
Kovuşturmaya yer olmadığı kararı ne söyler
Kovuşturmaya yer olmadığı kararı, Cumhuriyet savcısının kamu davası açmama sonucudur. Ceza Muhakemesi Kanunu m.172 bu kararı adlandırır. Karar, duruşma yapılmış bir hüküm değildir. Beraat veya mahkûmiyet cümlesi taşımaz. Dosya kapanmış gibi konuşulması, ortada bir yargılama yapılmış olduğu anlamına gelmez. Gerekçe, hangi nedenle kovuşturma açılmadığını yazar. Gerekçe okunmadan kurulan itiraz, katılmıyorum satırında kalır.
Gerekçe iki ayrı yerden kurulur. Birincisi, kovuşturma için yeterli şüphenin oluşmadığı değerlendirmesidir. İkincisi, kovuşturma olanağının bulunmadığı değerlendirmesidir. Şikâyetin yok sayılması, düşme veya uzlaşma, ikinci grubun örneklerindendir. Hangi cümlenin yazıldığı, dilekçenin cevaplaması gereken yeri değiştirir. Kararda yazmayan üçüncü bir sebep, itirazın temeli yapılmaz.
Kararın üzerindeki soruşturma numarası, dilekçedeki numarayla aynı olmalıdır. Numara dosyada yoksa numara üretilmez. Karar tarihi ile tebliğ tarihi ayrı satırlardır. Tebliğ şerhi, kâğıdın suçtan zarar görene ulaştığı günü gösterir. Şerh yoksa gün bu sayfadan tamamlanmaz. Telefonda söylenen sonuç, tebliğ parçasının yerini tutmaz. Ekranda görünen bir kayıt, tebliğ şerhi durmuyorsa tebliğ tarihi diye yazılmaz. Ekran görüntüsü saklanır. Tarih, şerhten okunur.
Karar, suçtan zarar gören sıfatıyla adı yazılan kişiye tebliğ edilir. Şerhte adınız yoksa dilekçeye kendinizi bu sayfadan eklemezsiniz. Vekil aracılığıyla tebliğ alındıysa vekâlet ve tebliğ parçası birlikte durur. Vekâlet yoksa başkasının adına itiraz kurulmaz. Birden fazla suçtan zarar gören varsa herkesin itirazı kendi tebliğine bağlıdır. Bir kişinin dilekçesi, tebliğ almayan diğerinin incelemesini kendiliğinden açmaz.
İtiraz hangi mercie gider
İtiraz, CMK m.173 uyarınca sulh ceza hâkimliğine yapılır. Merci, kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın sulh ceza hâkimliğidir. Tebliğ edilen kararda merci satırı varsa dilekçe o satıra uyar. Bu sayfa ilçe veya mahkeme seçmez. Savcılığın kendisine verilen yeni bir şikâyet, bu itirazın yerine geçmez.
Dilekçenin başlığı, tebliğ edilen karara itiraz olduğunu yazar. Soruşturma numarası, karar tarihi ve tebliğ bilgisi başlıkta durur. Üçü dosyada yoksa boşluk, tahmin edilen tarihle doldurulmaz. Ekler ayrı liste halinde yazılır. Ek, karardan sonra bulunan bir kâğıtsa, hangi olguyu gösterdiği ayrı cümlede belirtilir. Karar örneğinin kenarına gerekçeyi değiştiren bir not yazılmaz. Fotokopi, asıl metnin cümlesini değiştirmez.
İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller gösterilir. Bu gösterim, suçun maddesini yeniden adlandırmak değildir. Olay, karardaki hangi cümlenin eksik kaldığını karşılıyorsa o cümle belirtilir. Talep, şüpheliye ceza verilmesi değildir. Talep, tebliğ edilen kararın incelenmesidir. Hapis yılı veya para cezası satırı yazılmaz.
Gerekçedeki eksik nasıl gösterilir
Katılmıyorum cümlesi, gerekçede hiç yazılmayan kaydı göstermez. Üç tür açıklama işe yarar. Birincisi, gerekçede adı geçmeyen somut olgudur. İkincisi, dosyada durup yanlış okunduğu düşünülen tutanaktır. Üçüncüsü, toplanması istenip toplanmayan belgedir. Üçü aynı paragrafta eritilirse hangi iddianın inceleneceği karışır.
Gerekçe şikâyetin yokluğuna dayanıyorsa dilekçe, şikâyet iradesinin hangi başvuruda durduğunu gösterir. Başvurunun tarihi ve alındı sayısı biliniyorsa yazılır. Bilinmiyorsa bilinen merci yazılır. Sayı uydurulmaz. Gerekçe delilin yetersizliğine dayanıyorsa dilekçe, hangi kaydın okunmadığını veya hangi kaydın yanlış bağlandığını gösterir. İki gerekçe birbirinin yerine konmaz.
Karar metninin aynen yapıştırılması, eksik delili göstermez. Suçun adını dilekçede değiştirmek, toplanmayan kaydın yerine geçmez. Yeni bir niteleme önermek, ancak karardaki olgunun neden farklı okunması gerektiği somut cümleyle bağlanırsa anlam taşır. Bağ kurulmadan yazılan madde numarası, itirazı güçlendirmez. Kızgınlık cümlesi, okunmamış tutanağın yerini tutmaz.
Delil talebi yer ve aralık taşır
Kamera, mesaj, sağlık kâğıdı veya iş yeri kaydı isteniyorsa belgenin türü, kimde olduğu, yer ve zaman aralığı yazılır. Aralık yoksa talep, her kayıt getirilsin cümlesine döner. Bu cümle, incelenmesi istenen olguyu göstermez. Tanık biliniyorsa adı ve neyi gördüğü yazılır. Tanığa söyleyeceği söz hazırlanmaz. Beyan, görevlinin önünde kurulur. Hatırlanmayan ayrıntı, kesinmiş gibi tamamlanmaz.
Elde olan belge eklenir. Üzerindeki yazı değiştirilmez. Belge, gerekçedeki hangi cümleyi karşılıyorsa o cümle belirtilir. Henüz elde olmayan kayıt, eldeymiş gibi listeye konmaz. Başkasının hesabına, telefonuna veya kamerasına izinsiz girmek delil toplamak değildir. Bu yol, itirazı da şikâyeti de kurmaz.
Sağlık kâğıdı eklenecekse kurumun verdiği metin durur. Kâğıda tanı eklenmez. Mesaj eklenecekse ekran, geldiği hâliyle durur. Mesajın üzerine açıklama yazılmaz. Açıklama, dilekçenin ayrı paragrafındadır. Asıl kayıt elde değilse, elde olan kopyanın nereden alındığı yazılır. Kopya, asıl kayıt diye sunulmaz.
Kabul mahkûmiyet hükmü kurmaz
Sulh ceza hâkimliği, karar vermeden soruşturmanın genişletilmesini isteyebilir. Genişletme, eksik görülen araştırmanın yapılması içindir. Bu ara karar, suçun sabitlendiği anlamına gelmez. İtirazın kabulü hâlinde savcının iddianame düzenlemesi sonucu doğar. İddianame, kovuşturmanın kapısıdır. Mahkûmiyet, kovuşturmada hükümle kurulur. Kabul, hükmün yönünü önceden belirlemez. Şikâyet edilmiş olmak da kabul edileceği anlamına gelmez.
İtiraz reddedilirse ret kararı kendi metninden okunur. Ret gerekçesi, dilekçedeki hangi açıklamanın yeterli görülmediğini gösterebilir. Ret sonrasına bu sayfa gün sayısı yazmaz. Yeni bir olgu sonradan ortaya çıkmışsa, o olgunun hangi mercie gideceği ret kararının metninden ve dosyanın evresinden okunur. Ortaya çıkmış saymak, kâğıdı dosyaya koymaz. Aynı gerekçeyi tekrarlayan dilekçe, toplanmamış delili kendiliğinden getirmez.
İtiraz dosyasına kararın tamamı ve tebliğ şerhi birlikte konur. Gerekçe birden fazla sayfadaysa eksik sayfa, okunmayan cümleyi siz tamamlamışsınız gibi eklenmez. Şerhteki tarih ile karar tarihi farklıysa ikisi de yazılır. Fark, sürenin karar tarihinden işlediği anlamına gelmez. Süre, tebliğ şerhine ve CMK m.173 metnine bırakılır. Vekil dilekçeyi veriyorsa vekâletname eklenir. Kararda adı geçmeyen bir yakının imzası, itirazı kendiliğinden açmaz. Müvekkil ile vekil imzası aynı satırda eritilmez. Hangisinin suçtan zarar gören olduğu başlıkta durur.
Yeni şikâyet itirazın yerine geçmez
Aynı olayı kolluğa yeniden anlatmak, tebliğ edilen karara itiraz değildir. Yeni anlatım, CMK m.173 incelemesini kendiliğinden açmaz. İtiraz dilekçesi, tebliğ edilen kararın tarihini ve numaralarını taşır. Yeni şikâyet kâğıdı bu numaraları taşımıyorsa itiraz yerine konmaz. İki kâğıt aynı gün verilmişse her biri kendi başlığından okunur.
Karar uzlaşmaya dayanıyorsa dilekçe o gerekçeyi cevaplar. Uzlaştırmanın işleyişi uzlaştırma nedir yazısındadır. Uzlaşma tutanağında yazan edim, itiraz dilekçesinde yeniden pazarlık konusu yapılmaz. Tutanak duruyorsa metninden okunur. Tutanak yoksa uzlaşma gerçekleşmiş sayılmaz. Karar, şikâyetten vazgeçmeye dayanıyorsa dilekçe, vazgeçme belgesinin hangi fiile ve hangi kişiye yazıldığını gösterir. Belge yoksa vazgeçme, itirazın içinde tamamlanmaz. Baskı iddiası varsa ayrıca yazılır. İddia, belgenin cümlesini kendiliğinden silmez.
Sonuç
KYOK tebliğinden sonra suçtan zarar görenin yolu, sulh ceza hâkimliğine itirazdır. Dilekçe, gerekçedeki eksik olguyu ve somut delili gösterir. Süre, tebliğ şerhinden ve CMK m.173’ten okunur. Kabul, iddianame kapısını açabilir. Mahkûmiyet hükmü kurmaz. Alanın çerçevesi ceza hukuku sayfasındadır. Tebliğ şerhi duran karar için iletişim yolu açıktır. Dayanak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.172 ve m.173 hükümleridir.