
Tarih satırı oran cümlesinden ayrılır
Takip talebinde faiz istenmişse işlemenin başladığı tarih ayrı yazılır. Oran cümlesi o tarihin yerine geçmez. Yasal faiz yazısı tek başına bir tarih taşımaz. Tarih taşımayan oran, başlangıcı dosyada var saydırmaz. Borçlu, emirde gördüğü tarihi belgedeki tarihle karşılaştırır. Belgede durmayan tarih tamamlanmaz.
Kapak dökümü, bu tarihin ürünü olan işlemiş faiz aralığını gösterebilir. Dökümün ne olduğu kapak hesabı yazısındadır. Bu metin dökümü yeniden tanımlamaz. Aralık, yazılan tarihten kurulmuşsa erken veya geç tarih aralığı da o tarih üzerinden kurar. Aralık, oran cümlesi değiştirilerek düzelmiş sayılmaz.
İşlemiş faiz ile işleyecek faiz aynı satır değildir. İşlemiş olan, takip anına kadar birikmiş görünen kısımdır. İşleyecek olan, sonraki döneme bırakılan cümledir. İkisinin de dayanağı, dosyada yazılmış bir başlangıçtır. Başlangıç yazılmamışsa işleyecek faiz cümlesi bir tarih üretmez. Üretilmeyen tarih, kapaktaki tek tutarın içinden de çıkmaz. Çıkan tek tutar, iki satırı birden doğrulamış olmaz.
Belgedeki tarih ile emirdeki tarih
Hangi tarihin esas olduğu, dosyada duran sözleşmeden, ihtardan, faturadan veya ilamdan okunur. Bu metin her alacak için tek bir başlangıç kuralı ilan etmez. İhtar varsa, sonuç doğuran tarih ihtarın kendi metninden çıkar. Metinde tarih yoksa tarih tamamlanmaz. İlam bir tarih yazmışsa takip, ilamın tarihini aşan bir başlangıç taşımaz. İlamsız dosyada ilam yoksa ilam tarihi eklenmez.
Sözleşme bir vade yazmış, fatura başka bir vade yazmış, ihtar üçüncü bir tarih taşıyorsa üçü aynı tarih değildir. Takip talebi bunlardan hangisine dayandığını göstermelidir. Göstermiyorsa üç tarih tek tarihe zorlanmaz. Zorlanmayan tarihler dosyada ayrı satır olarak kalır. Borçlu, talebin dayandığı belgeyi ister. Belge dosyada yoksa emirdeki tarih, belgenin yerine geçmez.
Fatura tarihi ile vade tarihi de ayrıdır. Faturanın düzenlendiği tarih, borcun muaccel olduğu tarih olmayabilir. Muacceliyet belgede yoksa fatura tarihi muacceliyet diye tamamlanmaz. İhtar, vadenin yerini kendiliğinden almaz. İhtarın tebliğine ilişkin kayıt dosyada duruyorsa o kayıt saklanır. Kayıt yokken tebliğ tarihi varsayılmaz. Tebliğ kaydı, oran cümlesinin yerine de konmaz.
Erken tarih ile geç tarih
Emirdeki tarih belgedeki tarihten önceyse erken yazılmış bir tarihtir. Erken tarih, faizin daha uzun bir aralıkta göründüğü satırdır. Bu satır, oranın yüksek olduğu iddiasından ayrıdır. Borçlu erken tarihi gösterirken oran rakamı üretmez. Erken tarih, asıl alacağın da erken doğduğu anlamına gelmez. Asıl alacak kendi satırında, kendi belgesinde durur.
Emirdeki tarih belgedeki tarihten sonraysa aralık kısa kalmış olabilir. Kısa aralık, borçlunun kendi itirazını kendiliğinden kurmaz. Borçlu, aleyhine yazılmış erken veya belgesiz tarihi okur. Lehine görünen geç tarih, borçluya yeni bir alacak cümlesi yazdırmaz. Alacaklı da geç tarihi, belgede olmayan bir düzeltme diye kullanamaz. Düzeltme, dosyada duran belgeden okunur.
Kısmi ödeme, başlangıç tarihini kendiliğinden kaydırmaz. Dekont bir ödeme gösteriyorsa ödeme kendi tarihinde durur. O tarih, faiz başlangıcının yeni hali diye kapakta yer değiştirmez. Yer değiştirme, dosyada buna ilişkin bir yazı varsa o yazıdan okunur. Yazı yoksa dekont, başlangıcı yeniden kurmuş sayılmaz. Dekont başka dosyaya aitse bu dosyanın tarihi de değişmiş olmaz.
Aynı belgenin iki nüshasında iki tarih varsa ikisi de saklanır. Sonraki nüsha, öncekinin tarihini silmiş sayılmaz. Silme, dosyada bunun yazıldığı bir şerh varsa o şerhten okunur. Şerh yokken yeni nüsha, eski tarihi düzeltmiş olmaz. Borçlu, hangi nüshanın talebe eklendiğini takip talebindeki ek listesinden bakar. Liste yoksa her iki nüsha dosyada durur. Duran nüshalar tek tarihe zorlanmaz.
Kapak aralığı tarihi düzeltmez
Kapaktaki işlemiş faiz tek tutar halinde duruyorsa, tutarın dayandığı tarih sorulur. Tarih gösterilmeden tutar, doğru aralık sayılmaz. Tutar örneği bu metinde yoktur. Döküm, yazılmış aralığın sonucunu gösterebilir. Aralık yanlış tarihten kurulmuşsa tutar, tarihi kendiliğinden düzeltmiş olmaz. Dökümün yeniden çıktısı da aynı aralığı taşır. Yeni çıktı, eski tarihi belgeye çevirmez.
Aralığın sonu da başlangıç kadar ayrı bir satırdır. Aralık, bir tarihten bir tarihe kurulur. Son tarih yazılmamışsa son, haciz veya tahsil anından tamamlanmaz. Tamamlanmayan son, başlangıcı da doğru yapmaz. Kapakta yalnız bir tutar varsa tutarın hangi iki tarih arasında kurulduğu sorulur. İki tarih gösterilmeden tutar, aralığın kendisi değildir.
Talepte bir tarih, kapakta başka bir tarih varsa ikisi de saklanır. Fark, tek tarihe zorlanarak kapatılmaz. Esas tarih, dosyada duran sözleşme, ihtar, fatura veya ilamdan okunur. Belge yoksa tarih tamamlanmaz. Dilekçe, kapaktaki tarihi talebin tarihiyle aynı cümleye zorlamaz. Zorlanan cümle, hangi tarihin tartışıldığını gizler. Gizlenen fark, dosya kapağında durduğu sürece durur.
Vekâlet ve harç, başlangıç tarihinin yerine konmaz. Ücret satırı vekâlet ücreti yazısında, harç satırı takip harcı yazısındadır. Bu metin o iki kalemin dilekçesini yazmaz. Yanlış tarih, harcı veya ücreti kendiliğinden fazla yapmış sayılmaz. Fazlalık kendi satırında görünüyorsa o satır kendi adıyla okunur. Ücret satırının doğru olması, tarih satırını da doğru yapmaz.
Tahsil ve haciz başlangıç tarihi değildir
Haciz konulmuş olması, emirdeki tarihi doğru yapmaz. Tutanak, malın hangi anda haczedildiğini gösterebilir. Tutanak, faizin hangi tarihten işlediğini belgenin yerine geçerek kurmaz. Haciz şerhinin tarihi, ihtarın veya sözleşmenin tarihi değildir. Şerh, başlangıç satırına yapıştırılmaz. Yapıştırılan şerh, belgedeki boşluğu kapatmış sayılmaz.
Tahsil makbuzu da başlangıcı doğrulamaz. Makbuz, ödenen tutarın hangi kalemden düşüldüğünü gösterebilir. Makbuz yoksa tahsil varsayılmaz. Makbuzda faiz diye bir kesinti varsa kesinti, emirdeki tarihin doğru olduğu anlamına gelmez. Kesilen tutar, yanlış aralığın ürünü olabilir. Ürün, tarihi belgeye çevirmez. İade olmuş bir tahsil varsa iadenin hangi satırdan yapıldığı dosyadaki kayıttan okunur. Kayıt yokken iade, tarihi düzeltmiş sayılmaz.
Dosyanın hangi icra dairesinde olduğu da belge tarihinin yerine geçmez. Daire değişse bile dayanak belge aynı kalır. Çerçeve icra ve iflas hukuku sayfasındadır. Tarih satırını belgeyle yan yana okutmak için iletişim kaydı durur. Belge yokken tarih tamamlanmaz.
İki tarih tek cümlede eritilmez
Borçlu, tarihi asıl alacağın yokluğuyla aynı cümleye yazarsa hangi satırın tartışıldığı kaybolur. Asıl alacak belgede duruyorsa asıl alacak kendi adıyla kalır. Yanlış olan, işlemiş faiz aralığının kurulduğu tarihtir. İki satır ayrı gösterilir. Ayrı gösterilmeyen satır, tek inkâr cümlesinin içinde eritilmez. Eritilen cümle, hem anaparayı hem aralığı birden hedeflemiş gibi durur. Hedef dağılınca daire, hangi belgenin istendiğini dosyadan çıkaramaz.
Alacaklı da iki tarihi kapakta tek aralığa indirerek farkı kapatamaz. İndirilen aralık, belgedeki tarihin yerine geçmez. Dosyada hem ihtar hem sözleşme varsa ve talep ikisine birden dayanıyorsa dayanılan cümleler yan yana okunur. Birinin tarihi, diğerinin tarihini silmez. Silinmeyen tarih, sonraki kapak çıktısında da kendi satırında aranır.
Sonuç
Faiz başlangıç tarihi yanlış yazılmışsa okunan şey, orandan ayrı duran tarih satırıdır. Belgedeki tarih ile emirdeki tarih çelişirse çelişki tarih olarak kalır. Oran rakamı bu metinde üretilmez. Haciz ve tahsil, yanlış tarihi doğrulamaz. Dayanak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu üzerindedir.