
Çağrı kâğıdındaki sıfat
Duruşma gününü bildiren kâğıt ile tanık celbi aynı sonuç değildir. Birinde müşteki veya katılan, duruşmadan haberdar edilir. Diğerinde kişi tanık sıfatıyla çağrılır. Sıfat satırı okunmadan yokluğun sonucu söylenmez. Sıfatların genel ayrımı mağdur hakları nasıl kullanılır yazısındadır. Burada yalnızca duruşma çağrısının niteliği durur. Kâğıtta müşteki yazıyorsa tanık yaptırımı bu satırdan üretilmez. Kâğıtta tanık yazıyorsa müşteki haberdar edilmiş gibi okunmaz.
Kâğıtta mahkeme, esas numarası, gün ve saat durur. Bunlardan biri eksikse eksik olan bu sayfadan tamamlanmaz. Sözlü bugün gel haberi, tebligatın yerine konmaz. Tebliğ şerhi, kâğıdın size ulaştığı günü gösterir. Şerh yoksa ulaşma günü tahminle yazılmaz. Tanık celbinin yaptırımı bu metne sayı olarak yazılmaz. Sayı, kâğıtta ve kanunda ayrıca aranır. Celp, zorla getirilme ihtarını taşıyorsa ihtar o kâğıttan okunur. İhtar yoksa bu sayfa ihtar eklemez.
Uzlaştırma görüşmesine yapılan davet, duruşma çağrısı değildir. Uzlaştırmanın işleyişi uzlaştırma nedir yazısındadır. Uzlaştırma bürosundaki yokluk, ceza mahkemesindeki yoklukla aynı cümleye bağlanmaz. İki kâğıt aynı haftaya denk gelse de merci, sıfat ve sonuç ayrıdır. Biri diğerinin mazereti sayılmaz. Her birine, kendi kâğıdındaki mercie cevap verilir.
Yokluk vazgeçme cümlesi değildir
Şikâyetten vazgeçme, açık bir irade beyanıdır. Hangi fiilden ve hangi kişiden vazgeçildiği yazılır. Salona girmemek, bu beyanın yerine geçmez. Davanın düşmesi, suçun takibinin şikâyete bağlı olmasına ve vazgeçmenin usulüne bağlıdır. Yokluk bu iki şartı kendiliğinden tamamlamaz. Düşme iddiası, varsa vazgeçme tutanağından ve suçun vasfından kurulur. Yokluk tek başına hüküm cümlesi değildir.
Şikâyete bağlı bir suçta çağrı, gelinmezse şikâyetten vazgeçmiş sayılacağını açıkça yazabilir. Böyle bir uyarı varsa mahkeme, uyarının tebliğ edilip edilmediğine ve yokluğun mazeretsiz olup olmadığına bakar. Bakmak, her dosyada düşme kararı verileceği anlamına gelmez. Uyarı cümlesi kâğıtta yoksa bu sayfa o cümleyi eklemez. Resen kovuşturulan suçta aynı yokluk, şikâyete bağlı suçtaki düşme konuşmasını açmaz. Kamu davası, müştekinin sandalyesine aynı biçimde bağlı değildir. Savcılık, iddiasını sürdürebilir. Müştekinin gelmemesi, iddianın geri alındığı anlamına gelmez.
Duruşma tutanağı, o gün kimin hazır olduğunu yazar. Tutanakta adınız yoksa yokluğunuz o tutanaktan okunur. Tutanak henüz elinizde değilse sonuç tahmin edilmez. Kalemden veya dosya kaydından, duruşmanın ertelenip ertelenmediği ve yokluk hakkında bir karar yazılıp yazılmadığı sorulur. Karar yoksa yokluk, karar varmış gibi anlatılmaz. Yeni bir gün verilmişse yeni gün, o karardan veya yeni çağrıdan okunur. Bu sayfa yeni gün üretmez.
Önceki beyan bir yoklukla silinmez
Kollukta, savcılıkta veya önceki duruşmada alınan beyan, bir duruşmaya gidilmedi diye kendiliğinden silinmez. O gün alınmayan beyan, o gün kurulmuş sayılmaz. Önceki tutanağın duruşmada okunup okunmayacağı mahkemenin işlemine kalır. Okunması, sizin o gün salonda söylediğiniz yeni bir beyan değildir. Okunmaması da, eski tutanağın dosyadan çıkarıldığı anlamına gelmez. Bu metin beyan düşer diye de beyan durur diye de kapanmaz.
Beyanın içindeki çelişki, yokluktan ayrı bir konudur. Çelişki varsa mahkeme, eski metin ile yeni anlatıyı dosyada görür. Siz, eski tutanağın üzerine sonradan cümle eklemezsiniz. Düzeltme gerekiyorsa düzeltme, yeni bir beyan olarak ve hangi cümlenin düzeltildiği belirtilerek yapılır. Hatırlamadığınız yeri, eski tutanaktaki boşluğu tamamlamak için tahminle doldurmazsınız. Bilmiyorum demek, uydurulan ayrıntıdan daha sağlamdır. Bu sayfa, duruşmada hangi cümleyi kuracağınızı hazırlamaz.
Katılan sıfatı varsa sözün çerçevesi değişir. Katılma, şikâyetin kendiliğinden doğurduğu bir sonuç değildir. Talep ve mahkemenin kabulü gerekir. O talep kamu davasına katılma yazısındadır. Katılanın yokluğu, çağrıdaki kayıttan okunur. Kayıt yoksa sonuç bu sayfadan tamamlanmaz. Katılan olmak, o gün salona girilmese de önceki beyanı silmez.
Mazeret ayrı bir iradedir
Engel varsa mazeret, duruşmayı veren mahkemeye, eldeki belgeyle yazılır. Hastalık raporu, yol kaydı veya çağrının geç ulaştığını gösteren tebliğ parçası varsa belge eklenir. Belge yoksa yok denir. Mazeret dilekçesi, şikâyetten vazgeçme dilekçesi değildir. İkisini aynı sayfada aynı cümleyle yazmak iradeyi karıştırır. Mazeret yazılacaksa engel ve belge yazılır. Vazgeçme yazılacaksa fiil ve kişi açıkça yazılır. İkisini birden istemiyorsanız istemediğiniz cümle kâğıda konmaz.
Süre, tebligatın üzerindeki metinden okunur. Ezbere gün eklenmez. Duruşma gününden önce yazılabiliyorsa mazeret, o günden önce mahkemenin eline ulaşacak şekilde verilir. Gün geçmişse geçmiş olduğu gizlenmez. Geç kalan dilekçe, hangi gün verildiğini taşır. Geç kalmak, mazeretin kabul edileceği anlamına gelmez. Kabul, mahkemenin işidir.
Avukatın salonda olması, müştekinin yokluğunu tek başına çözen bir vaade çevrilmez. Vekâlet ve çağrı birlikte okunur. Çağrı bizzat gelinmesini söylüyorsa vekilin varlığı, o ihtarın metnini silmez. Vekâletnamesi dosyada yoksa vekil, sizin adınıza söz söylemiş sayılmaz. Vekâlet, katılma kararının yerine de geçmez. İki kâğıt ayrıdır.
Soruşturma evresindeki ifade çağrısı, bu duruşma kâğıdı değildir. O evrenin akışı savcılık soruşturması nasıl işler yazısındadır. Soruşturma davetine gitmemek, kovuşturma duruşmasına gitmemekle aynı sonuca bağlanmaz. Her kâğıdın mercii, tarihi ve sıfatı kendi metninden okunur. Sesli veya görüntülü katılım, ancak çağrı veya mahkeme kararı bu yolu gösteriyorsa gündeme gelir. Karar yoksa bu sayfa o yolu varmış gibi yazmaz.
Sanığın gelmemesi ayrı rejimdir
Sanığın duruşmada hazır bulunması ve yokluğunda duruşma, başka kurallara bakar. O kurallar burada adım adım yazılmaz. Müşteki ile sanık aynı sonuçta birleştirilmez. Müştekinin gelmemesi, sanık hakkında hüküm kurulduğu veya beraat verildiği anlamına gelmez. Hüküm, bu yokluktan kestirilmez. Sanığın da gelmemesi, müştekinin şikâyetini kendiliğinden düşürmez. İki yokluk, tutanakta ayrı ayrı görünür. Biri diğerinin mazereti değildir.
Hüküm, duruşma yapılmadan bu sayfadan kurulmaz. Müşteri sandalyesinin boş kalması, iddianın doğruluğunu veya yanlışlığını kanıtlamaz. Mahkeme, dosyadaki delili ve o günkü yokluğu birlikte değerlendirir. Değerlendirmenin yönü önceden vaat edilmez. Siz, hükmü beğenmediğiniz için yokluğu bir kanun yolu dilekçesi sayamazsınız. Kanun yolu, katılan sıfatı ve tebliğ şerhi duruyorsa ayrıca konuşulur. Süre, şerhten okunur. Gün bu sayfada yazılmaz.
Salona girmeden önce üç satır okunur
Mahkemenin adı, duruşmanın günü ve sizin sıfatınız aynı sayfada durmuyorsa eksik sayfa aranır. Eksik sayfa yoksa yok denir. Gün, bir başkasının telefondaki sözünden tamamlanmaz. Esas numarası, şikâyet numarasıyla aynı olmak zorunda değildir. İki numara varsa duruşma kâğıdındaki esas yazılır. Yanlış esasla salona girmek, doğru dosyada hazır bulunduğunuz anlamına gelmez. Kimlik, çağrı ve varsa mazeret belgesi birlikte götürülür. Mazeret belgesi duruşma gününden sonraysa hangi gün düzenlendiği gizlenmez. Belge, şikâyetten vazgeçildiğini yazmıyorsa vazgeçme diye sunulmaz.
Duruşma birden fazla güne yayılmışsa her günün tutanağı ayrıdır. Bir güne gitmemek, diğer günkü beyanı silmez. Diğer gün için yeni bir çağrı varsa o çağrı kendi şerhinden okunur. Çağrı yoksa gün bu sayfadan eklenmez. Ara karar yokluğunuzu yazmışsa satır, ne diyorsa o okunur. Satırda düşme yazmıyorsa düşme varmış gibi anlatılmaz. Satırda erteleme yazıyorsa yeni gün, o satırdan veya sonraki çağrıdan okunur.
Sonuç
Müşteki duruşmaya gitmezse önce çağrı kâğıdının sıfatı ve varsa yokluk uyarısı okunur. Yokluk, sanığın yokluğu değildir ve vazgeçme cümlesi değildir. Önceki beyan kendiliğinden silinmez. Mazeret, vazgeçme dilekçesi gibi yazılmaz. Dava düşer vaadi kurulmaz. Çerçeve ceza hukuku sayfasındadır. Çağrı kâğıdı duran dosya için iletişim yolu vardır. Dayanak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu metnidir.