Ceza Hukuku · Hukuki bilgilendirme

Kasten Yaralama Suçlamasıyla Karşılaştım Ne Yapmalıyım?

Yazar · Av. Ayşenur Konar

Yayımlanma ·

Kasten yaralama isnat kâğıdında önce suçun adı ve fiilin kasten işlendiği iddiası okunur. Aynı kâğıtta bedene yönelik bir sonucun yazılıp yazılmadığı ayrı satırdadır. Bu ad, trafik kazasındaki taksir dosyasının yerine konmaz. Adli rapor bulguyu ve tarihi taşır; mahkemenin hükmü değildir. Siz bu satırları görmeden beyan açmazsınız.

Üst satırda suçun adı

Elinize gelen kâğıt, soruşturma evrakı da olabilir, kabul edilmiş bir iddianame de. Üst satır size yüklenen fiilin adını yazar. Kasten yaralama yazıyorsa okuma bu addan başlar. Altında fiilin kime yöneldiği, hangi gün ileri sürüldüğü ve kastın ayrıca söylenip söylenmediği durur. Tarih boşsa tarih eklemeyin. Muhatap adı boşsa isim tamamlamayın. Dosyanın hangi şehirde açıldığı, eksik adı doldurmaz.

Soruşturmada sıfatınız şüphelidir. İddianame kabulünden sonra sıfat sanık olur. Sıfat değişince üst satırı yeniden okuyun. Fiil, muhatap ve kast cümlesi hâlâ aynı üçlü mü, buna bakın. Müdafi bu okumada bulunur. Susmanız, kastı ikrar ettiğiniz anlamına gelmez. Çağrı kâğıdındaki dosya numarası ile isnat kâğıdındaki numara ayrıysa, ikinci numarayı bu fiilin parçası saymayın.

Şikâyet dilekçesi ile isnat kâğıdı aynı cümleyi taşımayabilir. Dilekçe “darp” der, üst satır “kasten yaralama” derse okunan ad üst satırdır. Dilekçedeki günlük kelime, suçun adını kendiliğinden değiştirmez. İki kâğıt yan yana durur. Siz beyanda, dilekçenin kelimesini üst satırın yerine koymayın.

Okumaya başlarken kâğıttan beş şeyi ayırın: dosya numarası, suçun adı, fiilin yöneldiği kişi, gün ve kast cümlesinin yazılıp yazılmadığı. Bu beşli eksikse eksik satırı hatıranızdan tamamlamayın. Müştekinin anlatımı dosyada ayrı durur. O anlatım bir iddiadır, üst satırın yerine geçen bir hüküm değildir. Anlatımdaki kelime ile üst satır çelişirse ikisini de not edin. Beyan, müştekinin cümlesini tekrar etmek zorunda olduğunuz bir metin değildir.

Kast cümlesi sonuç cümlesinden ayrı durur

Kast satırı, bedene yönelmiş bir fiilin kasten işlendiğinin ileri sürülmesidir. Kâğıtta “yaralandı” geçmesi, bu satırı tek başına kurmaz. Yalnızca sonuç yazılmışsa sonucu, kastın yerine yapıştırmayın. Sonuç, acı duyulduğu ya da sağlığın veya algılamanın bozulduğu iddiasıdır. Bu kelimeler kâğıtta varsa netice orada aranır. Yoksa sonuç varmış gibi cümle kurmayın.

Aynı evrakta ikinci bir suç adı geçiyorsa her ad kendi satırında kalır. Söz suçu, beden isnadının parçası değildir. Hakaret bu okumada açılmaz. Temasın nasıl kurulduğu da aranmaz. Okuduğunuz şey, kast cümlesi ile sonuç cümlesinin yan yana durup durmadığıdır. Biri diğerini tamamlamaz. İki cümle çelişiyorsa çelişkiyi kendi tahmininizle kapatmayın. Çelişki, dosyada iki ayrı cümle olarak kalır.

Birden fazla kişi şüpheli yazılmışsa her kişi kendi fiil cümlesinden okunur. Yanında durmak, kastın size yazıldığı anlamına gelmez. Kâğıt fiili kime bağladığını söylemiyorsa o bağı siz kurmayın. Müşterek olduğu yazılan cümle ile tek kişiye yazılan cümle aynı iddia değildir. Hangisi üst satırdaysa o okunur.

Adli rapor hangi satırı taşır

Adli rapor, bulguyu ve rapor tarihini taşır. Rapordaki tıbbi kelime, mahkûmiyet cümlesi değildir. Basit tıbbi müdahale veya daha ağır bir ifade geçmişse bu ifade, hükmün kendisi sayılmaz. Bulgu, kastı kendiliğinden kurmaz. Bulgu yoksa sonucu siz tamamlamayın. Bulgu varsa da kast kurulmuş sayılmaz.

Rapor tarihi, fiilin tarihi yerine konmaz. İki tarih farklıysa ikisi de durur. Biri silinerek tek gün kurulmaz. Rapor, şikâyetçinin hastanede izlediği sıra hiç değildir. Siz şüpheliyseniz raporu, dosyada duran bir belge olarak okursunuz. Rapor ile isnat çelişiyorsa eksik cümle uydurmayın.

Fotoğraf veya ek yazı rapora bağlıysa ek, raporun sonuç cümlesini değiştirmez. Sonuç cümlesi hangi kelimeyle bitiyorsa o kelime okunur. Ekte geçen bir yakınma, raporda bulgu olarak yazılmamışsa bulgu satırına eklenmez. Rapor “tespit edilemedi” diyorsa bulgu satırı açık kalır. Açık satıra siz bulgu yazmayın.

Nitelikli hâl ayrıca yazılmışsa

Kâğıt, temel isnadın yanına ayrı bir nitelik cümlesi yazmış olabilir. O cümle temel satırdan ayrı okunur. Nitelik yazılmamışsa listeden bir hâl seçip eklemeyin. Hangi hâlin ağırlaştırdığı, kâğıtta yazılmadan tamamlanmaz. Nitelik cümlesi, fiilin yapılma biçiminin tarifi değildir. Beyanda bu biçimi anlatmaya zorlanmazsınız. Müdafi, nitelik cümlesinin var olup olmadığını üst satırdan ayırır.

Birden fazla nitelik cümlesi varsa her biri kendi satırında kalır. Cümleler birleştirilerek yeni bir ad üretilmez. Nitelik, adli raporun tıbbi kelimesiyle kendiliğinden aynı şey değildir. Rapor bir bulgu yazar. Nitelik, isnat kâğıdının ayrıca ileri sürdüğü cümledir. İkisi çelişirse ikisi de durur. Çelişki, lehinize veya aleyhinize bir sonuç cümlesine bu aşamada çevrilmez.

Nitelik cümlesi “silah” veya benzeri bir kelime taşıyorsa o kelime, kâğıdın yazdığı iddiadır. Kelime yoksa siz eklemeyin. Kelime varsa da bu, fiilin nasıl kurulduğunun tarifi değildir. Okunan, niteliğin temel isnattan ayrı bir satır olup olmadığıdır. Tanık o kelimeyi kullanmamışsa tanık anlatımı ile nitelik satırı yan yana kalır. Tanık anlatımı, nitelik satırını silmez. Siz de tanığın cümlesini nitelik satırının yerine koymayın.

Trafik kâğıdı bu isnadın adı değildir

Trafik kazasında sürücüye yönelen taksir isnadı başka bir okumadır. O dosyada kusur, hız ve olay yeri aranır. Yeri kaza sonrası ceza dosyası yazısıdır. Bu sayfa olay yeri tutanağını, hız kaydını ve sigorta satırını açmaz. Kâğıdınızda kasten yaralama yazıyorsa taksir başlığını buraya taşımayın. Kâğıtta taksir yazıyorsa bu okumadaki kast cümlesini ona yapıştırmayın. Araç olayın içinde geçmiş olsa bile ad, üst satırdan alınır.

Şikâyetin genel karşılığı şikâyet edildim yazısındadır. Burada yalnız kasten yaralama satırı okunur. Koruma tedbiri çıkmışsa tedbir, sonucun sabit olduğu anlamına gelmez. Tedbirin çerçevesi adli kontrol başlığındadır. Yükümlülük listesini bu kâğıda eklemeyin. Tedbir kararı, adli raporun yerine de geçmez. Tedbirin gerekçesinde geçen bir kelime, isnat kâğıdının kast cümlesini değiştirmez.

İfade, bu satırlar görülmeden açılmaz

İfade, isnat cümlesi ve varsa rapor okunmadan açılmaz. Hakların hazırlık yüzü ifade vermeden önce yazısındadır. Bu sayfa o listeyi tekrarlamaz. Hatırlamadığınız teması, karşı tarafın beklediği cümleyle doldurmayın. Tutanak imzadan önce size okunur. Tutanağa geçmeyen bir kelime, imzayla varmış sayılmaz. Ek, ancak tutanakta yazılıysa durur.

Beyanda üç şeyi ayırın. Birincisi kâğıdın size yüklediği fiildir. İkincisi sizin o an hatırladığınızdır. Üçüncüsü hatırlamadığınız boşluktur. Boşluk tahminle kapanmaz. Müdafi, kast satırı ile sonuç satırını beyanda birbirine kaynatmamanızı sağlar. İddianame daha sonra tebliğ edilirse üst satır yeniden okunur. Tebliğ, soruşturmadaki ifadenin kast cümlesini kendiliğinden değiştirmez. Yeni kâğıtta nitelik cümlesi belirmişse o cümle, eski ifadenin içinde söylenmiş sayılmaz.

Aynı gün ikinci bir ifade istenirse önce ilk tutanağı yeniden okuyun. İlk tutanakta olmayan bir temas, ikinci tutanağa “zaten söylemiştim” diye eklenmez. Söylemediğiniz cümle dosyada durmuyordur. İmza, okumadığınız satırı kabul ettiğiniz anlamına gelmez. Anlamadığınız tıbbi kelimeyi, raporun sonuç cümlesini kendi ağzınızla yeniden kurmadan sorun. Sorulan soru kast satırının dışına taşıyorsa, önce hangi satıra cevap verdiğinizi ayırın.

Sonuç

Kasten yaralama kâğıdı, suçun adı, kast cümlesi ve beden sonucu yan yana konularak okunur. Rapor bulgudur, hüküm değildir. Nitelik satırı yoksa eklenmez. Taksirli kaza dosyası ayrı kâğıttır. Çerçeve ceza hukuku sayfasındadır. Kâğıdınızdaki satırlar iletişim yoluyla dosyayla birlikte okunabilir. Dayanak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu metinleridir.

Mevzuat

Sık sorulan sorular

Kâğıdımda kasten yaralama yazıyor. Bu, trafik kazası dosyası mı?

Üst satır kasten yaralama diyorsa bu isnat, taksirle açılmış bir kaza dosyası olarak okunmaz. Kusur, hız ve olay yeri o ayrı dosyada aranır. Araç geçmiş olsa bile adı, elinizdeki kâğıdın kendi cümlesinden alın. Taksir başlığı, kast cümlesinin yerine geçmez.

Adli rapordaki tıbbi kelime hüküm müdür?

Hayır. Rapor, bulguyu ve rapor tarihini taşır. Basit tıbbi müdahale veya daha ağır bir ifade geçmişse bu ifade, mahkemenin sonucu değildir. Bulgu, kastı kendiliğinden kurmaz. Bulgu satırı boşsa sonucu siz tamamlamayın.

Raporun tarihi ile fiilin tarihi farklıysa hangisini esas alırım?

İkisini de tutun. Rapor tarihi, fiilin işlendiği günün yerine konmaz. Fiil tarihi kâğıtta yoksa o günü rapordan üretmeyin. Çelişen iki tarih, tek güne indirilmeden yan yana kalır.

İfadeye girmeden kâğıtta neyi görmeliyim?

Size yüklenen fiili, fiilin kime yöneldiğini ve kasten mi yazıldığını görün. Varsa adli raporun sonuç cümlesini de görün. Müdafi bu okumada bulunur. Susmanız, fiili kabul ettiğiniz anlamına gelmez. Hatırlamadığınız teması tahminle doldurmayın.

Aynı evrakta ikinci bir suç adı varsa hangisine cevap veririm?

Her ada kendi satırından bakın. Söz suçu, beden isnadının parçası değildir. Beyanda önce kasten yaralama satırını ayırın. İkinci adın unsuru o satırda yazmıyorsa onu beden cümlesine eklemeyin.

İlgili içerikler

Bu yazı bir çalışma alanına bağlıdır. Ayrıntı, kardeş rehberlerde durur; aynı cümleyi burada tekrar etmeyiz.

Çalışma alanı · İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku

Kaynaklar

AK

Yazar

Av. Ayşenur Konar

Ankara Barosu avukatı, Konar Hukuk kurucusu. Bu metin genel bilgilendirmedir; somut dosya ayrıca incelenir. Yazar profili

Danışma

Ceza Hukuku konusunda dosyanızı birlikte değerlendirebiliriz. Somut olayın özelliklerine göre süreç değişebilir.

Ara