
Adli Tıp kâğıdı
Adli Tıp Kurumu Kanunu, kurumun resmi raporunu anlatan kanundur. Hekime gelen kâğıt kurum antedi, kurul veya daire adı ve kurum sayı taşıyorsa bu, Adli Tıp raporudur. Antet, hekimin kusurunu kendiliğinden hükme bağlamaz. Antet, kâğıdın özel bir kişinin mütalaası olduğunu da göstermez. Kurum kâğıdı, dosyada kurum kâğıdı olarak durur.
Kurum raporu ceza dosyasından gelmiş olabilir. Ceza dosyasındaki kurum kâğıdı, tazminat kalemlerinin listesi değildir. Kalemlerin adı tazminat kalemleri kaydındadır. Rakam buraya yazılmaz. Hasmın kim olduğu kime açılır kaydındadır. Hastanın idareye karşı yolu da kamu hastanesinde tazminat kaydındadır. Kurum kâğıdı, o davanın dilekçesi değildir.
Antette kurul veya daire adı yazıyorsa o ad, kâğıdın kurum içindeki yerini gösterir. Ad, hekimin kusurunu hükme bağlamaz. Ad, kâğıdı özel bir kişinin mütalaası da yapmaz. Hekim, antetteki sayıyı ve tarihi raporun kendi tarihi olarak ayırır. Tebliğ tarihi bu antetin altında aranmaz. Antet, kâğıdın düzenlendiği yeri söyler. Düzenlendiği yer, hekime veya vekile bildirildiği gün değildir.
Kurum raporu dosyada durur. Durduğu için yok sayılamaz. Hekimin raporu beğenmemesi, kâğıdı dosyadan çıkarmaz. Çıkarma vaadi bu metinde yoktur. Okunan şey, kâğıdın cinsi ve tebliğ tarihinin yeridir. Sonuç cümlesinin hangi fiile yazıldığı, tebliğ gününden ayrı bir okumadır ve bu sayfada yeniden kurulmaz.
Özel bilirkişi kâğıdı
Özel bilirkişi raporu, Adli Tıp Kurumu anteti taşımayan bir kişinin düzenlediği kâğıttır. Mahkeme o kişiyi bilirkişi olarak atamışsa kâğıt, mahkeme bilirkişisinin raporudur. Yine de kurum raporu değildir. İki kâğıt yan yana duruyorsa biri diğerinin yerine konmaz.
Tarafın kendi getirdiği bilimsel mütalaa, Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 293’te uzman görüşü olarak anılır. Uzman görüşü, mahkemenin atadığı bilirkişinin raporu değildir ve Adli Tıp kâğıdı da değildir. Üçüncü bir başlık gibi kurum raporunun üstüne yapıştırılmaz. Yapıştırılmayan mütalaa, kurum raporunu silecek bir vaade de çevrilmez.
Üç kâğıt aynı dosyada durabilir. Kurum raporu, mahkemenin atadığı kişinin raporu ve tarafın getirdiği mütalaa ayrı ayrı anılır. Biri varsa diğerleri varmış gibi tamamlanmaz. Hekim, elindeki zarfın hangi üçüncüsüne ait olduğunu antetten okur. Antet yoksa kâğıt, kurum raporu diye adlandırılmaz. Adlandırılmayan kâğıt, yine de dosyada duruyorsa durur. Durması, onun kurum raporu olduğu anlamına gelmez.
Özel kâğıdın tebliği de mazbata veya e-tebligat kaydından okunur. Kurum kâğıdının tebliğ günü, özel kâğıdın tebliğ gününün yerine yazılmaz. İki gün ayrıysa iki gün ayrı kalır. Bu metin, günlerden birini seçip diğerini yok saymaz.
Tebliğ tarihinin satırı
Tebligat Kanunu madde 23, tebliğin bir mazbata ile gösterileceğini yazar. Mazbata, tebliğin nerede ve ne zaman yapıldığını içerir. Hekimin okuduğu tarih, bu “ne zaman” satırıdır. Satır boşsa tarih, raporun sonundaki imza gününden tamamlanmaz. Boş satır boş kalır.
Elektronik tebligatta mazbata yerine kayıt çıktısı durur. Çıktıda aranan yer, evrakın elektronik adrese ulaştığına ilişkin satırdır. Ulaşma satırı ile raporun düzenlenme tarihi aynı gün olmayabilir. Aynı gün değilse iki tarih ayrı yazılır. Bu metin, ulaşma satırına bir gün sayısı eklemez. Sayı, tebligat kaydının yanındaki kanun metninden okunur. Sayı buraya taşınmaz.
Tebliğ vekilin adına çıkmışsa muhatap satırı vekili gösterir. Hekim, vekil kaydını görmeden kendi ajandasına bir gün yazmaz. Merci adı da mazbatadadır. Merci, büronun adresinden seçilmez.
Mazbatada aranan satırlar bunlardır. Tebliğ kime yapılmış. Nerede yapılmış. Ne zaman yapılmış. Hangi merci çıkarmış. Ne zaman satırı boşsa tarih, raporun imza gününden, zarfın üzerindeki posta damgasından veya hekimin “duydum” dediği günden tamamlanmaz. Boş satır boş kalır. Dolu satır varsa o satır, hekimin hatırladığı günden önce gelir. Hatırlanan gün, mazbatanın yerine konmaz.
Hekime ve vekile ayrı tebligat çıkmışsa iki kayıt durur. Biri diğerinin tarihini silmez. Bu metin, iki tarihten hangisinin esas alınacağını seçmez. Seçim, eldeki mazbataların ve o dosyadaki usulün okunmasıdır. Gün sayısı yine yazılmaz. Yazılmayan sayı, tebligatın hiç yapılmadığı anlamına da gelmez. Kayıt varsa kayıt okunur.
Raporun kendi tarihi
Raporun üstündeki tarih, incelemenin veya imzanın günüdür. Tebliğ tarihi, o kâğıdın hekime veya vekile bildirildiği gündür. Biri diğerinin yerine konursa okuma kayar. Kayan okuma, bu metinde bir sayı ile düzeltilmez. Düzeltme, mazbata veya e-tebligat çıktısının kendisindedir.
Aleyhe cümlenin hangi fiile yazıldığı, tebliğ gününden ayrı bir okumadır. O okuma, kurum kâğıdı ile özel kâğıdın aynı belge sayılmasını da gerektirmez. Fiil okuması, raporu yok sayma vaadine de çevrilmez. Rapor, tebliğ edilmiş olsun veya henüz mazbatası duruyor olsun, dosyadaki metin olarak kalır.
İki dosyadan gelen iki zarf
Aynı kurum raporu, ceza dosyasının zarfıyla ve hukuk dosyasının zarfıyla ayrı ayrı gelebilir. İki zarfın mazbatası aynı günü taşımak zorunda değildir. Ceza zarfındaki tarih, hukuk zarfındaki tarihin yerine yazılmaz. Hekim, hangi zarfın hangi dosya numarasını taşıdığını ayırır. Numara yoksa numara uydurulmaz.
Hukuk zarfı, tazminat kalemlerinin listesi değildir. Ceza zarfı da idari dava dilekçesi değildir. İkisi de, içindeki kâğıdın hekime veya vekile bildirildiği günü gösterir. Bildirilen kâğıt kurum raporuysa kurum raporu olarak kalır. Özel bilirkişi kâğıdı aynı zarfa karışmışsa karışma, iki kâğıdı tek belge yapmaz. Zarfın içindeki her antet ayrı okunur.
Hekimin meslektaşına veya hastane yönetimine raporu göstermesi, tebliğ tarihi değildir. Gösterme, mazbatanın zaman satırını doldurmaz. E-tebligat kaydı da bir konuşmayla kurulmaz. Kayıt, elektronik çıktının ulaşma satırındadır. Çıktı yoksa çıktı varmış sayılmaz.
Elindeki evrakta hekim üç tarihi yan yana bırakır. Raporun düzenlenme veya imza günü. Mazbatanın veya e-tebligat çıktısının zaman satırı. Varsa vekil adına çıkmış ikinci kaydın zaman satırı. Üçü aynı güne denk gelmeyebilir. Denk gelmeyen günler tek güne indirilmez. İndirilmeyen günler, bu metinde bir itiraz süresine de çevrilmez. Süre, tebligat kaydının yanındaki usul metninden okunur. Sayı buraya yazılmaz.
Kurum raporunun sonuç cümlesi, tebliğ okumasının içinde yeniden kurulmaz. Cümle aleyhe ise aleyhe oluşu, kâğıdın cinsini değiştirmez. Cümle lehe ise lehe oluşu, tebliği yapılmamış saydırmaz. Tebliğ kaydı varsa kayıt durur. Rapor varsa rapor durur. İkisi birden durması, hekimin sonucu kabul ettiği anlamına gelmez. Kabul etmemek, raporu yok sayma vaadi de değildir.
Ankara sağlık avukatı tebliği nereden okur
Ankara sağlık avukatı, kurum anteti ile kişi kâğıdını ayırır ve tarihi mazbata veya e-tebligat kaydından okur. Ankara sağlık avukatı gün sayısı yazmaz. Çankaya’daki büro, tebliği çıkaran mercii değiştirmez. Tutar bu ayrımın yanına eklenmez. İki dosyadan gelen iki zarf varsa her mazbata kendi dosya numarasıyla durur.
Sonuç
Adli Tıp raporu kurum kâğıdıdır. Özel bilirkişi raporu başka bir kâğıttır. Tebliğ tarihi, mazbatanın zaman satırında veya elektronik tebligat kaydındadır. Raporun imza günü bu satırın yerine geçmez. Gün sayısı ve tutar bu metinde yoktur. Çerçeve sağlık hukuku sayfasındadır. Tebliğ evrakı için iletişim yolu açıktır. Dayanak Adli Tıp Kurumu Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 293 ve Tebligat Kanunu madde 23’tür.