
Rapor hükmün yerine geçmez
Rapor, incelemeyi yapanın bulgularını ve vardığı sonucu yazar. Bu sonuç, beraat veya mahkûmiyet cümlesi değildir. Mahkeme veya soruşturmayı yürüten merci, raporu dosyadaki diğer belgelerle birlikte değerlendirir. Raporun kesin bir dil kullanması, o dilin hüküm olduğu anlamına gelmez. Kesin cümle, dilekçede yumuşatılmaz. Cümlenin rapordaki hali aktarılır. Aktarma, cümleyi kabul etmek değildir.
Raporun uygun bulması veya uygun bulmaması, suçun oluştuğunu bu yazıda ilan etmez. Suçun unsurları burada anlatılmaz. Okuyucu, raporun hangi cümlesinin dosyada tartışılacağını ayırır. Cümle ayrılmadan raporun tamamı reddedilmiş veya kabul edilmiş sayılmaz. Tek bir cümleye itiraz, raporun diğer satırlarını kendiliğinden konu dışı bırakmaz. Hangi satırın tartışıldığı dilekçede yazılır. Raporun girişindeki kimlik satırı, sonuç cümlesinden ayrı okunur. Kimlik satırındaki ad, incelenen kişiyle örtüşmüyorsa dilekçe bu örtüşmemeyi yazar. Örtüşmeme, sonucun kendiliğinden kalkacağı anlamına gelmez.
İncelemenin yapıldığı gün ve raporda sayılan belgeler de ilk sayfalarda aranır. Gün yoksa gün eklenmez. Sayılan belgeler arasında dosyada bulunan bir kayıt yoksa yokluğu, o kaydın adı yazılarak gösterilir. Dosyada olmayan bir kayıt, raporda incelenmiş gibi listeye eklenmez. Rapor bir kaydı inceleyemediğini yazıyorsa bu cümle, dilekçenin dayanak satırıdır. Cümle yokken inceleme eksik kaldı denmez.
Dosyanın durduğu merci
İtirazın muhatabı, dosyayı elinde tutan mercidir. Dosya soruşturma numarasıyla savcılıkta ise dilekçe o numaraya yazılır. Dosya mahkemeye gelmişse dilekçe mahkemenin esas numarasına yazılır. İki numara karıştırılırsa talep, raporu değerlendiren birimin önüne düşmeyebilir. Ankara’da bu merci, dosyanın başlığındaki savcılık veya mahkemedir. Raporu yazan kurumun kapısı bu başlığın yerine geçmez.
Merci, raporun altındaki kurum adı değildir. Kurum raporu düzenler. Değerlendirme ve ek inceleme isteği, dosyanın durduğu yerde konuşulur. Sözlü olarak kuruma gidip raporu değiştirin demek, dosyaya işlenmiş bir itiraz değildir. İşlenmiş sayılması için talep, merciin dosyasına girmelidir. Kuruma bırakılan dilekçe, savcılık veya mahkeme kaydında görünmüyorsa görünmüyor diye yazılır. Görünmeden itiraz yapılmış sayılmaz.
Hangi evrede olunduğu, eldeki evraktan okunur. İddianame yokken mahkeme esas numarası kullanılıyorsa o numara, dosyadan doğrulanmadan yazılmaz. Numara belgede yoksa numara uydurulmaz. Büroya yazmak da dosya numarasının yerine geçmez. İletişim sayfası iletişim başlığındadır ve merci kaydını değiştirmez. Duruşma tutanağında rapora değinilmişse değinen cümle, raporun kendi sonucunun yerine konmaz. Sonuç, rapor sayfasından okunur.
Kurum kapısı ile dosya numarası
Adli tıp kurumu, hastane veya başka bir sağlık kuruluşu raporu düzenlemiş olabilir. Düzenleyen yerin adı, raporun ilk sayfasından okunur. Bu ad, itirazın gidileceği merciin adı değildir. Kapıda yapılan başvuru dosya numarası taşımıyorsa hangi soruşturmaya bağlandığı görülmez. Kapıdaki sıraya ait fiş, dosyaya girmiş itiraz değildir. Fiş ancak merciin dosyasında bir belge haline gelirse okunur.
Dosya numarası, raporun üzerine sonradan yazılmış olabilir veya hiç yazılmamış olabilir. Numara, çağrı kâğıdından veya tutanaktan ayrıca kontrol edilir. Kontrol edilmeden kuruma ait bir sıra numarası, savcılık numarası sanılmaz. İki numara dilekçede ayrı satırda durur. Biri diğerinin yerine konmaz. Raporun altındaki imza ve unvan satırı da kurumun adından ayrı okunur. İmza okunmuyorsa okunmuyor diye yazılır. Okunmayan imza, başka bir hekimin adıyla tamamlanmaz.
Rapor örneği kişiye verilmemişse itiraz, görülmeyen cümle üzerinden kurulmaz. Örnek, dosyayı tutan merciden istenir. Örnek gelmeden rapordaki bulgu tahmin edilmez. Tahmin, dilekçedeki çelişki cümlesinin yerine geçmez. Örnek eksik sayfaysa eksik sayfa, sonuç varmış gibi doldurulmaz. Sonuç cümlesi hangi sayfada duruyorsa o sayfa yazılır. Sayfa numarası yoksa yok denir.
İtiraz dilekçesinde raporun hangi cümlesi
Dilekçe, raporun tartışılan cümlesini ve o cümlenin yanına konan dosya içi belgeyi birlikte yazar. Belge, daha önceki hastane kaydı, olay tutanağı veya başka bir rapor olabilir. Dosyada olmayan bir tetkik, varmış gibi yazılmaz. Hastane kaydının tarihi, raporun inceleme gününden önce veya sonra duruyorsa iki tarih, kâğıtlardaki haliyle yan yana konur. Tarihlerden biri silikse silik olan tamamlanmaz.
İtiraz, rapor hatalı sıfatıyla yetinmez. Hangi cümlenin hangi kayıtla çeliştiği gösterilir. Rapor kemikte kırık saptanmadı diyorsa ve dosyadaki hastane kaydı kırık görüntüsünden söz ediyorsa dilekçe bu iki cümleyi yan yana koyar. Çelişki gösterilmeden yeni rapor istenmesi, merciin önüne yalnızca bir memnuniyetsizlik bırakır. Çelişkinin gösterilmesi de yeni raporun düzenleneceği veya eskisinin kalkacağı anlamına gelmez. Talep ile kabul ayrı adımlardır. İki cümle aynı şeyi farklı kelimeyle söylüyorsa fark varmış gibi yazılmaz. Aynı sonucu taşıyan iki satır, çelişki diye sunulmaz.
Yaralamanın nasıl oluştuğu, kast veya netice bu dilekçenin konusu yapılmaz. Bu yazı o unsurları anlatmaz. Dilekçe, rapor cümlesi ile dosyadaki kayıt arasındaki farkta durur. Olay tutanağındaki darp anlatımı, raporun bulgu cümlesinin yerine geçmez. Anlatım ile bulgu çelişiyorsa çelişki gösterilir. Çelişki, olayın nasıl olduğuna dair kesin bir hikâye kurmaz.
Yeni inceleme talebi oran yazmaz
Ek inceleme veya başka bir kuruldan görüş isteniyorsa talep, gerekçesini çelişen cümlelere bağlar. Gerekçe, maluliyet yüzdesi veya tıbbi standart uydurarak kurulmaz. Oran raporda yazılıysa oran, rapordaki gibi aktarılır. Raporda yoksa oran eklenmez. Aktarılan oran, tazminat veya ceza miktarı olarak bu metinde çevrilmez. Oranın hangi cümlenin yanında durduğu da rapordan okunur. Oran, başka bir paragrafın sonucuna taşınmaz.
Yeni inceleme, eski raporu kendiliğinden hükümsüz bırakmaz. İki rapor dosyada durabilir. Hangisinin değerlendirileceği merciin işidir. Kişi, kurumun kapısında ikinci bir muayene sırası açarak dosyadaki raporu değiştirmiş olmaz. İkinci muayene de ancak dosyaya giren belge haline gelirse okunur. İkinci raporun tarihi, birinci raporun tarihini silmez. İki tarih ayrı satırda durur. İkinci rapor birinciyle aynı cümleyi tekrarlıyorsa tekrar, birincinin kalktığı anlamına gelmez.
Gözaltındaki sağlık kaydı, adli tıp raporunun yerine geçmez. O kaydın haklar içindeki yeri gözaltında haklar başlığındadır. Beyanın delil olarak okunması emniyet ifadesinin delil değeri başlığında, savcılık tutanağı savcılık ifade tutanağı başlığında durur. İfade öncesi çerçeve ifade vermeden önce yazısındadır. Bu başlıklar, rapor itirazının merciini yeniden anlatmaz. Sağlık notundaki bir cümle, adli tıp raporunun sonuç satırını kendiliğinden düzeltmez. Düzeltme iddiası, iki cümle yan yana yazılarak dosyanın mercine gider.
Raporun sonuç bölümü ile bulgular bölümü aynı cümleyi taşımayabilir. Dilekçe, tartışılan cümlenin hangi bölümde durduğunu yazar. Bulguda bir saptama var, sonuçta yoksa bu iki bölüm yan yana konur. Bölüm başlığı raporda yoksa yok denir. Başlık uydurulmaz. İncelenen kişinin yaşı veya işi raporda yazılıysa ve dosyadaki kimlikle çelişiyorsa çelişki gösterilir. Çelişki, tıbbi sonuç uydurmak için kullanılmaz.
Ek inceleme talebi, raporun hangi cümlesinin yeniden bakılmasını istediğini söyler. Tüm rapor yenilensin cümlesi, tartışılan satır yazılmadan yetinmez. Merci yalnızca bir cümle için ek görüş isteyebilir. İstek, raporun geri kalanını kendiliğinden konu dışı bırakmaz. Bırakma, merciin yazısında ayrıca duruyorsa o yazıdan okunur.
Çerçeve ceza hukuku sayfasındadır.
Sonuç
Rapor hüküm değildir. İtiraz, raporu yazan kurumun kapısında değil, dosyanın durduğu mercide konuşulur. Dilekçe, raporun cümlesi ile dosyadaki kaydı yan yana koyar. Kurum sıra numarası, savcılık veya mahkeme numarasının yerine geçmez. Oran ve tıbbi standart uydurulmaz. Dayanak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu metnidir.