Sağlık Hukuku · Hukuki bilgilendirme

Hekim Tanık Olarak Çağrılırsa Şüpheli Sıfatından Nasıl Ayrılır?

Yazar · Av. Ayşenur Konar

Yayımlanma ·

Hekim tanık olarak çağrılırsa sıfat, çağrı kâğıdının başlığındaki tanık sözcüğüdür. Bu sözcük, şüpheli sıfatının yerine geçmez. Tanık, gördüğünü veya kayda geçeni anlatmak üzere çağrılır. Şüpheli, hakkında soruşturma yürütülen kişidir. Meslek nedeniyle öğrenilen bilginin kapsamı, sorulan soru ve ilgilinin rızası görülmeden listeyle genişletilmez. Yalan söylemenin yolu bu metinde yoktur.

Çağrı kâğıdının başlığı

Kâğıtta tanık yazıyorsa o oturumun sıfatı tanıktır. Kâğıtta şüpheli yazıyorsa sıfat şüphelidir. Başlık yoksa başlık uydurulmaz. Dosya numarası, gün ve merci kâğıdın üzerinde duruyorsa oradan okunur. Merci, büronun adresinden seçilmez. Çağrı, ifade için mi duruşma için mi yazıyorsa o yer okunur. Yer yazılmamışsa yer tamamlanmaz. Tamamlanmayan yer, sıfatı da değiştirmez.

Aynı hekime iki kâğıt gelebilir. Biri tanık, biri şüpheli ise her oturum kendi başlığıyla girilir. Tanık kâğıdı, şüpheli kâğıdının üstünü çizmez. Şüpheli kâğıdı da tanık beyanı gibi imzalanarak sıfat değiştirmez. İki numara aynı olayı anlatıyor olabilir. Aynı olay, iki sıfatı tek sıfat yapmaz. Yapan varsayım, bu metinde kurulmaz.

Çağrı, hastanın adı yerine dosya numarası taşıyabilir. Numara, hekimin hangi hasta hakkında sorulacağını gösterir. Hasta adı kâğıtta yoksa ad, hekimin kendi listesinden seçilerek eklenmez. Eklenmeyen ad, sırrın kapsamını da genişletmez. Genişlemeyen kapsam, çağrıyı geçersiz yapmaz. Geçerlilik, başlık ve merci görülmeden söylenmez.

Tebligatın hangi güne düştüğü, kâğıttaki tarihten okunur. Tarih yoksa tarih uydurulmaz. Uydurulmayan tarih, bu metinde bir süre günü de yapılmaz. Gidilmezse ne olacağı, çağrı metninde yazıyorsa o cümle okunur. Yazmıyorsa sonuç bu sayfadan tamamlanmaz.

Tanık sıfatında sorulan

Tanığa, hastayı görüp görmediği, notta ne yazdığı ve hangi saatte kim devraldığı sorulabilir. Cevap, çizelgede ve notta duranla sınırlı anlatılır. Notta olmayan bir bulgu, hatırlanan bir tablo diye eklenmez. Bu metin, hangi cümlenin kurulacağını öğretmez. Tutanağa geçen, o oturumda söylenen cümledir. Tutanak ile not çelişirse çelişki tutulur. Biri diğerini silmek için kullanılmaz.

Yalan tanıklık ayrı bir suç iddiasıdır. Nasıl kurulacağı, nasıl gizleneceği ve kimliğin nasıl örtüleceği yazılmaz. Beyan, tutanakta okunur. Kayıttaki satırın sonradan değiştirilmesi de bu çağrının konusu değildir. O iddia tıbbi kayıt kaydındadır. Bu sayfa kayıtta oynama yolu vermez. Tanık sıfatı, notu geriye dönük düzeltme yetkisi de vermez. Vermeyen sıfat, boş haneyi doldurma yolu da öğretmez.

Tanık, kendi fiili hakkında soruyla karşılaşabilir. Kendisini veya kanunda gösterilen yakınını ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikteki soruya cevap vermekten çekinme, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu madde 48’de ayrı durur. Bu çekinme, meslek sırrı çekinmesinin kopyası değildir. Şüpheli sıfatındaki susmanın kopyası da değildir. Hangi sorunun madde 48’e girdiği, sorunun cümlesi görülmeden seçilmez. Seçilmeyen soru, bu metinde örnek cevap yapılmaz.

Ceza soruşturması ile tazminat davasının ayrımı ceza ve tazminat kaydındadır. Tanık çağrısı, tazminat davasının taraf sıfatını kendiliğinden yazmaz. Yazan sıfat, çağrının başlığında aranır. Başlık tanık ise oturum, davalı anlatısı gibi yürütülmez.

Şüpheli kâğıdı

Şüpheli sıfatı, hekimin kendi fiili hakkında soruşturma bulunduğunu gösterir. Bu sıfatta susma ve müdafi, tanık sıfatındaki çekinmeden ayrıdır. İkisi aynı cümleyle kullanılmaz. Bu sayfa, şüpheliye ifade metni yazmaz. İfade metni yazılmayan yer, hangi cümlenin kurulacağını da öğretmez. Öğretilmeyen cümle, yalan beyanın yolu değildir.

Şikâyet hekimin kendi işlemine ilişkinse kâğıt yine de başlığından okunur. Başlık tanık ise o oturum tanık sıfatıdır. Kişinin içinden başka sıfat seçmesi, kâğıdı değiştirmez. Başlık şüpheli ise oturum, tanık anlatısı gibi yürütülmez. Yürütülmeyen karışım, iki tutanağı da tek beyan yapmaz. Her tutanak kendi başlığını taşır.

Şüpheli kâğıdındaki isnat, tıbbi notun özeti diye kabul edilmez. İsnat hangi fiili yazıyorsa o fiil okunur. Notta karşılığı yoksa yokluk yazılır. Yokluk, isnadı kendiliğinden düşürmez. Düşürmeyen yokluk, notu da isnadın diline çevirmez. Çevirmeyen okuma, suç tipi seçmez. Seçilmeyen tip, bu metinde madde numarasıyla tamamlanmaz.

Müdafi satırı boşsa boşluk, müdafi varmış gibi doldurulmaz. Doldurulmayan boşluk, şüpheli sıfatını tanık sıfatına da çevirmez. Çevirmeyen boşluk, bu sayfada bir dilekçe örneği yapılmaz.

Sır ve rıza

Aynı kanunun madde 46’sı, hekimlerin, diş hekimlerinin, eczacıların, ebelerin ve yardımcıları ile diğer tıp meslek veya sanatları mensuplarının, bu sıfatları dolayısıyla hastaları ve bunların yakınları hakkında öğrendikleri bilgiler bakımından tanıklıktan çekinebileceğini yazar. Aynı maddenin ikinci fıkrası, avukatlar veya stajyerleri ya da yardımcıları dışında kalan kişilerin, ilgilinin rızası varsa tanıklıktan çekinemeyeceğini söyler. Hekim bu ikinci fıkranın içindedir. Rıza belgesi dosyada yoksa yok diye bırakılır. Varmış gibi kapsam genişletilmez. Rıza varsa çekinme, bu madde yönünden kullanılamaz. Rıza belgesinin hangi soruyu kapsadığı, belgenin kendi cümlesinden okunur. Cümle yoksa cümle tamamlanmaz.

Hangi sorunun bu sınıra girdiği, çağrıdaki soru ve rıza belgesi görülmeden seçilmez. Sınır; görüntü, yazışma veya kimliği silinmiş vaka anlatısı diye bu metinde çoğaltılmaz. Çoğaltılmayan liste, her soruyu sır yapmaz. Sır olmayan soru da, her soru serbesttir cümlesine çevrilmez. Çevrilmeyen cümle, hekime hazır bir cevap metni vermez.

Mahremiyet hakkının çerçevesi hasta mahremiyeti kaydındadır. Çekinme, o çerçevenin her cümlesini tanık kürsüsüne taşımak değildir. Tedaviye ilişkin onam formu, tanıklığa rıza belgesi değildir. Onamın tanımı aydınlatılmış onam yazısındadır. Formda tedavi riski yazması, hastanın tanıklığa rıza verdiği anlamına gelmez. Rıza, çağrı dosyasındaki kendi kâğıdından okunur.

İki sıfat aynı cümlede erimez

Tanık oturumunda söylenen cümle, şüpheli oturumunun ifadesi diye okunmaz. Şüpheli oturumunda susulmuş olması, tanık oturumundaki çekinmenin gerekçesi diye tamamlanmaz. Her oturum kendi tutanağında kalır. Kalan tutanak, diğerinin üstünü çizmez. Çizen bir işlem, ancak kâğıtta duruyorsa okunur. Durmuyorsa durmuyor diye bırakılır.

Hekim, aynı olayda hem tedavi eden hem sonradan çağrılan kişi olabilir. İki rol, çağrı başlığı görülmeden tek role indirilmez. İndirilmeyen rol, tazminat dosyasındaki taraf sıfatını da kendiliğinden yazmaz. Taraf, dava dilekçesindeki addan okunur. Dilekçedeki ad ile çağrıdaki sıfat çelişirse ikisi tutulur. Tutulan çelişki, biri silinerek kapatılmaz.

Büronun Çankaya’da olması, çağrıdaki savcılığı veya mahkemeyi değiştirmez. Merci, kâğıdın başlığındadır. Başlıktaki merci ile tebligatın geldiği yer ayrılıyorsa ayrılık yazılır. Ayrılık, sıfatı da değiştirmez.

Çağrı birden fazla hasta dosyasını aynı kâğıtta sayıyorsa her dosya kendi numarasıyla okunur. Numara yoksa hangi hastanın sorulduğu tamamlanmaz. Tamamlanmayan hasta, hekimin o günkü bütün notlarını kürsüye taşımaz. Taşımayan çağrı, sır kapsamını bütün arşive yaymaz. Tanık sıfatında getirilen çizelge, hekimin eliyle düzeltilmiş bir nüsha diye kabul edilmez. Nüsha, dosyada duran hâliyle okunur. Düzeltme izi varsa iz, ayrı kaydın konusudur. Bu sayfa izi nasıl bırakacağını yazmaz. Yazılmayan yol, tutanağa geçecek cümleyi de öğretmez.

Sonuç

Tanık çağrısı ile şüpheli çağrısı aynı sıfat değildir. Sıfat, kâğıdın başlığından okunur. Sır kapsamı madde metninden ezber listeye çevrilmez. Yalan tanıklık öğretilmez. Çerçeve sağlık hukuku sayfasındadır. Çağrı başlığı okunacaksa iletişim açıktır. Açılan yol, ifade metni veya sonuç vaadi değildir.

Dayanak 5271 sayılı Kanun madde 46 ve madde 48 üzerindedir. Başka madde bu yazıda kapsam genişletmek için eklenmez. Rıza belgesi görülmeden çekinme seçilmez.

Mevzuat

Sık sorulan sorular

Tanık diye çağrılmak şüpheli olmak mıdır?

Hayır. Sıfat, çağrı kâğıdının başlığındadır. Tanık başlığı, şüpheli başlığının yerine geçmez. Başlık yoksa sıfat uydurulmaz. Kişinin içinden başka sıfat seçmesi, kâğıdı değiştirmez.

Her soruda meslek sırrı vardır diye çekinilir mi?

Hayır. Çekinme, hekimin sıfatı dolayısıyla hasta ve yakını hakkında öğrendiği bilgiyle sınırlıdır. Kapsam bu metinde listeyle genişletilmez. İlgilinin rızası varsa hekim bu nedenle çekinemez. Hangi sorunun bu sınıra girdiği, çağrıdaki soru ve rıza belgesi görülmeden seçilmez.

Yanlış anlaşılmamak için nasıl anlatılır?

Bu metin cümle öğretmez. Yalan tanıklığın yolu, kimliği örtme ve kaydı başka türlü anlatma yazılmaz. Tutanağa geçen, o oturumda söylenen cümledir. Notta olmayan bir bulgu, hatırlanan bir tablo diye eklenmez.

Aynı olayda hem tanık hem şüpheli kâğıdı gelebilir mi?

İki ayrı kâğıt iki sıfattır. Her oturum kendi başlığıyla okunur. Biri diğerinin üstünü çizmez. Tanık kâğıdı, şüpheli sıfatındaki susmanın yerine geçmez. Şüpheli kâğıdı da tanık beyanı gibi imzalanarak sıfat değiştirmez.

Mahremiyet çerçevesi tanık kürsüsündeki her soruyu kapatır mı?

Kapatmaz. Mahremiyetin çerçevesi ayrı kayıttadır. Çekinme, çağrıdaki soru ve rıza belgesi görülmeden seçilmez. Tedavi onamı, tanıklığa rıza belgesinin yerine geçmez.

İlgili içerikler

Bu yazı bir çalışma alanına bağlıdır. Ayrıntı, kardeş rehberlerde durur; aynı cümleyi burada tekrar etmeyiz.

Çalışma alanı · Sağlık Hukuku genel çerçevesi

Kaynaklar

AK

Yazar

Av. Ayşenur Konar

Ankara Barosu avukatı, Konar Hukuk kurucusu. Bu metin genel bilgilendirmedir; somut dosya ayrıca incelenir. Yazar profili

Danışma

Sağlık Hukuku konusunda dosyanızı birlikte değerlendirebiliriz. Somut olayın özelliklerine göre süreç değişebilir.

Ara