
İddia hangi işleme bağlanır
İddia, soyut bir usulsüz sıfatıyla başlamaz. Önce işlem adlandırılır. Dosyada görülen işlem arama, elkoyma, iletişimin denetlenmesi, ifade alma veya rapor düzenleme olabilir. Ad, dosyada görülen işlemin adıdır. Dosyada olmayan bir işlem bu adlar arasına eklenmez. Aynı dosyada birden fazla işlem varsa her biri kendi belgesiyle ayrı yazılır. İkisini tek cümlede eritmek, hangisinin tartışıldığını kapatır.
İşlemin adı, sonucun adıyla karıştırılmaz. Bir işlemin yapılmış olması, o işlemin ürününün hükme esas alınıp alınmayacağına dair hazır bir cevap değildir. Cevap, işlemin dayandığı kâğıt okunduktan sonra merci tarafından kurulur. Bu yazı o cevabı peşinen vermez. İşlemin yapıldığı yer tutanakta yazılıysa yer, o satırdan aktarılır. Yer satırı boşsa adres, hatırlanan sokakla doldurulmaz. İşlemi yapan birimin adı da başlıktan okunur. Başlık yoksa birim seçilmez.
Arama tutanağı bir karar numarasına gönderme yapıyorsa gönderme, tutanaktaki haliyle yazılır. Gönderme satırı boşsa karar varmış gibi numara eklenmez. Elkoyma sırasında alınan eşyanın listesi, arama işleminin adını değiştirmez. Liste, elkoyma belgesinin satırıdır. İki işlem aynı gün yapılmış olsa bile dilekçede iki ayrı adla durur. Gün, belgede tek bir tarih olarak yazıyorsa tarih kopyalanır. Tarih yoksa ortak gün uydurulmaz.
Belge olmadan cümle taşınmaz
Her işlem bir belgeye bağlanır. Arama için tutanak, elkoyma için elkoyma tutanağı ve varsa inceleme kararı, denetim için denetleme kararı, beyan için ifade tutanağı, uzman görüşü için rapor. Belge dosyada yoksa yok denir. Yokluk, var sayılan bir evrakın içeriğiyle doldurulmaz. Belgenin örneği kişiye verilmemişse iddia, görülmeyen satır üzerinden kurulmaz. Örnek, dosyayı tutan merciden istenir. Örnek gelmeden içeriği tahmin edilmez.
Belge varsa iddia, belgenin hangi satırına dayandığını gösterir. Satır gösterilmeden karar eksik demek, eksikliğin nerede olduğunu merciin önüne koymaz. Karar başka kişiye, başka yere veya başka hatta aitse bu fark, iki metin yan yana yazılarak gösterilir. Farkın gösterilmesi, delilin düşeceği vaadi değildir. Bir belgeden çıktığı söylenen sonraki kayıt, sonraki kaydın kendi kâğıdı gösterilmeden aynı çifte kendiliğinden bağlanmaz. Sonraki kâğıt yoksa yok denir. Bağın kurulup kurulmayacağı, iki belge yan yana okunduktan sonra merciin işidir.
Kaydı silmek, belgeyi yok etmek veya delili ortadan kaldırmak bu metnin konusu değildir. Metin, eldeki işlemi eldeki belgeyle dilekçeye nasıl bağlayacağını anlatır. Bağ kurulmadan düşürme yöntemi listelenmez. Belgenin dosyadan çıkarılmasını istemek de bu bağın yerine geçmez. İstenen, çiftin hükme esas alınıp alınmayacağının tartışılmasıdır.
Değerlendirme hükmü kendiliğinden yazmaz
Kanun, hükmün hukuka aykırı elde edilmiş delile dayanamayacağı ilkesini taşır. İlke, somut belgenin kendiliğinden hükümsüz olduğu anlamına gelmez. Merci, ileri sürülen işlemi ve dayanak belgeyi değerlendirir. Değerlendirme; beraat, mahkûmiyet veya delilin bir kenara bırakılması şeklinde bu yazıda ilan edilmez. İlke, dosyadaki her kaydı aynı anda konu dışı da bırakmaz. Hangi çiftin tartışıldığı yazılmadan bütün dosya aykırıdır denmez.
İddianın dilekçeye geçirilmesi ile merciin kabul etmesi aynı adım değildir. Dilekçe talebi yazar. Karar, merciin işidir. Nasıl düşürülür sorusu, bu metinde bir yöntem listesine çevrilmez. Yazılan şey, iddianın hangi işlem ve belge çiftiyle kurulacağıdır. Merci iddiayı yerinde görmezse bu görmeme, dilekçenin hiç yazılmadığı anlamına gelmez. Görmeme, merciin yazdığı kararda durur. O karar yokken iddia reddedilmiş sayılmaz.
Aynı çift, dosya savcılıkta duruyorsa savcılığın numarasına, kovuşturmada mahkemenin esasına yazılır. Dosyanın hangi mercide olduğu, dilekçenin muhatabını belirler. Merci, belgenin üzerindeki birim satırından okunur. Satır yoksa merci tahmin edilmez. Tahmin, iddiayı kurulmuş saydırmaz. Ankara’da muhatap, belgenin başlığındaki savcılık veya mahkemedir. Başka bir ilçenin adı, bu başlığı değiştirmez.
İfade tutanağının imza satırı burada kurulmaz
Beyan tutanağını imzalayıp imzalamamak ayrı bir yazıdır: emniyet tutanağını imzalamak. Bu metin o soruyu yeniden cevaplamaz. Burada tutanak, varsa, iddianın dayandığı belgelerden biridir. İddia, tutanağın hangi cümlesinin hangi işleme bağlandığını yazar. İmza kutusu bu yazıda anlatılmaz. Tutanakta imza yeri boşsa boşluk, iddianın dayanak satırı olarak olduğu gibi gösterilir. Boşluk, imza varmış gibi doldurulmaz. İmza varsa imzanın kendisi, işlemin hukuka uygun olduğunu da kendiliğinden kurmaz. Uygunluk, işlem belgesi ile tutanak cümlesi yan yana okunarak tartışılır.
Kolluk beyanının dosyada nasıl tartıldığı emniyet ifadesinin delil değeri başlığındadır. Savcılıkta tutulan metin savcılık ifade tutanağı başlığındadır. İfade öncesi hazırlık ifade vermeden önce yazısında durur. Gözaltı hakları gözaltında haklar başlığında kalır. Bu kayıtlar, işlem ile belge çiftinin kopyası değildir. Bir ifade cümlesi, arama tutanağının eksik satırını tamamlamaz. Arama tutanağı da ifade metninin yerine geçmez.
Dilekçede yan yana duran iki sütun
Dilekçenin okunabilir hali iki sütun gibidir. Bir yanda işlemin adı ve tarihi, belgeden okunduğu kadarıyla. Öte yanda dayanak belgenin adı ve tartışılan satırı. Tarih belgede yoksa sütun boş bırakılır. Boşluk, yaklaşık bir günle doldurulmaz. Belgenin sayfa numarası okunuyorsa numara yazılır. Okunmuyorsa sayfa numarası yok denir. Alıntı, tartışılan cümleden uzun yeni bir olay anlatısına dönüştürülmez.
Üçüncü cümle, istenen değerlendirmeyi söyler. Bu çiftin hükme esas alınıp alınmayacağının tartışılması istenir. Cümle, sonucun kabul edildiğini yazmaz. Birden fazla çift varsa her çift ayrı paragraf olur. Paragrafları tek bir tüm deliller aykırıdır cümlesine indirgemek, sütunları siler. Aynı çift hem soruşturma numarasına hem mahkeme esasına, dosya o evrede değilken birden yazılmaz. Evre, eldeki evrakın başlığından okunur. Başlık değişmişse yeni başlık esas alınır. Eski numara, yeni başlığın yerine konmaz.
İşlem tutanağının altındaki imza, işlemi yapanın adını taşıyorsa ad o satırdan yazılır. Ad okunmuyorsa unvan satırı okunur. Unvan da yoksa ad uydurulmaz. Tanık olarak tutanağa geçen kişinin adı, işlemin tarafı değildir. O ad, işlemin hukuka aykırı olduğu iddiasının yerine geçmez. Tanık adı, tutanakta işlem sırasında hazır bulunduğu yazıyorsa ve iddia bu hazır bulunmaya bağlanıyorsa yazılır. Bağ yoksa tanık listesi, işlem belgesinin eksik satırını doldurmaz.
Aynı işlemin iki tutanağı varsa ikisi tek belge sayılmaz. Dilekçe önce kararı, sonra tutanağın karara gönderme yapıp yapmadığını yazar. Gönderme yoksa yok denir. Tutanaktaki saat ile karardaki saat farklıysa fark gösterilir. Fark, saatin yuvarlanmasıyla kapatılmaz. Dosya numarası köşede okunmuyorsa okunmuyor diye bırakılır. Okunan numara dilekçenin esas numarasıyla çelişiyorsa iki numara ayrı satırda durur. Çelişki, iddiayı kurulmuş saydırmaz. Belgenin fotokopisi ile aslında farklı bir satır varsa dilekçe farkı yazar. Aslı dosyada yoksa fotokopi, asıl diye adlandırılmaz. Fotokopideki silik satır, silik olduğu belirtilerek aktarılır. Silik satırın altı, başka bir evraktan tamamlanmaz.
Çerçeve ceza hukuku sayfasındadır.
Sonuç
İddia, işlem ile belge yazılmadan taşınmaz. Yazılan çift, delilin kendiliğinden düşeceği anlamına gelmez. Sonraki kayıt, kendi kâğıdı olmadan aynı çifte bağlanmaz. İmza satırının kurulması bu metinde yoktur. Değerlendirme, dosyanın bulunduğu mercidedir. Düşürme adımları listelenmez. Dayanak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu metnidir.