
Bildirim kaydının muhatabı ve saati
Bildirim kaydı, aileden kime söylendiğini, tarihi ve saati taşır. Kayıt yoksa yok diye bırakılır. Sözlü söylendiği iddiası, yazılı satır yokken satır varmış sayılmaz. Saat, bağış kâğıdındaki imzadan kopyalanarak üretilmez. Muhatabın adı silikse silik bırakılır. Ad, nüfus kaydından veya refakatçi listesinden tamamlanmaz. Refakatçi listesi dosyada duruyorsa kendi sayfası olarak okunur. Listede bir adın olması, o ada bildirildiğini yazmaz. Bildirildiğini yazan satır ayrıca aranır.
Birden fazla yakına ayrı saatlerde söylenmişse her satır kendi saatinde kalır. Satırlar tek bildirime indirgenmez. Yalnız bir yakının adı duruyorsa yalnız o ad okunur. Dosyada olmayan yakın, haberdar edilmiş sayılmaz. Telefonla arandığını yazan bir not varsa notun saati okunur. Not yoksa arama, bildirim kaydının yerine geçmez. Aramanın içeriği bu metinde yazılmaz. Yazılan, notun durup durmadığıdır.
Koordinasyon merkeziyle veya başka bir birimle konuşulduğunu yazan satır, aile bildiriminin yerine konmaz. O satırın muhatabı kurumsa, muhatap aile diye değiştirilmez. Aileden birinin bu konuşmada adının geçmesi, ona ayrıca bildirim yapıldığı anlamına gelmez. Ayrı bildirim satırı hâlâ aranır. Ölüm belgesindeki saat de aileye söylenen saat değildir. Belge dosyada duruyorsa kendi saati okunur. Belge yoksa belge saati, bildirim kaydından üretilmez. İki saat yan yana gelince fark kapatılmaz. Fark, bu sayfada bir gün sayısına çevrilmez.
Yoğun bakımda kime klinik bilgi verileceği yoğun bakımda bilgilendirme yazısındadır. O yazı, ölüm bildirim kaydının kısası değildir. Bu sayfa, hastanın kimi muhatap seçtiği kuralını yeniden yazmaz. Klinik gidişin anlatıldığı bir görüşme notu, ölüm bildirim satırı diye kullanılmaz. Ölüm bildirim satırı da, önceki günlerin bilgilendirme notunu silmez. İki kayıt kendi tarihinde durur.
Saptama tutanağı
2238 sayılı Kanun’un 13. maddesi, ölüm halini saptayan hekimlerin ölümün tarihini ve saatini gösteren, imzalı bir tutanak düzenlemesini söyler. Tutanak, ölüm halinin nasıl saptandığını da taşır. Bu yazı o saptamanın adımlarını açmaz. Adım, ölçüt veya muayene sırası tarif edilmez. Okunan, tutanağın tarih, saat ve imza taşıyıp taşımadığıdır. İmza sayısı kâğıtta neyse o okunur. Eksik görünen imza, başka bir hekimin kaşesinden tamamlanmaz. Tutanakta durmayan bir ad, kurul listesinden yapıştırılmaz. Kurul listesi ayrı sayfadaysa liste kendi yerinde kalır. Listedeki ad, tutanaktaki imzanın yerine geçmez.
Tutanak ile aileye bildirim aynı sayfaya sıkışmışsa satırlar yine ayrı okunur. Tutanaktaki ölüm saati, aileye söylenen saatin aynısı diye kabul edilmez. İki saat farklıysa fark kapatılmaz. Bildirim satırı tutanağın üzerinde hiç yoksa tutanak, bildirimin varlığını kanıtlamaz. Bildirim satırı var, tutanak yoksa da bildirim, saptama tutanağının yerine geçmez.
Saklama cümlesi bildirim değildir
Tutanak ve ekleri, organ veya dokunun alındığı sağlık kurumunda on yıl saklanır. On yıl, dava süresinin yerine konmaz. Ceza yılı da değildir. Organ alınmamışsa bu saklama cümlesi, aileye yapılan bildirimin varlığını kendiliğinden kanıtlamaz. Bildirim kaydı ayrıca aranır. Saklama, kâğıdın kurumda duracağını söyler. Kâğıdın aileye okunduğunu söylemez. Suret aileye verilmişse verildiğini yazan satır okunur. Satır yoksa suret verildiği varsayılmaz.
Organ Nakli Hizmetleri Yönetmeliği’nin 8. maddesindeki sistem kaydı ve bölge koordinasyon merkezine bildirim, aileyle konuşulan saatin kopyası değildir. Merkeze giden saat, aile kaydındaki saatten farklıysa fark durur. Aynı maddedeki tespit ölçütleri bu yazıda açılmaz. Sistem çıktısında bir kod veya bir kayıt numarası varsa numara okunur. Numara, aileye bildirimin muhatabını yazmaz. Çıktı dosyada yoksa çıktı varmış sayılmaz.
Bağış kâğıdı ayrıdır
2238 sayılı Kanun’un 14. maddesi, ölüden organ veya doku alınmasını önceki beyana bağlar. Beyan yoksa muvafakat, maddede yazılı sırayla, ölüm anında yanında bulunan yakınlardan alınır. Sıra bu sayfada yeniden liste halinde yazılmaz. Kâğıtta hangi yakın adının ve hangi imzanın durduğu okunur. Ad yoksa ad, sıra varsayımından üretilmez. Bu muvafakat, aileye ölümün bildirildiği kayıt değildir. Bağış kâğıdı durmuyorsa bildirim de yok sayılmaz. Bildirim durmuyorsa bağış kâğıdı onun yerine geçmez.
Önceki beyan ile sonradan alınan muvafakat ayrı kâğıtlarsa ikisi de okunur. Biri diğerini silmez. Beyan hastanın kendi imzasını taşıyorsa o imza, aile bildiriminin saati değildir. Aile muvafakatinin tarihi, beyanın tarihinden kopyalanmaz. Reddi yazan bir satır varsa satır okunur. Reddi, bağış istenmemiş saymaz. İstendiğini yazan satır da, reddi silmez. İki satır kendi yerinde kalır.
Genel aydınlatılmış onam formu bu muvafakatin kopyası değildir. Onamın genel çerçevesi aydınlatılmış onam yazısındadır. Yoğun bakıma girişte imzalanan bir kâğıt, organ bağışı muvafakati diye okunmaz. Bağış kâğıdının başlığında bu işin adı yoksa başlık genişletilmez.
Baskı iddiası iki kâğıdın arasındadır
Bağışın istenmiş olması, bildirimin saatini tek başına yazmaz. Bildirimin yapılmış olması da bağışın serbestçe istendiğini tek başına yazmaz. Baskı iddiası, iki kâğıdın ayrı durup durmadığı ve bağış satırında ne yazıldığı ile okunur. Aileye ne söyleneceği bu metinde tarif edilmez. Tarifsiz kalan yer, tutanak varmış diye doldurulmaz. İddia, bildirim saatini silmez. Bildirim saati de iddiayı kendiliğinden haksız ilan etmez. Bu sayfa, baskının varlığına veya yokluğuna hüküm koymaz. Koyduğu şey, hangi satırın hangi kâğıtta durduğudur.
Tanık adı bağış kâğıdında duruyorsa o ad okunur. Tanık satırı boşsa boş bırakılır. Boş satır, baskının kanıtı diye de baskının yokluğu diye de tamamlanmaz. Tercüman kullanıldığı yazıyorsa yazılan ad okunur. Yazmıyorsa tercüman tutanağı uydurulmaz. Bildirim kaydında da bir tanık veya hazır bulunan hanesi varsa o hane kendi kâğıdında okunur. Bağış kâğıdındaki tanık, bildirim hanesini doldurmuş sayılmaz. İki hanedeki adlar farklıysa fark durur. Adlar aynıysa bile iki kâğıt birleşmez. Birleşmeyen kâğıtlardan biri, diğerinin saatini taşımaz.
Ehliyet başka belgeden okunur
Ölümden sonra talebi kimin sürdüreceği hasta ölünce davayı kim açar yazısındadır. Miras ve destek kaybı bu sayfada kurulmaz. Bildirim tutanağı, dava ehliyetinin belgesi değildir. Ehliyet kâğıdı da bildirim saatini yazmaz. Bağışa muvafakat eden yakın, bu muvafakatle davayı açmaya yetkili hale gelmiş sayılmaz. Muvafakat etmeyen yakın da, yalnız bu ret yüzünden talep hakkından düşmüş sayılmaz. İki soru ayrı dosyadadır.
Tıbbi uygulama hatasının genel çerçevesi tıbbi malpraktis yazısındadır. O çerçeve, bildirim saatini ve bağış kâğıdını birbirinin yerine koymaz. Bildirimin eksik olması, tek başına bir kusur ilanı değildir. Bildirimin yazılı olması da, sonraki bir talebin sonucunu kapatmaz. Bu metin sonuç vaadi kurmaz.
Sonuç
Okunan, aileye bildirimin saati, saptama tutanağı ve bağış kâğıdının ayrı durup durmadığıdır. Tespit adımları ve dava ehliyeti burada yoktur. Saklama süresi, bildirimin yerine geçmez. Çerçeve sağlık hukuku sayfasındadır. Dayanak 2238 sayılı Kanun madde 13 ve 14 üzerindedir. Bildirim ve bağış kâğıtları, iletişim yoluyla ayrıca ayrılabilir.