Sağlık Hukuku · Hukuki bilgilendirme

Hekim Duruşmaya Gitmezse Dosyada Ne Değişir?

Yazar · Av. Ayşenur Konar

Yayımlanma ·

Hekim duruşmaya gitmezse dosyada her zaman aynı şey olmaz. Sonuç, tebligat satırından ve çağrıdaki uyarıdan okunur. Gitmemek mahkûmiyet değildir. Yokluk, beraat hükmü de kurmaz. Bu metin mahkûmiyet tehdidi kurmaz.

Tebligat satırı kime yazılmış

Duruşma çağrısı, iddianame ile birlikte tebliğ edilen çağrı kâğıdıdır. Tebliğ parçası yoksa hekim gelmemiş sayılmaz. Telefon, faks veya elektronik posta ile yapılan bildirim, çağrı kâğıdının sonuçlarını taşımaz. Parçada ad, adres ve tarih okunur. Başka bir kişinin veya kurumun adresine giden tebliğ, bu hekime yapılmış sayılmaz. Kurum evrak kaydı, hekimin kendi tebliğ parçası değilse onun yerine konmaz. Hekime çıkmış ikinci bir parça varsa o parça ayrıca okunur.

Çağrı kâğıdının tebliği ile duruşma günü arasındaki ara, iki tarihin kendi satırından okunur. Bu metin o araya gün yazmaz. Savcılığın veya mahkemenin duruşmayı hangi hızda hazırladığı da burada yoktur. Çağrıda salon, saat ve mahkeme adı duruyorsa o satırlar okunur. Salon adı yoksa yok diye bırakılır. Başka bir dairenin salonu, bu çağrıya eklenmez. Çağrı bir oturumdan sonraya aitse önceki oturumun tutanağı, yeni çağrının tebliği yerine geçmez. Her oturumun kâğıdı kendi yerinde kalır.

Tebliğ yapılmadan duruşmaya gelinmemesi ile tebliğ yapıldıktan sonra salonda olunmaması aynı cümle değildir. Birincisi, parça yokken kurulmaz. İkincisi, parça ve tutanak yan yana durunca okunur. Tutanak “gelmedi” diyorsa diyen satır okunur. Tutanak bu sözü yazmıyorsa yokluk, çağrıdan çıkarılmaz. Birden fazla oturum varsa her oturumun yokluk satırı ayrıdır. Bir oturumdaki hazır bulunma, sonraki oturumun yokluğunu silmez. Sonraki oturumdaki gelme de, önceki yokluk satırını tutanaktan çıkarmaz.

Çağrıdaki uyarı cümlesi

Tutuklu olmayan sanığa giden çağrıya, mazereti olmaksızın gelmediğinde zorla getirileceği yazılır. Bu cümle kâğıttaysa okunur. Cümle, mahkûmiyet değildir. Suç yalnız adlî para cezasını veya müsadereyi, ya da bunları birlikte gerektiriyorsa davetiyede, sanık gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır. O cümle yoksa yoklukta duruşma yapılacağı bu metinden tamamlanmaz. Cümle varsa da, cümle bir ceza yılı yazmaz. Bu sayfa ceza yılı eklemez. Uyarı, hükmün kendisi değildir.

Uyarı cümlesi hangi sonucu söylüyorsa o sonuç okunur. İki dosyada iki farklı uyarı varsa ikisi birleştirilmez. Birleştirme, tutanağın yerine geçen bir tahmin olur. Aynı hekime hem ceza mahkemesinden hem başka bir merciiden çağrı gelmişse her çağrı kendi uyarı cümlesiyle kalır. Birindeki zorla getirme sözü, diğerindeki kâğıda taşınmaz. Tutuklu bulunan sanığa ilişkin çağrı ile tutuklu olmayan sanığa ilişkin çağrı da aynı kalıba konmaz. Hekimin tutuklu olup olmadığı, dosyadaki karardan okunur. Karar yoksa tutukluluk varsayılmaz.

Çağrı, duruşmanın saatini yazıyorsa saat okunur. Saat yoksa kurumun olağan oturum saati bu kâğıda eklenmez. Eklenmeyen saat, hekimin geç kaldığı veya erken ayrıldığı hükmünü de kurmaz. Geç kalma veya erken ayrılma, ancak tutanakta yazıyorsa okunur. Tutanak “oturum sırasında ayrıldı” demiyorsa ayrılma, yokluktan türetilmez. Türetilmeyen ayrılma, bir sonraki oturumun çağrısını da yazmaz. Sonraki çağrı, kendi kâğıdında aranır.

Yokluk her tutanakta aynı değildir

Hazır bulunmayan sanık hakkında kural olarak duruşma yapılmaz. Gelmemenin geçerli nedeni yoksa zorla getirmeye karar verilebilir. Mahkeme, mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar gerektiği kanısına varırsa, sorgu yapılmamış olsa da davayı yoklukta bitirebilir. Bu ihtimal, gelmemeyi mahkûmiyete bağlayan bir tehdit değildir. Beraat vaadi de değildir. Gelmemenin lehe veya aleyhe sonuç vereceği bu metinde söylenmez. Hangi cümlenin işlediği, duruşma tutanağından okunur.

Sanık daha önce sorguya çekilmiş, sonra salonu terk etmiş veya sonraki oturuma gelmemişse ve mahkeme hazır bulunmasını artık gerekli görmüyorsa dava yoklukta bitirilebilir. Önceki sorgu yoksa bu cümle uygulanmış sayılmaz. Önceki sorgunun yapılıp yapılmadığı, önceki oturumun tutanağında aranır. Tutanak yoksa sorgu var sayılmaz. Salonu terk ettiğini yazan satır yoksa terk, yokluktan çıkarılmaz. Mahkemenin “hazır bulunması gerekli değildir” diye bir ara kararı durmuyorsa bu karar uydurulmaz.

Tutanak, yoklukta hangi işlemin yapıldığını yazar. Yazmıyorsa işlem, çağrıdaki uyarıdan tamamlanmaz. Ara karar ile hüküm aynı sayfada değilse ikisi ayrı okunur. Hüküm kuran sayfa elde yoksa yokluk, mahkûmiyet veya beraat diye adlandırılmaz. Erteleme tutanağı, işin bittiği sayfa değildir. Erteleme, yeni bir gün yazıyorsa yazan gün okunur. Yeni gün yoksa gün bu metinden eklenmez. Sesli veya görüntülü katılım tutanakta açıkça yazıyorsa o satır okunur. Satır yoksa salonda bulunmama, uzaktan bulunma diye değiştirilmez. Uzaktan katılım yazıyorsa bu yazı, hekimin salondaki yokluk satırını siler mi, tutanağın kendi cümlesinden çıkar. Cümle yoksa iki hal birleştirilmez.

Müdafi satırı ve mazeret kâğıdı

Müdafiin salonda olması, hekimin kendisinin geldiği anlamına gelmez. Tutanak, kimin hazır bulunduğunu yazar. Müdafiin adı, hekimin adının yerine konmaz. Hekimin yokluğu, tutanakta ayrı satırdadır. Müdafi satırı boşsa boş bırakılır. Boş satır, hekimin yalnız başına durduğu veya hiç temsil edilmediği hükmüne bu sayfada çevrilmez. Vekâletnamenin dosyada durup durmadığı ayrı bakılır. Vekâletname, yokluk tutanağının yerine geçmez.

Mazeret bildirmek, gelmemenin kendisi değildir. Mazeret kâğıdı ayrı bir evraktır. Bu metin o dilekçeyi yazmaz. Mazeretin hangi cümleyle kurulacağı, hangi belgenin ekleneceği ve salonda ne söyleneceği burada yoktur. Mazeret sunulmuş olmak, her oturumu kendiliğinden ertelenmiş saymaz. Erteleme, tutanakta ayrıca görünür. Reddedildiğini yazan bir ara karar varsa o karar okunur. Karar yoksa ret veya kabul uydurulmaz. Hastanın şikâyet yolu doktor şikâyet süreci yazısındadır. O yazı, hekimin yokluk tutanağını açıklamaz.

Mazeret kâğıdının tarihi ile oturumun tarihi farklıysa iki tarih ayrı durur. Fark, bu sayfada bir gün sayısı haline getirilmez. Kâğıt oturumdan sonra sunulmuşsa sunum, oturumun hiç yapılmadığı anlamına gelmez. Oturumdan önce sunulmuşsa da erteleme, tutanakta görünmeden var sayılmaz. İki kâğıt yan yana okunur. Yan yana okumak, hekime gelmemenin lehine bir sonuç vaat etmez. Vaadi olmayan yer, tutanağın yazdığı işlemdir.

Ceza oturumu tazminat numarasını kapatmaz

Ceza oturumuna gidilmemesi, tazminat dosyasını kendiliğinden düşürmez. İki dosyanın ayrımı ceza ve tazminat yazısındadır. Davanın kime yöneldiği kime açılır yazısındadır. Tıbbi uygulama hatasının çerçevesi tıbbi malpraktis başlığındadır. Bu üç yazı, yokluk tutanağının yerine hüküm koymaz. Tazminat dosyasının kendi esas numarası durur. Ceza oturumunun tutanağı, o numarayı kendiliğinden kapatmaz. Tazminat duruşmasına ilişkin ayrı bir çağrı varsa o çağrı kendi tebligatından okunur. Ceza çağrısı, hukuk çağrısının kopyası değildir.

Tutanaktaki bir tıbbi cümle, epikriz satırını değiştirmiş sayılmaz. Kayıttaki bir satırı sonradan düzeltmek veya belgeyi ortadan kaldırmak bu yazının konusu değildir. Okunan, tebligat parçası, uyarı cümlesi ve yokluk tutanağıdır.

Tutanakta tanık veya müşteki dinlendiği yazıyorsa o satır, hekimin yokluğunu kapatmaz. Dinlenen kişinin adı, hekimin adı değildir. Hekimin adı hazır bulunanlar arasında yoksa yokluk durur. Ad varsa, çağrıdaki uyarı cümlesi o oturum için işletilmiş sayılmaz. İşletilip işletilmediği, tutanağın ara kararından okunur. Ara karar yoksa uyarı, kendiliğinden uygulanmış ilan edilmez. Bu ilan edilmeme, hekime gelmemeyi öğütleyen bir cümle de değildir.

Sonuç

Yokluk, her hekim dosyasında aynı sonucu doğurmaz. Tebligat satırı ve uyarı cümlesi okunur. Gitmemek mahkûmiyet değildir ve beraat de kurmaz. Çerçeve sağlık hukuku sayfasındadır. Çağrı ve tutanak duruyorsa değerlendirme iletişim ile o iki kâğıt üzerinden yapılır. Dayanak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu duruşmada hazır bulunma hükümleridir.

Mevzuat

Sık sorulan sorular

Hekim duruşmaya gitmezse her dosyada aynı sonuç mu doğar?

Doğmaz. Sonuç, tebligatın kime yapıldığından ve çağrıdaki uyarı cümlesinden okunur. Gitmemek mahkûmiyet değildir. Yokluk, beraat hükmü de kurmaz.

Telefonla bildirilen duruşma günü, çağrı kâğıdı mıdır?

Değildir. İddianame, çağrı kâğıdı ile birlikte tebliğ olunur. Telefon, faks veya elektronik posta bildirimi, çağrı kâğıdının sonuçlarını taşımaz. Tebliğ parçası yokken gelinmediği varsayılmaz.

Çağrıda zorla getirileceği yazıyorsa bu mahkûmiyet midir?

Hayır. Tutuklu olmayan sanığa giden çağrıda, mazeretsiz gelinmediğinde zorla getirileceği yazılır. Bu cümle bir uyarıdır. Uyarı, mahkûmiyet hükmünün yerine geçmez.

Müdafi salondaysa hekim de gelmiş sayılır mı?

Sayılmaz. Tutanak, kimin hazır bulunduğunu yazar. Müdafiin adı, hekimin adının yerine konmaz. Hekimin yokluğu, tutanakta ayrı satırdadır.

Ceza oturumuna gidilmemesi tazminat dosyasını düşürür mü?

Düşürmez. Tazminat dosyasının kendi esas numarası durur. Ceza oturumunun tutanağı, o numarayı kendiliğinden kapatmaz. İki dosyanın ayrımı ayrı yazıdadır.

İlgili içerikler

Bu yazı bir çalışma alanına bağlıdır. Ayrıntı, kardeş rehberlerde durur; aynı cümleyi burada tekrar etmeyiz.

Çalışma alanı · İlgili çalışma alanı: Sağlık Hukuku

Kaynaklar

AK

Yazar

Av. Ayşenur Konar

Ankara Barosu avukatı, Konar Hukuk kurucusu. Bu metin genel bilgilendirmedir; somut dosya ayrıca incelenir. Yazar profili

Danışma

Sağlık Hukuku konusunda dosyanızı birlikte değerlendirebiliriz. Somut olayın özelliklerine göre süreç değişebilir.

Ara