve kanuni ticari faiz farklı olabilir. Tarafların tacir olup olmadığı, işlemin ticari niteliği, sözleşmedeki oran ve emredici sınırlar incelenir. Yabancı para alacağında ayrıca para birimi ve ödeme biçimi önemlidir.

Faiz başlangıcı çoğu zaman vade veya temerrüt tarihine bağlıdır. Vade açık değilse ihtar tarihi rol oynayabilir. Faturanın düzenlendiği gün her zaman otomatik faiz başlangıcı değildir. Kısmi ödeme yapıldığında mahsup sırası ve kalan anapara hesaplanmalıdır.

Arabuluculuk veya dava talebinde yalnızca “faiziyle” demek yerine faiz türü ve başlangıç tarihinin belirtilmesi yararlıdır. Yanlış oran talep edilmesi asıl alacağı ortadan kaldırmaz; ancak hesap ve yargılama gideri tartışması doğurabilir.

Ortak cari hesabı, borç ve sermaye ayrımı

Şirket ortağı, şirkete kişisel hesabından para göndermiş olabilir. Muhasebe bunu ortaklara borçlar hesabında göstermişse alacak iddiası desteklenir. Ancak ödemenin hukuki niteliği yalnızca hesap koduyla belirlenmez.

Para şu niteliklerden birine sahip olabilir:

  • Şirkete verilen ödünç
  • Sermaye koyma borcunun ifası
  • Sermaye avansı
  • Şirket adına yapılan gider
  • Geçici finansman
  • Pay devri bedeli
  • Dağıtılacak kâr payından avans iddiası

Sermaye olarak konulan tutar sıradan borç gibi geri istenemez. Kâr payı için dağıtılabilir kâr, bilanço ve genel kurul kararı gerekir. Ortağın şirket adına ödediği belgeli gider ise rücu veya cari hesap alacağı doğurabilir.

Ortaklık anlaşmazlığı da varsa şirket ortakları arası uyuşmazlık çerçevesiyle birlikte değerlendirme yapılmalıdır. Para alacağı ve pay sahipliği hakkı birbirine karıştırılmamalıdır.

Ticari arabuluculuk

Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari alacak ve tazminat davalarında arabuluculuk kural olarak dava şartıdır. Dava açılmadan önce başvuru tamamlanmalıdır. İcra takibi başlatılması farklı bir usuli adımdır; itiraz sonrası açılacak davada arabuluculuk şartı gündeme gelebilir.

Başvuru formunda doğru şirket unvanı ve alacak kalemleri belirtilmelidir. Asıl alacak, faiz, cezai şart ve tazminat birbirinden ayrılabilir. Birden çok borçlu varsa her birinin sorumluluk dayanağı gösterilmelidir.

Görüşmeye şu belgelerle hazırlanılabilir:

  • Sözleşme ve ekler
  • Fatura ile teslim kayıtları
  • Cari hesap ekstresi
  • Kısmi ödeme listesi
  • İhtar ve borçlu cevabı
  • Güncel borç hesabı
  • Teminat belgeleri

Anlaşma yapılırsa taksitler, teminat, faiz, masraf ve bir vadenin kaçırılmasının sonucu açıkça yazılmalıdır. Yetkili şirket temsilcisinin imzası kontrol edilmelidir.

İcra takibi seçenekleri

Belirli ve vadesi gelmiş para alacağı için genel haciz yoluyla ilamsız takip düşünülebilir. Borçlu ödeme emrine süresinde itiraz ederse takip durur. Alacaklı, elindeki belge ve görev kurallarına göre itirazın kaldırılması veya iptali gibi yollara başvurabilir.

Elinizde çek, bono veya poliçe varsa kambiyo senetlerine özgü takip yolu gündeme gelebilir. Senedin şekil şartları, vadesi, ibraz ve zamanaşımı ayrıca incelenmelidir. Mahkeme kararı veya hakem kararı varsa ilamlı icra yolu kullanılabilir.

Takip yolu seçerken şu sorular değerlendirilir:

  1. Alacak para borcu mu?
  2. Vadesi geldi mi?
  3. Elinizde hangi belge var?
  4. Borçlunun itirazı bekleniyor mu?
  5. Teminat veya rehin var mı?
  6. Yetkili icra dairesi neresi?
  7. Zamanaşımı riski bulunuyor mu?

Borçlunun icra takibine itirazı takibi durdurabilir; bu nedenle takip öncesi dava ve delil planı da hazırlanmalıdır.

Alacak davası ve ispat

Alacağın kaynağı veya miktarı çekişmeliyse ticaret mahkemesinde dava gündeme gelebilir. Görev, tarafların tacir sıfatı ve işlemin ticari niteliğine göre belirlenir. Sözleşmede tahkim veya geçerli yetki şartı bulunabilir.

Dava dilekçesinde olay kronolojisi, alacak kalemleri ve deliller açık kurulmalıdır. Çok sayıda faturanın yalnızca toplamını yazmak yerine fatura, teslim, vade ve kalan borç tablosu eklenebilir. Ticari defterler ve elektronik kayıtlar bilirkişi incelemesine konu olabilir.

Tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulması ve kayıtların birbirini doğrulaması ispatta rol oynar. Tek taraflı muhasebe kaydı her durumda yeterli değildir. Karşı tarafın teyit e-postası, mutabakat veya kısmi ödeme temel ilişkiyi destekleyebilir.

Belirsiz alacaklarda dava türü ve talep miktarı usul kurallarına göre seçilmelidir. Hesap yapılabilir olduğu hâlde gereksiz belirsiz talep kurmak yargılama gideri sorunu doğurabilir.

İhtiyati haciz ve tahsil riskinin yönetimi

Borçlunun malvarlığını elden çıkardığı veya ödeme kabiliyetinin hızla bozulduğu düşünülüyorsa ihtiyati haciz değerlendirilebilir. Bunun için para alacağının niteliği, vadesi ve kanuni koşullar incelenir. Soyut “şirket batacak” endişesi yeterli olmayabilir.

Yaklaşık ispat için sözleşme, borç kabulü, fatura, teslim ve ödeme geçmişi kullanılabilir. Mahkeme teminat isteyebilir. Haksız ihtiyati haciz, borçlunun zarar talebine yol açabileceğinden rakibe baskı aracı olarak kullanılmamalıdır.

Vadesi gelmemiş alacaklarda ihtiyati haciz daha sınırlı koşullara bağlıdır. Borçlunun yerleşim yerinin olmaması veya taahhütlerinden kaçmak amacıyla hazırlık yapması gibi özel hâller değerlendirilebilir. İhtiyati tedbir ile ihtiyati haciz aynı sonuçları doğurmaz.

Şirket ortaklarının ve yöneticilerin kişisel sorumluluğu

Limited ve anonim şirketlerde şirket tüzel kişiliği ortaklardan ayrıdır. Şirket borcu için doğrudan ortağın kişisel malına takip yöneltmek kural olarak mümkün değildir. Ortağın sermaye borcu ve kamu alacaklarına ilişkin özel sorumluluk hükümleri saklıdır.

Yönetici sözleşmeyi şirket adına imzaladığında kişisel borç altına girmiş sayılmaz. Ancak ayrıca kefalet, aval veya kişisel teminat vermişse imzanın şekli ve kapsamı incelenir. Haksız fiil veya güven sorumluluğu da somut olayda farklı sonuç doğurabilir.

Şahıs işletmesi gerçek kişinin kendisidir; ticari unvan altında faaliyet gösterse de borç gerçek kişiye aittir. Adi ortaklıkta ortakların sorumluluk düzeni sermaye şirketinden farklıdır. Borçlu türü bu nedenle takip öncesi doğrulanmalıdır.

Şirket ödeme güçlüğündeyse

Şirket “nakit yok” diyorsa borç sona ermez; ancak tahsil stratejisi değişir. Haciz kayıtları, sermaye ve adres değişiklikleri, faaliyet durumu, konkordato ilanı veya tasfiye kaydı kontrol edilebilir. Ticaret sicili ve resmi ilanlar güncel bilgi sağlar.

Taksit anlaşması yapılacaksa borç açıkça kabul edilmeli ve mümkünse teminat alınmalıdır. Rehin, kefalet, kambiyo senedi veya banka teminatı seçeneklerinin hukuki ve ekonomik değeri karşılaştırılır. Teminat veren kişinin yetkisi ve malvarlığı da önemlidir.

Konkordato mühleti verilmişse takip yasakları ve alacak bildirimi kuralları devreye girebilir. İflas hâlinde alacağın masaya kaydı gerekir. Normal icra takibinde ısrar etmek sonuç vermeyebilir. Tasfiye hâlindeki şirkette tasfiye memuru ve ilanlar takip edilmelidir.

Zamanaşımı ve süre yönetimi

Alacağın türüne göre farklı zamanaşımı süreleri uygulanabilir. Fatura, satış, kira, vekâlet, kambiyo senedi veya mahkeme kararı aynı süreye tabi değildir. Vadenin ve kesilme ya da durma sebeplerinin belirlenmesi gerekir.

Sözlü ödeme vaadi her zaman zamanaşımını etkileyen geçerli borç ikrarı sayılmayabilir. Yazılı ve yetkili kişi tarafından yapılan kabul daha güçlüdür. Kısmi ödeme de borcun kabulü bakımından önem taşıyabilir.

Arabuluculuk başvurusunun süreye etkisi başlangıç ve bitiş tarihleriyle kaydedilmelidir. İhtar göndermek her durumda zamanaşımını kesmez. Bu nedenle şirketin “gelecek ay ödeyeceğiz” sözünü yıllarca beklemek risklidir.

Sık yapılan hatalar

Şirket alacağı tahsilinde şu hatalar yaygındır:

  • Markayı borçlu şirket sanmak
  • Faturayı tek ve tartışmasız delil kabul etmek
  • Vade gelmeden takip başlatmak
  • Grup şirketlerini dayanak olmadan birlikte borçlu göstermek
  • Ortak cari hesabını sermaye ile karıştırmak
  • İhtarın zamanaşımını her durumda kestiğini sanmak
  • İcra takibine itiraz sonrası süreleri kaçırmak
  • Taksit anlaşmasında teminat ve muacceliyet hükmü kurmamak
  • Şirket ortağına doğrudan kişisel takip yapmak
  • Konkordato veya tasfiye ilanlarını kontrol etmemek

Tahsil sürecinde tehdit, kamuya açık ifşa veya şirket müşterilerine baskı yapılması yeni hukuki sorumluluk yaratabilir. Resmi ve ölçülü başvuru yolları kullanılmalıdır.

Adım adım tahsil planı

  1. Alacağın hukuki kaynağını belirleyin.
  2. Doğru şirket unvanı ve temsil bilgisini doğrulayın.
  3. Sözleşme, teslim, fatura ve ödeme zincirini kurun.
  4. Vade, anapara ve faiz hesabını hazırlayın.
  5. Gerekiyorsa geçerli şekille ödeme ihtarı gönderin.
  6. Şirketin mali durumunu ve teminatları kontrol edin.
  7. Ticari dava şartı arabuluculuğu tamamlayın.
  8. Belgeye göre icra takibi, alacak davası veya tahkimi seçin.
  9. Yakın tahsil riski varsa ihtiyati haczi değerlendirin.
  10. İtiraz, konkordato ve iflas sürelerini ayrı takip edin.

Daha kapsamlı yöntem karşılaştırması ticari alacak nasıl tahsil edilir? içeriğinde, sözleşme ve şirket ilişkilerinin genel çerçevesi ticaret hukuku sayfasında bulunur.

Bu metin genel bilgilendirmedir. Alacağın kaynağı, borçlu şirketin türü, sözleşme, güncel mevzuat ve tahsil riski somut dosyada birlikte incelenmelidir.

Sık Sorulan Sorular

Şirketten alacak için önce ihtar göndermek zorunlu mudur?

Her alacakta ihtar zorunlu değildir. Ödeme tarihi sözleşme veya faturada açıkça belirlenmişse vade sonunda temerrüt farklı biçimde doğabilir; vade belirsizse ödeme talebi gerekebilir. Tacirler arasındaki temerrüt bildirimlerinde kanuni şekil kuralları ayrıca incelenmelidir. İhtar; alacak dayanağını, tutarı, vadeyi, ödeme hesabını ve sonraki adımı açıklar. Yanlış unvana veya adrese gönderilen bildirim sorun yaratabilir. İcra takibinden önce ihtar göndermek müzakere ve borç kabulü bakımından yararlı olsa da alacağın zamanaşımı veya acil koruma riski varsa yalnızca cevap beklenmemelidir.

Fatura tek başına şirketten alacağımı kanıtlar mı?

Fatura önemli ticari belgedir, ancak düzenleyenin tek taraflı oluşturduğu kayıt olduğu için her olayda teslim veya hizmeti tek başına kanıtlamayabilir. Sözleşme, sipariş, irsaliye, teslim tutanağı, hizmet kabulü, e-posta, cari hesap mutabakatı ve kısmi ödeme faturayı destekleyebilir. Faturaya süresinde itiraz edilmemesinin ticari ispat bakımından etkisi vardır; bu etki temel ilişkinin hiç bulunmadığı iddiasını her durumda ortadan kaldırmaz. E-faturanın sistemden iletilmesi ile malın fiilen teslimi ayrıdır. Alacak dosyası yalnızca faturaya değil, borcun doğum zincirine dayanmalıdır.

Şirket borcu için ortakların şahsi malına gidebilir miyim?

Sermaye şirketlerinde şirket tüzel kişiliği ile ortakların malvarlığı kural olarak ayrıdır. Limited veya anonim şirket borcu, yalnızca ortak sıfatı nedeniyle doğrudan ortağın kişisel malından tahsil edilemez. Kişisel kefalet, aval, haksız fiil, ödenmemiş sermaye veya kamu borçlarına ilişkin özel hükümler farklı sonuç doğurabilir. Şahıs işletmesi, adi ortaklık ve sermaye şirketi ayrımı da önemlidir. Takip başlatmadan önce borçlunun ticaret unvanı ve hukuki türü doğrulanmalıdır. Şirket yöneticisinin sözleşmeyi imzalaması, imzada ayrıca kefalet veya kişisel teminat bulunmadıkça kendisini otomatik borçlu yapmaz.

Ticari alacak için arabuluculuk zorunlu mudur?

Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari alacak ve tazminat davalarında arabuluculuk kural olarak dava şartıdır. İcra takibi başlatılması ile dava açılması aynı işlem değildir; ancak itiraz sonrası açılacak davada arabuluculuk şartı gündeme gelebilir. Başvuruda asıl alacak, faiz, cezai şart ve tazminat kalemleri ayrı yazılmalıdır. Doğru şirket unvanı ve varsa müteselsil borçlular belirtilmelidir. Anlaşma yapılırsa ödeme planı, teminat, masraf ve gecikme sonucu açıkça düzenlenir. Acil ihtiyati haciz ihtiyacı varsa arabuluculukla usuli ilişkisi ayrıca planlanmalıdır.

İcra takibi mi yoksa alacak davası mı daha uygundur?

Belirli ve vadesi gelmiş para alacağında ilamsız icra takibi hızlı bir başlangıç sağlayabilir. Şirket ödeme emrine itiraz ederse takip durur ve itirazın giderilmesi için dava veya belgenin niteliğine göre başka yol gerekir. Borcun kaynağı, miktarı veya teslim ciddi biçimde tartışmalıysa alacak davası kapsamlı delil incelemesine daha uygun olabilir. Elinizde mahkeme kararı, kambiyo senedi veya özel belge varsa takip yolu değişebilir. Seçimde harç, görev, yetki, arabuluculuk, zamanaşımı ve borçlunun malvarlığı birlikte değerlendirilmelidir. Sadece “daha hızlı” olduğu düşüncesiyle yanlış takip türü seçilmemelidir.

Şirket ödeme yapamayacağını söylüyorsa taksit anlaşması yapmalı mıyım?

Taksit anlaşması ticari çözüm olabilir; ancak borcun açık kabulü, toplam tutar, faiz, vade, teminat ve bir taksidin ödenmemesi hâlindeki sonuç yazılmalıdır. Eski borcun yenilenip yenilenmediği ve mevcut teminatların devam edip etmediği de açıklanmalıdır. Sadece sözlü takvim, şirketin daha sonra borç veya tarih konusunda itiraz etmesine yol açabilir. Şirketin gerçek mali durumu, başka hacizler ve konkordato ihtimali araştırılmalıdır. Uzun takvim kabul edilirken güvence alınmaması tahsil riskini artırabilir. Anlaşma belgesinin icra edilebilirliği ve yetkili imzalar kontrol edilmelidir.

Ortak cari hesabındaki paramı şirketten isteyebilir miyim?

Ortağın şirkete verdiği borç, sermaye koyma borcu, sermaye avansı, gider ödemesi ve kâr payı aynı değildir. Cari hesapta alacak görünmesi talebi destekler; ancak kaydın dayanağı, genel kurul kararları, banka transferleri ve şirket sözleşmesi incelenmelidir. Sermaye olarak konulan tutar sıradan borç gibi istenemeyebilir. Kâr payı için dağıtım kararı ve bilanço koşulları önemlidir. Şirket ortağa geri ödeme yapmışsa mahsup edilir. Talebin yanlış sınıflandırılması hem vergi hem şirketler hukuku sorunu yaratabilir. Muhasebe kaydı hukuki ilişkinin tek başına nihai niteliğini belirlemez.

Şirketin mal kaçırdığından şüphelenirsem ne yapabilirim?

Belirli ve vadesi gelmiş para alacağının tahsilinin tehlikede olduğunu gösteren somut olgular varsa ihtiyati haciz koşulları değerlendirilebilir. Şirketin varlık satması tek başına mal kaçırma anlamına gelmez; olağan dışı devirler, adres terk etme, ödemeleri durdurma veya varlıkları ilişkili kişilere aktarma gibi kayıtlar önemlidir. İhtiyati haciz yaklaşık ispat ve çoğu zaman teminat gerektirir. Haksız başvuru zarar sorumluluğu doğurabilir. Tasarrufun iptali gibi yollar ise genellikle takip, aciz ve işlem koşullarına bağlıdır. Deliller korunmalı, sosyal medyada suçlayıcı açıklama yapılmamalıdır.

İlgili içerikler

AK

Yazar

Av. Ayşenur Konar

Son güncelleme: 20 Ağustos 2026