
Kararın başlığı ve yokluk kaydı
Kâğıdın başlığı tutuklamadır. Üst satırda veren merciin adı durur. Ad, soruşturma evresinde sulh ceza hâkimliği, kovuşturmada yargılamayı yapan mahkeme olabilir. Hangi adın yazıldığı, o satırdan okunur. Yazmayan makam eklenmez. Adın altında dosya numarası ve karar tarihi ayrı hanelerdedir. Numara eksikse eksik hane tamamlanmaz. Tarih, kararın verildiği gündür. Tarih boşsa tarih eklenmez.
Ankara’da yazılmış bir gıyabi tutuklamada da merci, kâğıdın başlığındaki savcılık veya mahkemedir. Başlıkta başka il yazıyorsa işlem o başlığa göredir. Duyulan il adı, başlığı değiştirmez.
Kişinin karar anında hâkim karşısında olmadığı, karardaki kayıttan okunur. Bu satır, “hazır bulunmadı”, “gıyaben” veya buna benzer bir cümle olabilir. Cümle yoksa yokluk varsayılmaz. Cümle varsa cümle, suçun sabit görüldüğü tespit değildir. Sonuç cümlesi, tutuklamaya karar verildiğini yazar. Cümle yoksa tutuklama varsayılmaz. İmza, kararı veren hâkimin imzasıdır. İmza satırı boşsa imza eklenmez.
Tutuklama şartlarının listesi tutuklama kararı yazısındadır. Bu metin listeyi yeniden kurmaz. Listeyi kopyalamak, kişinin yokluğunu mahkûmiyete çevirmez. Gerekçe bölümü, tedbirin neden kurulduğunu yazar. Gerekçe yoksa gerekçe eklenmez. Gerekçeden hüküm cümlesi çıkarılmaz.
Karar, kişi bulunamadığı için kendiliğinden hapis cezası olmaz. Aradan zaman geçmesi de kâğıdın adını değiştirmez. Hapis cezası, yargılama sonunda verilen hükmün sonucudur. Bu karar o hüküm değildir. Zamanın geçmesi tedbiri hükme çevirmez. Kararın üzerinden uzun süre geçmiş olsa bile başlık tutuklama olarak kalır. Başlık, kendiliğinden infaz belgesine dönmez.
Getirme tutanağı
Kişi getirilince, dosyanın aşamasındaki merciye çıkarılır. Getirme tutanağı, bu çıkarmanın kaydıdır. Tutanağın üstünde birimin adı, tarih ve kişinin adı durur. Tarih, getirmenin günüdür. Gıyabi kararın tarihi, bu günün yerine geçmez. İki tarih ayrı okunur. Birim satırı boşsa birim adı eklenmez.
Tutanak, kişinin merciye çıkarıldığı işlemi yazar. Gıyabi karar, tutanağın yerine geçerek infaz belgesi olmaz. Karar tutanağa eklenmişse ek, kararın örneğidir. Örnek, yeni bir tutuklama kararı değildir. Örnekte numara, asıl karardaki numarayla karşılaştırılır. Numaralar farklıysa başka karar karıştırılıyor olabilir. Fark kapatılmaz.
Getirme gözaltı biçiminde yürürse haklar gözaltında haklar yazısındadır. Getirmenin süresi, o işlemin tutanağından okunur. Süre tutanakta yoksa bu metne eklenmez. Süre satırı boşsa boşluk, gıyabi kararın tarihinden doldurulmaz. Gözaltı bitip kişi dışarı çıkarsa o kâğıt gözaltı sonrası serbest bırakılma yazısındadır. Çıkış, gıyabi kararın mahkûmiyet olduğunu göstermez. Çıkış, o işlemin sonucudur. Çıkış tutanağının başlığı, gıyabi kararın başlığı değildir.
İfade ve müdafi satırı
Kişi getirilince ifade alınır. Tedbir, kişi oradayken değerlendirilir. Bu işlem, önceden yazılmış bir cezayı sorgusuz uygulamak değildir. İfade tutanağında sorulanlar, cevaplar ve saat varsa saat okunur. Saat yoksa saat eklenmez. İfade, gıyabi kararın gerekçesinin yerine geçmez. Gerekçe kararın içindedir. İfade, kişinin o andaki beyanıdır.
Kişi, ifadeden önce müdafi isteyebilir. İstem, ifadenin önüne aittir. İfade tutanağında müdafi istemi satırı aranır. Satır yoksa istem yapılmış sayılmaz. İstem yazılmış ve müdafi gelmişse müdafinin adı aynı tutanakta durur. Ad yoksa ad eklenmez. İstem yazılmış ve müdafi gelmemişse gerekçe, aynı tutanaktan okunur. Gerekçe yoksa gerekçe uydurulmaz. Tutanakta “müdafi istemedi” yazıyorsa o cümle okunur. Cümle yoksa istememiş varsayılmaz.
Tutukluluk bu değerlendirmeden sonra sürerse müdafi ile görüşmenin biçimi tutuklu ile avukat görüşmesi yazısındadır. Kurumda görüşmenin günü ve süresi o yazıdadır. Bu bölüm ziyaret çizelgesi kurmaz. Çizelgede olmayan saat eklenmez. Görüşme tutanağı, gıyabi kararın infazı değildir. Görüşme, kişi tutuklu kaldıysa yapılan görüşmenin kaydıdır.
Değerlendirme sonunda yeni bir karar yazılmışsa o karar, gıyabi kararın devamı mı yoksa kaldırılması mı, kendi sonuç cümlesinden okunur. Cümle yoksa gıyabi karar kendiliğinden kalkmış sayılmaz. Yeni karar yoksa gıyabi karar, getirmenin tutanağıyla silinmiş olmaz. İki kâğıt yan yana durur. Yeni kararın üstünde merci adı, gıyabi karardaki merci ile aynı olmayabilir. Dosya kovuşturmaya geçmişse merci değişmiş olabilir. Hangi merci olduğu, yeni kararın başlığından okunur. Başlık yoksa eski başlık taşınmaz. İfade tutanağının sayfa sayısı ile kararın sayfa sayısı ayrıdır. Biri diğerinin eki diye yazılmamışsa ek sayılmaz. Getiren birimin tutanağında kişinin üzerinde bulunan eşya yazılmışsa o liste, gıyabi kararın gerekçesi değildir. Liste, getirme anının kaydıdır. Listede adınızın yanında bir eşya yoksa eşya eklenmez. Tutanak ile karar farklı dosya numarası taşıyorsa numaralar birleştirilmez. Birleştirme cümlesi ancak yeni kararda yazıyorsa vardır.
Hüküm cümlesinin aranmadığı yer
Mahkûmiyet, suçun sabit görülmesi üzerine verilen hükümdür. Gıyabi tutuklama, soruşturma veya kovuşturma sürerken uygulanan tedbirdir. Kişinin yokluğu hükmü kurmaz. Hükmün kesinleşmesi, infazı ve cezanın miktarı bu kâğıtta aranmaz. Kâğıtta bu satırlar yoksa eklenmez. “Sanık” veya “şüpheli” kelimesi, mahkûm kelimesinin yerine okunmaz. Mahkûm yazmıyorsa yazılmamış kabul edilir.
Bulunamayan kişi hakkında görülen yargılama ayrı bir rejimdir. O rejim, yokken verilen tutuklama kararının kopyası değildir. Duruşmasız hüküm bu metinde kurulmaz. Karar yalnızca tedbir olarak okunur. Tedbirin adı, hüküm cümlesiyle değiştirilmez. Kararın sonuç bölümünde hapis cezasına hükmedildiğine dair bir cümle aranır. Cümle yoksa ceza kurulmuş sayılmaz. Varsa o cümle, bu yazının konusu olan tedbir kararında beklenmeyen bir satırdır. Satır, yok sayılmaz. Satır, kendi cümlesiyle okunur ve tutuklama başlığıyla karıştırılmaz.
Emir satırının ayrı kâğıt olması
Kararla birlikte kişiyi getirmeye yönelik emir de yazılmış olabilir. Emrin metni, tutuklama kararının kendisi değildir. Ayrı satır yoksa emir varmış gibi eklenmez. Satır varsa satırda emrin tarihi ve varsa numarası okunur. Numara, tutuklama kararının numarasıyla aynı olmayabilir. İkisi ayrı tutulur. Emrin dosyada olup olmadığı, tebligat ve savcılık kaydıyla ayrıca okunur. O okumanın yeri yakalama emri yazısındadır. Getirmeyi geciktiren bir yol anlatılmaz.
Emir tebliğ edilmişse tebliğ şerhi, emrin üzerinde aranır. Şerh, gıyabi kararın tebliği değildir. İki şerh varsa her biri kendi kâğıdındadır. Biri yoksa diğeri onu tamamlamaz. Emir hiç yoksa yalnız tutuklama kararı okunur. Karar, emrin görevini kendiliğinden yüklenmiş sayılmaz.
Gıyabi kararın örneği getirilirken kişinin eline verilmişse örneğin üzerinde “örnek verildi” satırı aranır. Satır yoksa örnek verilmiş sayılmaz. Örnek verilmişse örnekteki sayfa sayısı, asıl kararla karşılaştırılır. Eksik sayfa, getirmenin tutanağından tamamlanmaz. Değerlendirme sonunda tutukluluk sürdürülmüşse yeni kararın tarihi, gıyabi kararın tarihinden sonradır. Yeni kararın numarası ayrıdır. İki numarayı tek künyede birleştirmek, hangi tedbirin sürdüğünü siler. Yeni karar kaldırıyorsa kaldırma cümlesi o kararın sonuç bölümündedir. Cümle, gıyabi kararın üstüne sonradan yazılmış bir not değildir. Not, ancak tutanağın üzerinde duruyorsa okunur. Not, kararın sonuç cümlesinin yerine geçmez.
Sonuç
Yokken verilen tutuklama, getirilince sorgusuz infaz edilen mahkûmiyet değildir. Yokluk kaydı, getirme tutanağı ve ifade satırı ayrı okunur. İfade, kişi hazır olduktan sonra alınır. Emir ayrı kâğıttaysa ayrı okunur. Çerçeve ceza hukuku sayfasındadır. Dayanak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleridir. Getirme sonrası kâğıt için iletişim sayfası durur.