Ceza Hukuku · Hukuki bilgilendirme

Beyan Tutanağa Yanlış Geçtiyse Ne Yapılır?

Yazar · Av. Ayşenur Konar

Yayımlanma ·

Beyan tutanağa yanlış geçtiyse imza öncesi düzeltme ile imza sonrası kayıt talebi birbirinden ayrılır. İmza atılmadan yanlış satır, aynı tutanak üzerinde düzelttirilir. İmza atıldıktan sonra dosyaya yazılan kayıt, imzalı metni silmez; iki belge yan yana durur. Hangi tutanağın yanlış satırı taşıdığı, o tutanağın birim ve tarih satırından okunur. İmzalamak gerekir mi sorusu bu yazının konusu değildir.

İmza öncesi düzeltme satırı

Tutanak henüz imzalanmamışken kişi, yazılan cümle ile söylediği cümleyi karşılaştırır. Karşılaştırma, kâğıdın o sayfası okunarak yapılır. Fark görürse farkın aynı kâğıtta düzeltilmesini ister. Düzeltme, yanlış satırın üzerinin okunur biçimde kapatılması ve doğrusunun o sayfaya yazılmasıdır. Sözlü olarak sonra bakarız vaadi, satırı değiştirmez. Düzeltme istenmiş ama satır olduğu gibi duruyorsa düzeltme yapılmış sayılmaz.

Düzeltme tutanakta görünmüyorsa yapılmış sayılmaz. Her sayfadaki düzeltme, o sayfanın metnine aittir. Başka sayfadaki doğru cümle, önceki sayfadaki yanlış satırı kendiliğinden düzeltmez. Birden fazla sayfa varsa hangi sayfanın düzeltildiği, dilekçede o sayfayla gösterilir. Sayfa numarası belgede yoksa numara uydurulmaz. Düzeltmenin yanına konan işaret, işaret kâğıtta duruyorsa aktarılır. İşaret yoksa işaret varmış gibi çizilmez. Okunamayacak kadar karalanmış bir satır, karalama diye yazılır. Karalamanın altındaki kelime okunmuyorsa kelime tahmin edilmez.

Tutanak, beyanın kişiye okunduğunu yazıyorsa bu cümle de satırdadır. Kişi okunmadığını söylüyorsa dilekçe, tutanaktaki okundu cümlesi ile kendi anlatımını yan yana koyar. Okundu cümlesi yoksa okundu diye eklenmez. İmza atılıp atılmayacağı bu başlığın sorusu değildir. O soru ayrı yazıda durur. Bu metin, düzeltme istenmişse düzeltmenin tutanakta görünmesi gerektiğini söyler. Tercüman satırı varsa tercümanın adı o satırdan okunur. Ad yokken tercüman hazırdı denmez. Tercüman satırı boşsa boşluk, dil farkını kapatan bir cümleyle doldurulmaz.

İmza sonrası kayıt talebi

İmza atıldıktan sonra fark edilen yanlış, imzalı tutanağın üzerine geri dönülerek silinmez. Kişi, yanlış geçtiğini söylediği cümleyi ve kendi anlatımını ayrı bir kayıt talebiyle dosyaya yazar. Talep, imzalı metnin hangi cümlesini hedeflediğini gösterir. Hedef cümle yazılmadan tamamı yanlış demek, hangi satırın tartışıldığını kapatır. Hedef cümle uzunsa cümlenin tutanaktaki hali kısaltılarak ve sayfası belirtilerek yazılır. Kısaltma, cümlenin anlamını tersine çeviren bir kelime eklemez.

Kayıt talebi, yeni bir beyan tutanağı da olabilir. Yeni tutanak, eskisinin yerine yapıştırılmaz. İkisi birden dosyada durur. Merci, hangisine hangi ağırlığı vereceğini kendi değerlendirmesinde kurar. Bu yazı, sonradan verilen beyanın öncekini sileceğini söylemez. Yeni tutanakta da aynı yanlış kelime duruyorsa ikinci kâğıt, birincisini düzeltilmiş hale getirmez. İkinci kâğıdın kendi cümlesi ayrıca okunur.

Talep, dosyayı tutan birime yazılır. Bir gün sayısı bu metinde yoktur. Süre uydurulmaz. Geç yazılan talep, bu yazıda geçersiz ilan edilmez. Yazılan şey şudur: imzalı satır dururken sonradan gelen kayıt ayrı bir belgedir. Talep dilekçesinin tarihi, imzalı tutanağın tarihinin yerine konmaz. İki tarih yan yana durur. Tutanak tarihi okunamıyorsa dilekçe tarihi, tutanak tarihi diye yazılmaz.

İki işlem aynı kâğıdı silmez

İmza öncesi düzeltme, tek tutanağın içindedir. İmza sonrası talep, ikinci bir kayıttır. İkincisi birincisini yırtmaz. İkisi karıştırılırsa dilekçe, henüz imzada düzeltilmemiş bir satırı düzeltilmiş gibi okutur. Dosyadaki hali bu okutma değiştirmez. Düzeltme aynı sayfada görünüyorsa dilekçe, düzeltmenin imzadan önce yapıldığını o sayfayla gösterir. Görünmüyorsa imza sonrası talep diye adlandırılır. Adlandırma, kâğıdın halini değiştirmez. Kâğıt düzeltilmemişse düzeltilmemiş diye okunur.

Yanlışın kaynağı, kişinin söylemediği bir kelimenin yazılması olabilir. Eksik bırakılmış bir cümle de olabilir. Eksik cümle, sonradan akla gelen yeni bir olayı tutanağa eklemek için kullanılmaz. Talep, tutanakta duran cümle ile söylenen cümle arasındaki farkta kalır. Yeni bir olay anlatılacaksa bu, yanlış satır düzeltmesi değil, ayrı bir beyandır ve ayrı yazılır. Ayrı beyan, yanlış satır dilekçesinin içine gizlenmez. İki talep aynı zarfta gidecekse her biri kendi başlığını taşır. Tek başlık, iki işi birden yapılmış saydırmaz.

Kişinin o anda söylemediği, sonradan hatırladığı bir ayrıntı da yanlış satır değildir. Hatırlanan ayrıntı, tutanakta duran cümleyle çelişmiyorsa düzeltme diye yazılmaz. Çelişiyorsa çelişen kelime, tutanaktaki haliyle gösterilir. Çelişmeyen ek bilgi, yeni beyan olarak ve yeni olay olduğu açıkça yazılarak dosyaya girer.

Hangi tutanak yanlış satırı taşıyor

Kolluk tutanağı ile savcılık tutanağı aynı konuşmanın kopyası değildir. Yanlış satır hangisindeyse dilekçe o tutanağın birimini, tarihini ve sayfasını yazar. Tarih yoksa yok denir. Kollukta düzeltme istenmiş, savcılıkta hiç konuşulmamışsa savcılık kâğıdı düzeltilmiş sayılmaz. Savcılıkta aynı kelime doğru yazılmışsa bu doğruluk, kolluk kâğıdındaki yanlış satırı kendiliğinden silmez. İki tutanak yan yana durur. Hangisinin hangi cümleyi taşıdığı, her birinin kendi sayfasından okunur.

Tutanakta birden fazla kişinin beyanı varsa yanlış denilen cümle, hangi kişinin adının altında duruyorsa o ad yazılır. Ad altı karışıksa karışıklık gizlenmez. Başka kişinin cümlesi, kendi cümlesi gibi düzelttirilemez. Kendi cümlesi başka kişinin bölümüne yazılmışsa dilekçe, bölüm başlığı ile cümleyi birlikte gösterir.

Savcılık metninin yüzü savcılık ifade tutanağı başlığındadır. Kolluk beyanının delil olarak okunması emniyet ifadesinin delil değeri başlığındadır. İmzalamak gerekir mi sorusu emniyet tutanağını imzalamak başlığında durur. Bu metin o başlığın yerine geçmez. İfade öncesi çerçeve ifade vermeden önce yazısındadır.

Dilekçede gösterilen cümle

Dilekçe üç şeyi aynı sırada taşır. Birincisi, yanlış denilen cümlenin tutanaktaki halidir. İkincisi, kişinin söylediğini belirttiği halidir. Üçüncüsü, bu farkın imza öncesi mi yoksa imza sonrası mı ortaya çıktığıdır. Üçüncü satır yoksa iki işlem birbirine karışır. Ankara’da dilekçe, tutanağın başlığındaki kolluk birimine veya savcılığa yazılır. Başlıkta birim yoksa birim, hatırlanan karakol adıyla seçilmez.

Alıntı, tutanakta yazandan uzun yeni bir hikâyeye dönüştürülmez. Tutanakta olmayan cümle, tutanakta varmış gibi aktarılmaz. Cümle uzunsa özetlenir ve hangi sayfada durduğu yazılır. Sayfa numarası belgede yoksa sayfa numarası yok denir. Özet, tutanakta durmayan bir kabul cümlesi üretmez. Kabul ettiğim yazmıyorsa kabul ettim diye eklenmez. İnkâr veya ikrar kelimesi tutanakta hangi biçimde duruyorsa o biçim aktarılır. Biçim, dilekçede yumuşatılmaz veya sertleştirilmez.

Kişiye verilen tutanak örneği ile dosyadaki asıl aynı sayfa sayısını taşımayabilir. Örnekte görünen yanlış satır asılda düzeltilmişse dilekçe her iki halini yazar. Asıl istenmeden örnekteki satır, dosyanın kesin metni diye ilan edilmez. Asıl da örnekle aynı yanlış cümleyi taşıyorsa hangi nüshadan okunduğu belirtilir. Nüsha belirtilmeden düzeltme hem örnekte hem asılda yapılmış sayılmaz. İmza bir sayfada durup yanlış cümle başka sayfadaysa dilekçe iki sayfayı birlikte gösterir. İmza sayfası eksikse eksik denir. Eksik imza sayfası, imza atılmamış anlamına kendiliğinden gelmez. Bu sonuç, imza yerinin boş olduğu sayfa dosyada görünüyorsa yazılır.

Tutanakta saat ve yer satırı varsa yanlış denilen olayın saati bu satırla karıştırılmaz. Olay saati tutanakta ayrıca yazılıysa o satır aktarılır. Yazılı değilse olay saati, tutanağın düzenlenme saati diye tamamlanmaz. Düzenlenme saati de olay anı değildir. İki saat varsa ikisi ayrı yazılır.

Çerçeve ceza hukuku sayfasındadır.

Sonuç

Yanlış satır, imza öncesi düzeltme ile imza sonrası kayıt talebinden ayrılır. Birincisi aynı kâğıdın üzerindedir. İkincisi imzalı metni silmeden dosyaya eklenir. Okundu cümlesi ile tercüman satırı, tutanakta nasıl duruyorsa öyle aktarılır. Kolluk kâğıdı, savcılık kâğıdını kendiliğinden düzeltmez. Dayanak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu metnidir.

Mevzuat

Sık sorulan sorular

İmza atılmadan görülen yanlış ile imza sonrası fark aynı işlem midir?

Değildir. İmza öncesi fark, aynı tutanak üzerinde düzelttirilir. İmza sonrası fark, ayrı bir kayıt talebiyle dosyaya yazılır. Birincisi kâğıdın içindedir. İkincisi imzalı metnin yanına gelen yeni bir kayıttır.

Sonradan verilen beyan, imzalı tutanağı siler mi?

Silmez. Yeni kayıt, eski metnin yerine yapıştırılmaz. İkisi birden dosyada durabilir. Hangisine hangi ağırlığın verileceği, dosyayı tutan merciin değerlendirmesidir. Bu yazı, son beyanın öncekini sileceğini söylemez.

Düzeltme, imzanın atılmış olup olmadığına göre değişir mi?

Evet. İmza öncesi fark, aynı tutanak üzerinde düzeltilir. İmza sonrası fark, ayrı bir kayıtla dosyaya yazılır ve imzalı metni silmez. İmzanın hiç atılmaması, bu iki işlemden ayrı değerlendirilir.

Kolluk tutanağındaki düzeltme savcılık kâğıdını da düzeltir mi?

Hayır. Kolluk tutanağı ile savcılık tutanağı aynı konuşmanın kopyası değildir. Yanlış satır hangisindeyse dilekçe o tutanağın birimini ve tarihini yazar. Kollukta düzeltilen satır, savcılıkta hiç konuşulmamış bir metni düzeltilmiş saydırmaz.

Dilekçede hangi üç bilgi yan yana durur?

Yanlış denilen cümlenin tutanaktaki hali, kişinin söylediğini belirttiği hali ve farkın imza öncesi mi imza sonrası mı ortaya çıktığı. Üçüncü bilgi yoksa iki işlem birbirine karışır. Tutanakta olmayan cümle, tutanakta varmış gibi aktarılmaz.

İlgili içerikler

Bu yazı bir çalışma alanına bağlıdır. Ayrıntı, kardeş rehberlerde durur; aynı cümleyi burada tekrar etmeyiz.

Çalışma alanı · Ceza Hukuku süreçleri

Kaynaklar

AK

Yazar

Av. Ayşenur Konar

Ankara Barosu avukatı, Konar Hukuk kurucusu. Bu metin genel bilgilendirmedir; somut dosya ayrıca incelenir. Yazar profili

Danışma

Ceza Hukuku konusunda dosyanızı birlikte değerlendirebiliriz. Somut olayın özelliklerine göre süreç değişebilir.

Ara